Cuma, Haziran 11, 2008

Aldatmak ya da Aldatmamak!İyi de Mesele Bu değil ki!

Caelo ve Sasuke hakkında değişik, hafif romantik, hafif aksiyon dolu küçük bir yazı.Küçük dedim ama biraz uzun da olabilir.Belli bir amacı yoktur.Geçenlerde aldatan erkek nasıl anlaşılır diye bir yazı geçti elime ve bunu değişik bir hikaye örgüsüyle aktarmak istedim.Sıradan bir yazıyla da geçiştirebilridim ama ben iyi bi akademi jouniniyim, o kadar basit bir şey yapamazdım-_-Komik değildir, gülmek ve eğlenmek isteyenleri akademi girişine doğru alayım, çıkışı zaten biliyorlar!

************************************

>>Aldatan erkeklerde ilk gözlenen değişim, davranış değişikliğidir. Nasıl mı? Seninle alışveriş yapmaktan nefret eden kişi gidip de, yerine hiçbir isteğine itiraz etmeyen biri geldiyse, aman dikkat! Birden bire anlayışlı bir erkeğe dönüşmesinin ardında başka sebepler olabilir.

-Caelo, ne okuyorsun sen?
Caelo arkasından yaklaşıp elindeki kağıdı inceleyen Sasuke'ye doğru oldukça şüpheci bir bakış atar.
-Hmm...Burada dediğine göre bir erkek, sevdiği kadını aldatıyorsa davranışlarında bir yumuşama, ve kadına karşı daha toleranslı davranma söz konusuymuş.Sen ne düşünüyorsun Sasuke bu konuda?
-Ben mi?Ne düşüneceğim canım, aldatanlar düşünsün.Hem sen inanma bu safsatalara insanları kandırmaktan başka bir işe yaramıyorlar.
-Öyle mi dersin?Hem sen neden ilgilendin benim okuduğumla birden, ha?
-Neredeyse içine girerek okuduğun bir yazıyı merak ettim.Hem sen ne demeye çalışıyorsun?Oldukça şüpheci gördüm seni!
-Hmmm...Bak yine yaptın.Son zamanalarda fazla ilgili olmaya başladın bana karşı, hayırdır..
-..................!!!!

>>Aldatan erkeklerin yaşadıkları suçluluk duygusunu azaltmak için, birer Noel Baba'ya dönüştükleri yıllardır bilinen bir gerçek. Eğer erkek arkadaşın sana özel günler haricinde de hediyeler almaya başladıysa, her buluşmanıza elinde çiçeklerle geliyorsa dikkat!

Sasuke ve Caelo zorlu bir görevden başarıyla dönmüşlerdir.Eve dönüşte Sasuke yol kenarında gördüğü kır çiçeklerinin arasına bir kunai fırlatır, ve bir demet çiçeği anında yolar.Bunları derlieyip topladıktan sonra Caelo'ya uzatır.
-Ne bu?
-?  İçimden geldi, sana çiçek vermek istedim.
-Daha önce hiç yapmamıştın, neden şimdi?
-Biliyorum hatalıyım.Klanımın katliamından bu yana abimden başka bir şey düşünemedim.Fakat hayatımı boşa harcadığımı anladım.Caelo, diyeceğim şu ki-...Caelo!Ne yapıyorsun?
Caelo eline bir kağıt almış onu okuyordur.Gözleri ikinci maddede geçen çiçek ve aldatma olayına takılır.
-diyor ki aldatan bir erkek sevdiğine durmadan çiçek alırmış...
-İyi de sen ne diyorsun?Ben sana sürekli çiçek almam ki!Bu ilkti.
-Birinci maddeyle ikinci maddeyi birleştirirsek bu kulağa daha anlamlı geliyor, ha?
-.......................!!!

>>Her şeyini çekinmeden sana anlatan erkek arkadaşın gizemli davranışlarda bulunmaya başladıysa, şüphelenmekte pek de haksız sayılmazsın. Örneğin maillerinin şifresini sana kendisi söylediği halde aniden değiştirdiyse, cep telefonunu senden köşe bucak kaçırıyorsa, sen arkanı döner dönmez telefonla konuşmaya, mesajlaşmaya başlıyorsa şüphelerinde haklı olabilirsin.

