« Önceki | Sonraki »

Pazar, Aralık 14, 2008

İşte Bennnn

-Hadi benim resmimi yap...Biraz siyah olsun, gece olsun, karanlık olsun, yarasa olsun ve kesinlikle gotik olsun!
-Tamam teyze bekle bir saniye...
-.....
-....
-Bu mudur gotik dediğin ?
-Evet teyze.Gotik budur.
-Hehe...Pekala!

(Beniz çzimesini söylediğim yeğenimden harika birresim.Sanırsam beni görmek isteyenler vardı, artık bununla yetinilcek-_- Daha iyisi için yeğenimin çiziminin iyice gelişmesini beklemek zorundasınız ne güzelDil)

Not:Sanırım o şapka oluyor kafamdaki....Bir de vampir dişleri olmazsa olmazlardan



Griaaa, sence bana benziyor mu ? Ben acayip benzettim de Havali

Cuma, Ağustos 29, 2008

Solace

Pearl Harbor'u hatırlarsınız. . Bilmeyenlere de geçen yıllarda filmi öğretti. Japon uçakları Amerikan donanmasını bir sabah ansızın bastılar ve tam 96 zırhlıyı batırdılar.. Oysa Hawaii'deki bu limanda, 97 donanma gemisi vardı..

 

Birine dokunmadılar. . Niye?.. Çünkü o geminin tepeden bakılınca bembeyaz görünen güvertesinde bir kızıl haç vardı.. O hastane gemisi idi.. Bombalar ve kamikazelerle dalan Japon uçakları hastane gemisine dokunmadılar. Çünkü o gemi orada, öldürmek değil, yaşatmak için demirliydi.. Adi Solace.. Türkçesi Teselli.. Üzüntü azaltan.. Solace savaş boyu Amerikalı annelerin üzüntüsünü azalttı. Tam 25 bin genci ölümden kurtardı, Amerika'ya taşıdı..

 

Ülke limanlarına her gelişinde, umutla umutsuzluk karmaşasındaki kafaları ile anneler iskeleye koştular.. "Benim oğlum da geldi mi?.."

 

Savaş sonrası hayatlarını Solace sayesinde kurtaran gençler bir dernek kurar ve bir madalya yaparlar.. Üzerinde Solace'nin kabartması olan bir madalya.. Ve bunu gururla takarlar.. Devlet rahatsız olur.. İkinci Dünya Savaşı'ndan böyle savaş karşıtı bir sonuç çıkar mı?.. Solace gemisini yok etmeye karar verirler.. Gemi sapasağlam.. Pırıl pırıl.. Jilet olur mu?.. Savaş sonrası yere serilmiş ekonomi her dolara muhtaç.. Uzak bir ülkeye satarlar.. Makyajını değiştirip bambaşka bir amaçla kullanması için..

 

O uzak ülke Türkiye.. Yok yahu!.. O gemi, ünlü Ankara!.. Hastane gemisinden transfer gezi gemisi Ankara.. Vay canına!.. Türkiye, bugün Amerikalılar için belki de hac yeri olacak, Gelibolu'nun Anzaklar'ı çektiği gibi bir turizm anıtına dönüşecek Solace'nin kıymetini bilmez.. Şefik Kaptan'la yaptığı Avrupa seferleri dillere destan olan Ankara sonunda ihtiyarlar ve jilet yapılmak üzere hurdacılara teslim edilir..

 

1980'li yılların başında Ankara, İzmir'de sökülürken, yılların söktüğü bir eski anıt da İstanbul'da dikilmektedir. Haliç Tersanesi'ndeki Çorlulu Ali Pasa Camisi'nin şadırvanı.. Restorasyon gelir çatıda takılır.. Çatı kurşun.. Kıtlık yılları.. Kurşun yok.. Etibank dahi geri çevirir.. "Kurşun yok.." Şadırvan çatısız kalacak.. Dört bir yana duyururlar.. "Kimde kurşun varsa.." Aliağa'da Ankara'yı söken hurdacılardan haber gelir.. "Gelin bizde var, alin.." Bre aman.. Gemide kurşun olmaz.. Ankara'da niye olsun.. Çaresizler ya... Gider bakarlar..

