Çarşamba, Mayıse 25, 2008

Bölüm 1 (Orta Çağda Mugglellar ve Büyücüler)

Bu serinin bir de giriş bölümü vardır.Okuyanların dikkatine!

************************

************************

 

Gece bitmiş, güneş doğalı bir saat olmuştu.Bir kaç saat önce alev alev yanan binadan geriye sadece ufak bir yığın kalmıştı.Çocuklar hala dumanları tüten evin etrafında kovalamaca oynuyorlardı.Uzaktan bir genç kız yaklaşıyordu.Çocuklardan biri, onun geldiğini görünce oyunu bıraktı ve onun yanına koştu

-Cymby!! Nerde kaldın seni merak ettim"

Yeni gelen, çocuğa sevgiyle baktı ve ona sarıldı.Peter, Cymbeline'in kardeşiydi.Her kardeşin diyeceği gibi ona abla demez adıyla seslenirdi.Hatta bazen ona bile gerek duymazdı.İki kardeş birbirine çok benziyorlardı, simsiyah saçları, uzun boyları (tabii Peter henüz on yaşındaydı) ve narin duruşlarıyla kardeş olduklarını uzaktan bile belli ediyorlardı.Kızın gözleri yemyeşildi, tıpkı annesi gibi.Biraz ilerde duran siyah kalıntılara bakıp iç geçirdi.Kardeşini bıraktı.

-Geldim işte.merak edecek bir şey yok

Kardeşi tekrar oyuna dönmektense ablasının yanında durmayı tercih etmişti.İksi birlikte yanmış eve baktılar.Peter ablasına dönerek sessizce;

-Sabaha kadar yandığını söylüyorlar.Gün ışıklarıyla birlikte sönmüş.Onları tanıyordun değil mi?
Cymbeline bir süre cevap vermedi.Sonra "Hadi eve gidelim" dedi.

O evdekileri tanıyordu.Hatta bir zamanlar en iyi arkadaşının ailesiydiler; ama ne o aile kendisini sevmişti ne de kendisi onları sevebilmişti.Fakat bu demek değil ki ölmelerine sevinmişti.Kardeşi bilmese de onların neden yakıldıklarını çok iyi biliyordu.O ailenin tek kızı, bir zamanlar onun dostu olan Elegie büyücüydü.Köy halkı ve ailesi tarafından uzun zaman önce dışlanmış o da bunu gururuna yediremeyip uzun zaman önce ortadan kaybolmuştu.Hatta söylentiye göre ormanda kendi gibi büyücü varlıklar tarafından öldürülmüştü.Bu on sene önceydi, peki neden şimdi??NEden bir anda  bu aileyi öldürmek istemişlerdi.Belki de köylerinin lanetlendiğini düşünüyorlardı.Cymbeline buna aldırmadı, önemli olan bir gün kendilerine sıra gelmemesiydi.Elegie yeteneğini herkese göstermek gibi bir hata yapmıştı, kendisi böyle bir hata yapmayacaktı.

Eve doğru giderlerken kilisenin önünden geçtiler.Cymbeline binanın önünden geçerken istemsizce titredi ve içini bir korku kapladı.Kiliseye bakıp kendisini bu kadar korkutanın ne olduğunu görmeye çalıştı fakat ortalarda kimse yoktu.Kilise minik bir bahçesi olan ufak bir yapıydı.İçinde ayin odası ile bir üst katta rahibin uyuması için hazırlanmış bir oda bulunuyordu.Sade ve temiz bir yerdi."eskiden" diye düşündü."Bu yeni rahip geleli beri çok şey değişti" Burnuna yanık kokusu geldi, sanki kiliseden geliyor gibiydi.Başını salladı Cymbeline, heralde arkalarında bıraktıkları yanmış ev onu sandığından fazla etkilemişti.Kardeşinin kokuyu alıp almadığına bakmak için hafifçe eğildi, ama onda bir gariplıik farkedemedi.

Tam bahçeyi geçmilerdi köşeyi döneceklerdi ki Cymbeline rahip ile burun buruna geldi...


 

**************************************************

İlk yaptığı hareket kardeşini arkasına almak oldu.Yağlı saman rengi saçları vardı rahibin, kanca gibi burnu ve buruş buruş yüzü en az yüz yaşındaymış gibi görünüyordu.simsiyah rahip elbisesini nereye gitse sürükler ve gittiği yerde garip bir koku da onu takip ederdi.Cymbeline burnunu tutmamak için güç tuttu kendini, demek koku buradan geliyordu.Kim bilir, belki de yaktığı evlerin kokusu sinmişti üstüne, bir kaç yıkamayla da geçecek gibi durmuyordu.Kendi kokusunun farkında değilmiş gibi olan rahip uzun burnunu Cymbeline'e doğru uzattı...

"Nerden geliyorsun Cmybelineee" son harf ağzından tıslar gibi çıkmıştı.Çıngıraklı yılana benziyordu.Bir adım geri çekilen Cymbeline başını yukarı kaldırdı.

"Ne yaptığım seni ilgilendirmez rahip, sen kendi işine bak" Kardeşinin kolunu tuttuğu gibi uzaklaşmaya çalıştı ama rahip gene yolunu kesti.

-Dün burada yoktun...Dün gece..Kutsal ayinde.

Sırıttı.Cymbeline iğrenerek ona baktı.Aileleri canlı canlı yakmaya ayin demesinden iğrenmişti.

-Cinayet ne zamandan beri ayin oldu? Sen bu masallarınla cahil halkı kandırmaya devam et!