Caelo ve Sasuke, Konoha'nın  pazar yerinde alışveriş yapmaktadırlar.Bir anda Sasuke'nin cep telefonu çalar.Ekrandaki yazıyı görür görmez Caelo'dan izin ister ve onun duyma mesafesinin bir kaç metre ötesine gidertek fısır fısır konuşur.Bu gizemli cep çağrıları bir süre devam eder.Caelo gitgide şüphelenmeye başlamıştır.Ne zaman Sasuke telefon konuşmasından yanına gelse ondan uzaklaşır ve soğuk davranır.

-Caelo, nereye gidiyorsun?
-Kendime bluz bakıcam.Sen beni bekle

-Caelo dursana, hani yemek yiyecektik.
-Ah, bir arkadaşımı gördüm onunla birlikte biraz sohbet edicem.Beni beklem Sasuke, sen nereye gideceksen git.

-Caloe, yine nereye gidiyorsun?
-Hiç, canım yürümek istedi.Sen keyfine bak.

-Caelo???????
-...................

-Caelo, şimdi seni şuraya bağlamadan önce söyler misin neden benim yanımda durmak istemiyormuşsun gibi izlenime kapıldım?
Caelo'nun elindeki kağıdı görür.
-yine mi o salak kağıt.Sana inanma demedim mi o şeye!Tamamen zırva.Hem benim sana demek istediğim bir şey var- Telefonu çalar, ve heen uzaklaşır.
-Sen öyle san!

>>Sürprizlerine eskisi kadar sevinmemesi de şüpheli davranışlardan biri olabilir. Örneğin, okuluna yaptığın sürpriz ziyaretlere eskiden çok sevindiği halde artık seni görünce yüzü donuk ve mutsuz bir ifade alıyorsa, okulundaki başka bir kıza ilgi duyuyor olabilir.

Sasuke  ninja akademisinde geçici olarak öğretmenlik yapmaktadır.Caelo, son zamanlarda Sasuke'ye fazla kötü davrandığını düşünür ve ona eskiden yaptığı gibi süprizler yapmak ister.İlk iş kağıdı çöpe atar.Sonra ona süpriz bir ziyaret düzenler.Giyinip, süslendikten sonra akademiye giden Caelo, Sasuke'yi bahçede diğer hocalarla konuşurken yakalar.Ona el sallayan Caelo, donuk bakışlarla karşılaşınca duraksar.Bırak Sasuke sevinmeyi, tam tersine onu öyle bir soğuk karşılar ki Caelo'yu oradan uzaklaştırmak ister.

-Neden geldin buraya?Akşam buluşmayacak mıydık?
-Senden özür dilemeye gelmiştim ama-boşver unut gitsin!Sanırım ben yanında olmayınca daha huzurlusun.Bundan sonra kimin yanında durursan dur, beni ilgilendirmiyor yeter ki yanıma gelme bir daha!
-Hey!Bir dakika, yanlış anladın-
Caelo çöp bidonundan kağıdı alır."Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış, bu kadar belirtiyi de görmezden gelmem enaylik olur" diye düşünür Caelo.

>>Sana eskisi kadar 'seni seviyorum' demiyorsa ve bunu söylerken gözlerini senden kaçırıyorsa da dikkatli ol!

Son konuşmalarından bu yana epeyce zaman geçmişti.Sonra Caelo, Sasuke'nin kendisine asla "Seni Seviyorum" demediğini fark etti.Bu o kadar bariz bir şeydi ki, ya da ona göre öyleydi, asla sorgulamamıştı.Elindeki ağıtta yazan maddede aynı şeyi demiyor muydu?Tek farkı eskiden de demiyordu, şimdi de demiyor ve demeyecek de!Caelo bunları düşünürken kalbinden kopup gelen bir kaç küçük damla yanaklarından aşağı süzülüverdi.O sırada tesadüfen orada geçmekte olan Naruto Caelo'ya yaklaşır.
-Caelo, noldu?
Caelo elindeki kağıttaki maddeleri ve Sasuke ile ters giden arkadaşığını ona anlatır.Zira o Sasuke'den sonraki en yakın arkadaşı ve sırdaşıdır.Naruto, Sasuke'nin aslında öyle biri olmadığını, ve bazı şeyleri en kötü yönünden ele alıp değerlendirdiğini söyler Caelo'ya.Ona göre fazla abartıyordur.Uzun saatler boyunca konuşurlar, ve Caelo içinin açıldığını, rahatladığını hisseder.Artık olaylara Sasuke'nin gözünden bakabilmektedir.Fakat Sasuke'nin uzaktan kendilerini izlediğini fark etmez.Naruto Caelo'ya sarıldığında Sasuke'nin gözleri kırmızılaşır.Bu Sharingan'dır.