 

Gerçekten Ankara'nın sayısız kamaralarından biri, tamamen kursunla kaplı.. Niye?.. Çünkü burası Solace'nin röntgen odası.. Radyasyonun dışarı sızmaması lazım..

 

Simdi yolunuz Haliç'e düşerse, Çorlulu Ali Pasa şadırvanından bir tas su içerseniz, ya da yüzünüze iki avuç su atarsanız serinlemek için, unutmayın.. Çatısına da bakın.. Orada, ikinci Dünya Harbi'nde, Pearl Harbor'da Japonların batırmadığı tek gemiden bugüne kalan son izleri göreceksiniz. .  

 

Sunay AKIN

Cuma, Ağustos 29, 2008

Değer Vermek

Hayata farklı açıdan bakabilmekle ilgili söyle bir hikâye anlatılır:

Bir gün New-York'ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar.Gruptan biri, Kızılderili'dir.Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken,
Kızılderili, kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyleyerek cırcır aramaya başlar.

Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam eder.Aralarından bir tanesi inanmasa da, onunla aramaya devam eder.Kızılderili, yolun karşı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder.Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır  böceği bulurlar.Arkadaşı, Kızılderili'ye:

"Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?" diye sorar.

Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek, arkadaşına kendisini takip etmesini  söyler.Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar.Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, onun ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol  eder.

Kizilderili, arkadaşına dönerek: "Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir.Her şeyi ona göre duyar, görür ve hisseder.

Cuma, Ağustos 29, 2008

İtibar ve Karakter

İtibarı içinde yaşadığın ortam belirler; karakter, inandığın doğruları...
İtibar, sandığın şeydir; karakter ise olduğun.
İtibar fotoğraftır; karakter ise yüz..
İtibar dışardan gelir; karakter içerden..
İtibar yeni bir topluluğa girdiğinde sahip olduğundur; karakter giderken elinde olan..
İtibarın bir anda oluşur ya da kaybolur; karakterin ise ömür boyunca..
 İtibarın bir saatte öğrenilir; karakterin kolay kolay açığa çıkmaz..
İtibar mantar gibi büyür; karakter sonsuza kadar sürer..
İtibar zengin veya fakir yapar; karakter ise mutlu ya da mutsuz..
İtibar insanların mezar taşına kazıdıklarıdır;
karakter meleklerin huzurda senin için söyledikleri..
(caelo~ne meleği ya!)

William H. Davis.