Bu sefer onu durdurmasına izin vermeden yanından sıyrıldı geçti.Saçları sinirden kabarmıştı, rüzgar rahibin attığı kahkaları kulağına taşıdı.Hayatının onun elinde olduğunu biliyordu ve ah, keşke ailesi burada olmasaydı...Ona gününü gösterirdi ama Elegie gibi yapamazdı o!Bırakıp gidemezdi ailesini tek başına bırakamazdı.Kiliseden uzaklaşınca sessiz kalan Peter konuştu;

"Nefret ediyorum ondan.Fakat bu köyde hemen hemen herkes tapıyor ona!Nesini seviyorlar ki, kötü bir adam bunu anlayamıyorlar mı?"

Cymbeline sesini alçattı;

"Evet kötü biri  ama Peter bunu başka kimseye söylememelisin!"Kardeşinin yüzüne baktı, yüzü son derece ciddiydi."duydun beni değil mi?Kimseye!Yoksa sonun o evdeki gibi olur"Peter korkuyla başını salladı ve derhal ağzını kapadı.Çocuğu bu kadar korkutmak istememişti ama şimdiden susturmazsa ilerde başına büyük problemler açabilirdi.Peter başka bir şey sordu;

"Sahiden Cymby, neredeydin dün akşam?Sabaha kadar seni bekledik ve ondan iki gün önce de....Ve daha öncekileri saymıyorum bile"

"Bunları evde konuşuruz Peter.Haydi sen şimdi eve git benim bir yere uğramam lazım, bir saate kalmaz dönerim" Başını hevesle sallayan çocuk tepenin başında bulunan eve doğru koşturmaya başladı.Kardeşi gözden kaybolduktan sonra Cymbeline demirci ocağına doğru yürümeye başladı.

Çarşamba, Mayıse 25, 2008

Giriş Bölümü (Orta Çağda Büyücüler ve Mugglellar)

Geceyarısı.Yıldızlar susmuş, sessizce karanlık bulutların ardına gizlenmişler.Fransa nın güneyinde küçük bir köy bu garip gecede garip olaylar yaşıyordu.Büyük bir Muggle kalabalığı ellerinde meşalelerle bir evin önünde toplanmış, önünde durdukları iki katlı ahşap eve bakıyorlardı.Herkes sessizlik içindeydi, o saatte yatakta olması gereken çocuklar bile annelerinin ellerini tutmuş, sesleri çıksa bu çıkardıkları son ses olacakmış gibi ağızlarını sımsıkı yummuşlardı..Alevlerin ışığında yüzleri belli belirsizdi, kiminde korku, kiminde hüzün vardı.

Bütün bu olanları izleyen bir başkası daha vardı.İki ev ötede, çatıda kalabalığı dikkatle gözleyen bir çift parlak göz.Sıradan Muggle giysileri giymişti ama kesinlikle sıradan biri değildi.Kısa kahverengi saçları vardı, açık gri gözleri karanlığın içindekin yansıyan alevlerin etkisiyle kıpkırmızı parlıyordu.Çenesinde birkaç günlük sakal çıkmıştı.Oldukça uzun boyluydu.Elinde tuttuğu asayı kararsızca kavradı, keskin gözleriyle  ev ile arasındaki mesafeyi gözden geçirdi.Bir süre kendisiyle mücadele ettikten sonra asasını çaresizce indirdi.Geç kalmıştı, artık yapabileceği bir şey yoktu.Tek başına olmasaydı belki ama...Bu aile için artık çok geçti.

Muggleların sıradan bir ayiniydi bu.Her hafta büyücü ilan ettikleri kişilerin evlerini gece yarısı ateşe verip tüm o evdekileri canlı canlı yakıyorlardı.Daha geçen hafta bir aileyi bu talihsiz sondan kurtarmıştı, fakat bu ne ilk ne de sondu.Bu seferkiler büyücü bile değillerdi, ama bir kere bu sıfatı yedikten sonra son kaçınılmaz olmuştu onlar için.

Kalabalık kıpırdanmaya başladı.Neler olduğunu görmek için çatıdan merakla uzandı ve onu görür görmez kendini derhal geriye çekti.Köyün rahibi gelmişti, daima gece yarısı gelir ve ortama dramatik bir hava yaratırdı.Simsiyah cübbesi, ve oldukça besili vücuduyla kalabalık içinden kendine kolayca yol bulurdu.Aslında buna gerek de yoktu onu gören herkes bataklıklarda görülen irenç yaratıklardan görmüş gibi geri çekilirdi.Korku duyulan biriydi, halkın üzerinde olağanüstü bir gücü vardı.

 

Demek zamanı gelmişti.Siyah ayin kıyafetine bürünmüş rahip sessizce eve doğru yaklaştı, beş metre kala durdu.Sağ elinde haç vardı.Haçı tuttuğu elini kaldırdı ve evi işaret etti.Kalabalık bir kaç -adım geri çekildi.Sonra ayin başladı.Bu ayin rahibin haçı sallayarak garip dualar etmesinden ve evi kutsamasından ibaretti.Ağzı tiksintiyle buruştu, "Pis yobazlar, din sömürücüleri" diye mırıldandı.Ayin kısa sürdü hemen ardından rahip işaret etti.ellerinde meşale tutan bir kaç adam eve yaklaştılar ve düzenli aralıklarla ateşi eve savurdular...Bir kaç saniye içinde ahşap ev alevler içinde kaldı.Çatıdaki adam gitmek üzere arkasını döndü, bunu izleyemeyecekti.Evden yükselen çıkğlıklara kulaklarını tıkayıp sessizce uzaklaştı.Toplanan Mugglelar ise iyice sessizliğe bürünmüş gittikçe büyüyen alevlere bakıyorlardı.Uzunca süren  dakikalar sonrasında çığlıklar kesilmişti.