>>Ortada hiçbir şey yokken, sudan sebeplerle kavga çıkarıyor, sonra da çekip gidiyorsa, ilişkinizde ters giden bir şeyler var demektir.

-Sasuke!
Sasuke Konoha Dağı'nın tepesinde, beş hokage'nin heykel kafalarının üstünde durmuş görünüşte köyü izlemektedir.Fakat köye bakan gözleri dalgındır.Bir şey düşünmektedir.
Caelo bir kaç zıplayışta yanına gelir.Elinde bir paket vardır, çiçekli bir hediye pakedi.
--?
Açsana bir!
Caelo hiç bir şey olmamış gibi davranıp, olayı çözmeye karar vermiştir.Sasuke pakedi açınca eline turuncu renkte bir şey yuvarlanır.-Bu da ne?
-Ah bak bu iki şapka, elbette bizler için, ve atkılar ve iki eldiven ile ikimiz için bir büyük eldiven.Kış yaklaşırken eğer canımız soğuk havada dolaşmak isterse böyle el ele dolaşıp-
Sasuke sesinde bariz bir öfkeyle
-Neden bunun rengi turuncu?
-ah, hm, ne?Çünkü...Neden, beğenmedin mi yoksa?
-Neden TURUNCU? (Hikayeyi bilmeyenler için söyleyeyim, Naruto turuncu giyinir, Sasuke'de mavi)
-Tamam, renginden karar kılamamıştım sonra Naruto bana yardım etti.O seçti rengi ama bak içine ben bir Sharngan işledim nasıl olmuş^^?
-Al bunu ona ver!
Sasuke hediyeyi Caelo'nun kucağına fırlatır.
-Neden böylesin?
-Merak mı ediyorsun? Neden birden benimle ilgili olmaya başladın?Şimdi geldi aklına benim duygularım?!!!
Bu diyalog ona bir yerden tanıdık gelir ama çıkaramaz.
-Bana aniden hediye almalar, sonra renginin turuncu olması.Naruto, ha?Başka kimse kalmamış gibi bir de Naruto!!!
-Sasuke sen çıldırdın mı?Sadece minik bir teşekkür yeterdi, fazla ileri gidiyorsun!
-Ben miyim ileri giden?Şu devamlı elinde taşıdığın o kağıt?Nerde o?Ver bana!
-..........
Sasuke Sharingan'ı devreye sokarak kağıdı görür.Caelo'nun sol üst cebindedir.Zorla kağıdı alır.
-Ne yapıyorsun?Delirdin mi?
Maddeleri tek tek yüksek sesle okur.
-Demek bunca zamandır benimle ilgili düşündüklerin bunlardı.Yazıklar olsun!
-Hem bana kızıyorsun sen de aynı benim davrandığım gbi davranıyorsun şimdi!
-Sence neden olabilir bu?Senin yüzünden-....

Bu kavga böylece büyüyerek devam eder.Hatta birbirlerine kunai çektiklerini fark ettikleri zaman anca dururlar.Böylece nerede karşılaşsalar birbirlerinin yüzüne bir daha bakmazlar.
Çünkü ilk bakışmalarında derhal kavga etmeye başlarlar, ya susarlar ya da kavga ederler.Bu böyle devam eder.

**************************************
**************************************
Şimdi önümüzde iki seçenek mevcuttur.Ya bir daha birbirlerini görmeyecek ya da bir şekilde sorunu halledip bir araya geleceklerdir.Benim tercihim bu ikisinin bir araya gelmesi olduğu için (başkası olsa derhal ayırırdım!) hikayenin sonuda iyi bitecek!Ya da kötü ama dediğim gibi söz konusu kişi Caelo olduğu için iyi diyorum ben bu sona.

Caelo ve Sasuke tüm kış boyunca görüşmezler.Caelo'nun aldığı eldiven asla kullanılmaz ve bir köşeye atılır.Bahar yaklaştığında tüm ninjaları bir heyecan dalgası sarıverir, yalnız iki kişi dışında.Chuunin sınavlarının yaklaştığı bu dönemde bu ikisi pek keyifsizdir.Naruto ve diğerleri bile o ikisini barıştıramamıştır, hele Naruto'nun bu knuda pek yardımı olamaz çünkü Sasuke ne zaman onu görse gözlerinden alevler çıkarmaktadır.Ah mecazi anlamda değil, gerçek anlamda!Bu yeni geliştirdiği bir jutsu tekniğidir.