Pazartesi, Ağustos 11, 2008

Gözlerini Gereksiz Yere Feda Eden Anne


Annemden nefret ederdim.Çünki sadece bir gözü vardı.Ailemizi geçindirmek için okulda aşcılık yapıyordu.. Birgün okuldayken arkadaşlarımın yanında bana "Merhaba" dedi annem.. Yerin dibine girmiştim..bunu bana nasıl yapabilirdi.Onu görmezden geldm.Ona nefretle bakıp ondan kaçtım. Ertesi gün okulda bir arkadaşım dedi ki "E senin annenin bi gözü var" o an yerin dibine girmek istedim ve annemin ortadan kaybolmasını istedim ve ona; "Beni gülünç duruma düşüreceğine ölse daha iyi" dedim.Arkadaşım karşılık vermedi... Dediklerim hakkında bir an bile durup düşünmedim çünkü ona çok sinirliydim.Onun duyguları beni ilgilendirmiyodu. Onu evde istemiyordum.Çok çalıştım ve Singapur'a okumaya gittim. Evlendim,kendi evimi aldım,çocuklarım oldu,çok memnundum hayatımdan. Birgün annem ziyarete gelmişti.Kaç yıldır beni görmüyordu ve torunlarını tanımamıştı.Kapıda çocuklarım ona güldüler.Ona "Evime gelip çocuklarımı korkutuyorsun hemen burdan git" dedim. Annem sessizce "Kusura bakmayın yanlış adrese gelmişim galiba" dedi ve gitti.. Birgün mezunlar toplantısı için okuldan mektup aldım. Eşime "iş toplantısına gidiyorum" deyip gittim. Toplantıdan sonra sırf merak için eski evime gittim.Komşularım bana annemin öldüğünü söyleyip bana verilmesi için annemin bıraktığı mektubu verdiler. Mektubu açıp okumaya başladım. Ey sevgili oğlum.... Herzaman seni düşündüm.Singapur'a gelip çocuklarını korkuttuğum üzgünüm.Mezunlar gününe geleceğin için çok sevindim ama seni görmek için yataktan kalkabilirmiyim bilmiyorum.sen büyürken sürekli utanç kaynağı olduğum için üzgünüm.. Biliyor musun, sen küçükken bir trafik kazası geçirmiştin ve gözünün birini kaybetmiştin.Bir anne olarak senin tek gözle büyümene razı olamazdım.Sana gözümün tekini verdim. O gözle benim yerime görüyorsun diye seninle o kadar çok gurur duyuyordum ki..

Bütün sevgimle Annen....

***************************************
Bu yazıyı neden paylaştım bilmiyorum...Görün bakın iyilik yapmak ne pis bir şey demek istemiş olabilirim...Bana pek de gerçekçi gelmedi.

Cuma, Mayıs 30, 2008

Ishtar (minik bir alıntı)



Bir içki evinin kapısına oturduğumda,
Ben ki tanrıça iştarım
Fahişeyim, anayım, eşim, tanrıçayım,
Hayat denilenim,
Siz bana ölüm deseniz bile.
Yasa denilenim,
Siz bana kuraldışı deseniz de.
Aradığınız benim,
Ve bulduğunuz.
Dört bir yana saçtınız beni
Ve şimdi parçalarımı topluyorsunuz.

Çarşamba, Nisan 16, 2008

Stephen Hawking'den Sözler


  • Dünyayı birkaç kere yok edebilecek bir atom gücüne sahip insanları hala saldırgan olması aptalca bir içgüdüdür.Bu sebeple insanoğlunu fazla zeki bulmuyorum.
  • İnsan başka bir gezegen keşfetmezse dünyayla birlikte 800 yıl içinde yok olacak.Bilim ilerleme kaydetmeli ve yaşanacak yeni bir gezegen bulmalıdır.
  • Eğer eksiksiz bir teori ortaya atabilirsek, bu zaman içinde herkes tarafından anlaşılabilen bir nitelikte olmalıdır.Böylece, hepimiz filozoflar, düşünürler, bilim adamları ve sıradan insanlar olarak evrende neden varolduğumuza dair tartışabilir, bir şeyler söyleyebiliriz.
  • Zeka, değişime adapte olabilmektir.
  • Hastalığım yüzünden üzülmek zaman kaybından başka bir şey değil.İnsan yaşamaya bakmalı ve kötümser olmamalı.Sürekli kızgınsan ve şikayet edersen kimse seninle vakit geçirmek istemeyecektir.
  • Bilginin en büyük düşmanı cahillik değil, bilginin yanıltıcı olmasıdır.
  • Embriyolarin insan vucudu disinda buyutulmesiyle daha buyuk beyinler ve daha gelismis bir zeka saglayacaktir.
  • Evrenin genişleme hizi o kadar kritik bir noktadadir ki, Big Bang'ten sonraki birinci saniyede bu oran eger yuz bin milyon kere milyonda bir daha kucuk olsaydi evren simdiki durumuna gelmeden icine çökerdi.
  • Gelecek yuzyilda kendimizi yok etmezsek, gezegenlere ve yakin yildizlara gidebilecegiz.


Pazar, Nisan 13, 2008

Başarı İstenmediği Yere Gelmez

  • Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir.
  • Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır.
  • Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir.
  • Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir.
  • Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğiniz takdirde gelecektir.
  • Herşey insanın kafasında biter.
  • Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir.
  • Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz.
  • Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız.
  • Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir.
  • Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir.

Arnold Palmer, Profesyonel Golfcü

Cuma, Nisan 11, 2008

Aforizmalar

(Alıntıdır)
nette gezerken rastladım, gerçi çoğunu biliyorsunuzdur ama aforizmaları seven biri olarak dayanamadım [ç]alıntı yaptım!Tüm bu aforizmalar çok güzel ama koyu renkli olanlar içlerinde daha çok beğendiklerim (sanırım) zaman içinde ekleme yapabilirim de yapmayabilirm de...Orası bana kalmış.
*******************
En insancıl davranış nedir? -Birisinin utanmasını önlemek.
Nietzsche


Güçsüz karakterlileri öldüren zehir, güçlü karakterde olanları kuvvetlendirir.
Nietzsche

Derin olduğunu bilen kimse, kolay anlaşılır olmaya çalışır. Kalabalığa derin görünmekten hoşlanan kimse ise anlaşılmaz olmaya çalışır. Kalabalık dibini görmediği her şeyi derin sanır çünkü.
Nietzsche


Belli bir notanın ötesinde, artık geri dönüş yoktur. İşte o noktaya ulaşmak gerekir.
Kafka


Kolay yaşamak istiyor musun ? Sürüde kal ve sürü sevgisi uğruna kendini unut

Nietzsche


Çok tuhaf hastalıklar vardır, elde olmayanı istemekten kaynaklanır.
A. Gide

Güzelliği dizlerime oturttum bir akşam -ve acı buldum onu -ve sövdüm ona.
Rimbaud

Düzlükte kalma, çok yükseklere çıkma. Dünya en güzel yokuşun yarısında görülür.
Nietzsche

Bizden istenen şey olumsuz davranışlarda bulunmaktır. Olumlu davranışlar ise zaten bizimdir.
Kafka

Çabucak koca bir ateş yakmak isteyenler, cılız samanları tutuşturmakla işe başlarlar.
Shakespeare

Şiir mumdan kayıklarla alev denizini geçmeye benzer.
Şeyh Galib

Duvar kendisine çakılmak üzere olan çivinin ucunu nasıl hissederse, o da şakağında öyle hissetti. Dolayısıyla hissetmedi.
Kafka

Sanat gerceğin yansıtılması değildir; yansimanin gercekliğidir.
J.J.Godard

Büyük fedakarlıklara dayanabilmek için, büyük avuntular bulabilmelidir.
Bertrand Russell

Derin insanlar da derin kuyular gibidir: İçlerine düşen nesne, dibe uzun zamanda varır. Beklemekten yana öteden beri sabırsız davranan seyirciler bu insanları duygusuz ve haşin â??çoğu zaman da can sıkıcı â??bulurlar.
Nietzsche

Bedenimiz göçebe olsa da, aklımız yerleşiktir.
Marcel Proust

Bir insanın yüksekliğini görmek istemeyen kimse, kendinden aşağı ve üstünkörü olan her şeye daha dikkatle bakar. Bu bakışla da kendini ele verir.
Nietzsche

Suskunluk yetkinliğin özelliklerindendir.
Kafka

Bilim, felsefenin başarılarından, felsefe ise bilimin başarısızlıklarından örülmüştür.
Bertrand Russel

Cehalet her zaman kendisine hayran olmaya hazırdır.
Santra Guitry

İşin saçma tarafı,en saçmasını bile filozofun birinin çoktan söylemiş olması.
Cicero

Her bir şehri yüz defa mezaristana boşaltan ölüm elbet hayattan ziyade bir isteği var.
Said Nursi