-Nedense benden nefret ediyor gibi.
-Evet fazla yaklaşma bakışlarıyla seni öldürebilir
-Ne diyorsun?Göz göze bile gelmemeye çalışıyorum daha ne yapayım!Deliydi, iyice delirdi.İster misin tüm köyü katletsin

Sasuke Chuunin sınavında gözetmen olmuştu.Düello eden ninjalaraın başında durup kurallara göre hareket edip etmediklerine bakar ve gerektiği yerde müdahele ediyordu.Caelo Sasuke'nin gözetmen olduğunu duynca arenaya gitmemişti.Onu izlemek bile istemiyordu.Sakura ve Naruto ellerinden geleni yapmışlardı

-Ya gel işte, ne var yani Sasuke varsa?Çok uzattınız sizde
-Haydi Caelo, bak gelirsen sana ramen ısmarlarız.
Caelo durdu.Ama ramne tuzağına asla düşmeyeckti.
-Bak yanında Konoha'nın ateş birası da olacak!
-Bu ona yapılabilecek en büyük işkenceydi.Caleo çok zor direndi hatta bir an neredeyse pes eder oldu.Fakat çabuk toparlandı.
-Hayır.siz gidin.Canı cehenneme, onunla ilgilenmiyorum bile.

-----------------------------
Tüm gün boyunca Konoha'nın bomboş sokaklarında aylak aylak dolaştı.Tüm köy sınavı izlemek üzere arenaya toplanmıştı.Hatta köpekler, kediler bile ortada görünmüyorlardı.O sırada kulağıan bazı sesler geldi.Bağrışma sesleri!Sesler yaklaştıkça içlerinden bazılarını seçmeye başladı.
-...Cae-.....Sasuke....arenada
Sakura, Ino ve Naruto hızla yanına gelirler.Hatta Chouji bile oflaya puflaya arkalarından gelmektedir.
-Caelo...Sasuke...Yaralandı.
-Bana ne!Niye bana geldiniz, revire götürsenize.Sağlık ninjası mıyım ben!
Naruto, Sakuraya bakar.Sakura;

-Öyle değil Caelo.Son düelloydu ve şu salak çocuk!Yaptıı jutsu ile havada binlerce iğne belirdi fakat onları kontrol edemedi.İğneler doğrudan seyircilerin üstüne gitti
-Sen ne diyorsun?
-Sonuçları korkunç olurdu eğer...eğer...
-Ne?
-Sasuke araya girmeseydi!Yaptığı alev jutusuyla çoğunu yok etti ama kendini koruyamadı.İğneler vücuduna saplandı
-Siz ne yapıyorduuz o arada?
...........
-Ne kadar ağır?
-Vücudu delik deşik oldu.O kadar kan kayetti ki, iyleştirmek için bile gücü kalmadı.Sana haber vermek için hemen geldik yoksa bizi afetmezdin..Şimdi hastanede...Ölmüş bile olabilir.
Sakura ağlamay başladı.
-Çekilin kenara sizi işe yaramazlar.
Caelo bir hışım onları kenara ittikten sonra hastaneye koşmaya başladı.Sahip olduğu ninja hızı ile beş dakika sonra hastaneye vardı.Pek bir şey düşünemediği için, Sakura'nın sözlerini de yeterince değerlendirememişti.Oradaki hemşireyi yakaladı ve yakasından tuttu..
-Hey, Sasuke nerede?Şu arenada ağır yaralanan..
-Biraz ilerden sağa dön soldan ikinci kapı...ama ağır de-
Caelo derhal tarif edilen yere gitti.Kapı kolunu kullanmaya bile gerek duymadı, bir tekmeyle kapı geriye doğru uçtu.İçerde Sasuke pencere kenarında oturmuş dışarıya bakıyordu.
-Ne-? Hangi budala buna cesa-Ah, Caelo?
-SASUKE!SENİN YARALANDIĞINI DUYDUM, ÖLMEK ÜZEREYMİŞSİN.NEDEN.....yatakta değilsin de ayaktasın?
Sasuke'nin yanına gitti.Fakat görünürde hiç bir yara göremedi.Eli dışında.İşaret parmağında minik bir yara bandı vardı.
-Ne bu şimdi?
-Salak bir öğrenci kaybetmeye dayanamayınca bana kunai ile saldırdı.Ondan bunu beklemediğim için hazırlıksız yakalandım.
-Ölümcül yara dediğin bu muydu?Öyleyse niye hastanedesin!
-Sakura benden bunu yapmamı ısrar etti.
-   -________________-
-Hem ölümcül yara diyen oldu mu?Senin ne işin var burda?Arenada da yoktun zaten....
-Bana ölmek üzere olduğun söylendi.Kahretsn yine kandırıldım.
-Sanırım ben de....
-Ama seni iyi gördüğüme sevindim.Bu yüzden kızmayacağım onlara.Neyse.Hoşçakal.
-Dur!