Düşünmeye gem vurmak, zihne gem vurmak demektir, bu ise, rüzgarı zapt etmekten de zordur.
Gandhi

Yaşam bilgeliğindeki marifet, her türlü uykuyu uygun zamana yerleştirmeyi bilmektir.
Nieztsche

İyi rahatsızlık vericidir.
Kafka

Hayatın ereği, hayatın kendisidir.
Goethe

Denizin dibinde incilerle taşlar karışık bulunurlar. Övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunur.
Mevlana

Ancak başkaları için yaşanmış bir hayat, bir şeye değer.
Albert Einstein

Şüphe Değil, Kesinliktir İnsanı Deli Edenâ?¦
Nietzsche

Entelektüellerin binlerce yıldır süregelen görevi insanları pasif itaatkÃ?¢r cahil ve güdümlü hale getirmektir.
Noam Chomsky

Hayat kısa insanoğlu! Kesildikçe biten otlar gibi yeşermeyeceksin bir daha.
Ömer Hayyam

İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.
Mevlana

İki şeyin sonsuz olduğunu biliyorum; evren ve aptallık. Aslında ilki konusunda çok da emin değilim.
Albert Einstein

Bir adam doğduğu anda, ölecek kadar yaşlıdır.
Martin Heidegger

Benâ??in sürdürebileceği savaşların en zorlu olan, benâ??i an be an başkası olmaya zorlayan bu dünyada, kendinden başka ben olmamak için savaşmaktır ve bu savaş hiç bitmez.
Cummings

Bir tür kavuşmadır hatırlayış, unutuş bir özgürlük.
Halil Cibran

Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.
Newton

Gerçek kültür, insanın dünyadaki (evren ve yaşamdaki) yerini bilmektir.
J.P.Sartre

Kendi kendini değiştirmenin ne kadar güç olduğunu düşünürsen, başkalarını değiştirmeye çalışmada şansının ne kadar az olduğunu anlarsın.
Voltaire

Sevgi hiçbir şey sunmaz, sadece kendisini,
Hiçbir şey kabul etmez,kendinden olandan gayri...
Halil Cibran

Özü, fırtına olan şiir'de her imge, bir tufan
yaratmalıdır.
Louis Aragon

Susma dayanılması çok güç bir hazır cevaptır.
G.K. Chesteron

Özgür olmadıkları halde,
kendilerini özgür sananlar kadar hiç kimse tutsak olamaz.
Goethe

Cehennem başkalarıdır.
Jean Paul Sartre

Günümüzde, dünyadaki temel sorun, aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise devamlı şüphe içinde olmalarıdır.
Bertrand Russell

Kim olduğunuzun sevilmemesi, kim olmadığınızın sevilmesinden daha iyidir...
Andre Gide

Testide ne varsa, dışına o sızar.
Mevlana

Mal kaybeden, bir şey kaybetmiştir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir.Fakat cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir.
Goethe

Her şeyi bildiğini sanma! gerçekte çok bilgili olsan da kendine
Cahilim diyebilecek cesaretin olmalı.
Pavlov

Zor iş, zamanında yapmamız gereken fakat yapmadığımız kolay islerin birikmesiyle meydana gelir.
J.J.Rousseou

Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen, fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen insandır.
Oscar Wilde

Atalarından sana kalanı hak etmeye bak! Yoksa senin olmazlar.
Goethe

Baki hakikatler fani şahsiyetlere bina edilemez, edilirse hakikate zulümdür.
Said Nursi

Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz.
Farabi

Yarat, sanatçı! Konuşma!
Goethe

Ne var ki takdir edilmek bir şeydir, muzdaripleri kurtaracak kılavuz yıldız olmak başka bir şeydir.
Kierkegaard


Oscar Wilde'Den....



"Gerçek dost önden bıçaklar"

"Kibir en büyük erdemlerden biridir. buna rağmen, çok az sayıda insan onu aradığını ve hedef olarak seçtiğini itiraf eder. Birçok erkek ya da kadın mutluluğu kibirde bulmuştur. Yine de, insanların çoğu, alçakgönüllülük arayışı içinde dört ayak üzerinde sürünürler."

"İhtiyatlılık kadar, kişilik için ölümcül hiçbir şey yoktur."

"Vicdan bizim hepimizi bencil kılıyor." (Caelo der ki, zaten vicdan dediğin nedir ki?At gitsin!Bencillik zaten insanın doğasındadır, demek her iyi, melek gibi insana bakıp ahh ne iyi deriz, çok vicdanlıdır ya!Ah ama en büyük benclliği de onlar yapar.Çok az insan bunun farkına varır.Geri kalanı ise ben kısaca enayiler diye sınıflandırıyorum...)

"Sadece basit insanlar duygularından kurtulmak için yıllara ihtiyaç duyarlar."

"Kesinlikle doğru olduğu düşünülen şeyler hiçbir zaman doğru değildir."

"Sadece aptallarin ciddiye alindigi bir dunyada yasiyoruz. o halde â??beni anlamiyorlarâ?� diye uzulmek niye?"

"Bence, güzellik harikaların harikasıdır. görünümlere göre yargıda bulunmayı reddetmek için adam akıllı yüzeysel olmak gerekir. dünya'nın gerçek gizemi, görünmeyen değil görünendir."

"Düsen bir cığda, hicbir kar tanesi, kendisini olup bitenden sorumlu tutmaz."İşte bu söz insanlığın tümünün bir özeti.Ne az ne de fazla....

Çarşamba, Mart 12, 2008

Bilgeliğin İlk Adımı

Bir zamanlar, bir delikanlı bir bilgeye talebe olmak istedi.

"Bana talebe olmak zordur, korkarım sen bunu başaramazsın" dedi bilge.

Ama genç kararlıydı.Kendisinden ne isterse yapmaya hazır olduğunu söyledi.Bilge de ona manevi yoldaki ilk vazifesini verdi:

"Bir yıl boyunca kim seni kızdırmaya çalışırsa ona bir lira vereceksin."

Genç denileni yaptı ve tam bir yıl boyunca kendisini öfkelendirmeye çalışan insanlara para verdi.Bir yılın sonunda genç, bilgeye geldi ve bundan sonraki vazifesine hazır olduğunu bildirdi:

"Önce şehre git ve bana biraz yiyecek al" dedi bilge.

Genç yanından ayrılır ayrılmaz, bilge dilenci kıyafetine bürünüp sadece kendisinin bildiği kısa bir yoldan gençten önce şehre ulaştı.Gencin geçeceği yola oturdu ve onu bekledi.Tam genç yanından geçecekken dilenci ona hakaret etmeye başladı.Başkalarının duyacağı sesle onun ne kadar aptal göründüğünü söyledi.Ama gençte hiçbir öfke işareti yoktu.Tam aksine:

"Ne kadar harika!" diye karşılık verdi genç sakin bir şekilde."Tam bir yıl bana hakaret eden herkese para ödemek zorunda kaldım, şimdi tek bir kuruş ödemek zorunda değilim."

Bunun üzerine üzerindeki dilenci kıyafetini çıkaran ve yüzünü gösteren bilge şöyle dedi:

"Başkalarının ne dediğine aldırış etmemeyi başaran bir kişi bilgelik yoluna adım atmış demektir.Eminim ki sen bundan böyle hakaretlere aldırış etmeyeceksin ve doğru bildiğin yoldan asla şaşmayacaksın."

---------------------
Caelo'nun Notu: Bundan da öte asıl bilelik, hakaretleri olduğu gibi övgüleri de savuşturabilmektir.İkisi de insanı engeller, biri alçaltarak diğeri olduğundan fazla yücelterek!