(Hani aşıklardan biri gider, diğeri dur diye bağırır.Öteki durur ve arkasını dönüp kpşarak ötekine sarılır ya!Heheh...ne yazık ki yeşilçam ya da ucuz hollywood filmlerinden değil bu-_- öyle bir şey bekliyorsanız yanılıyorsunuz...Neee--Caelo-oooo hayır sen de mi!Bunu yapmış olamazsın!)

Durdu Caelo.Uzun zamandır yüz yüze gelmemişlerdi.Bu yüzden Caelo bakamıyordu.
-Yaralı olduğumu duyar duymaz geldin demek!
-Duygusallaşma hemen!Hiç sana göre bir şey değil!Bana göre de değil.Madem yaralı değilsin o za-
Sasuke bir adımda yanına geldi ve sıkıca sarıldı ona.Uzun zamandır dokunamadığı bu bedene yeniden kavuşmanın verdiği mutlulukla sarıldı, bırakmadı.Caelo, Sasuke'nin göğsüne bastıran kolları arasında zorlukla konuştu.
-Nefes alamıyorum, seni salak!Bıraksana...
Sasuke bırakmak yerine Caelo'yu kendine çevirdi.
-Hey, ne yapı-
Sözleri Sasuke'nin ağzının içinde kayboldu.Sasuke bir elini beline doladı, diğer eliyle de yüzünü tutuyordu.Hırs dolu, ateşli bir öpücük değildi, bundan ziyade yumuşaktı, hafifti ve merak doluydu.Caelo geri çekilmedi, itiraz bile etmedi.
-Özür dilerim.
Sasuke kulağına doğru eğilmiş, bu sözleri fısıldamıştı.
-Neden öyle davrandım bilmiyorum.Ama seninle sonbahardan beri konuşamadık ve konuştuğumzda da hep kavga ettik.Buna daha fazla dayanamam.
-Ben de özür dilerim.Fakat konuşmamız gereken şeyler var ve şimdi konuşsak iyi olur yoksa bu yazıyı yazan sıkılacak,  gene hikayeyi yarım bırakıp gidecek! (hehe)
Kağıdı çıkardı.Sasuke kağıda öfkeyle baktı.
-Şunu versene bana!Artık yok etmenin zamanı geldi onu.
-Evet ama bekle.Kağıtta yazan her maddeyi sen yaptın bana!
Sasuke cebinden bir kutu çıkardı.Lacivert renkli, kadife bir kutu.Açtı ve Caelo'ya uzattı.Yaprak şeklinde altın bir yüzüktü bu.Konoha'nın simgesi.
-İşte sana bunu vermek istemiştim.
-Yani, tüm o ilgi alaka...
-Evet, sana nasıl vereceğimi bilemediğim için bir yol arıyordum.Okumayı çok sevdiğin bir  kitabın ya da derginin arasından çıksa nasıl olur diye düşündüm ama okduğun şey içimi karattı.Sonra çaktırmadan çiçeklerin arasına yerleştirdim bu sefer de sen onları istemedin.
Sonra böyle numaralardan vazgeçtim direk söylemeye karar verdim.Sana yemekte söyeleyecektim, devamlı telefon edenler ise Naruto ve Sakura'ydı.İki salak iki ayrı yerde yer ayırtmışlar, üstelik parasını da peşin vermişlerdi.Birbirlerini uzlaştırmak için kırk saat telefonda dil döktüm.Nihayet her şey ayarlandı, sana geldim ve sen arkadaşına gittin!Başımdan aşağı nelerin döküldüğü tahmin edemezsin.
-Peki ya Akademide...Hani sana geldiğimde bana öyle soğuk davrandın ki...
-O gelen ninjalar Anbu'dandı.Bana ağabeyimle ilgili bilgiler getirmişlerdi.Yerini bulduklarını falan.O anda aklımda abimden çok sen vardın, ve sırf o ahmak yüzünden seninle mutluluğumu bozamazdım.Onlara liderlikten ayrıldığımı ve artık beni unutmaları gerektiğini, hayatımın artık bu görevlerde feda edilemeyecek kadar değerli olduğunu söyledim.Çünkü birne adamak üzereydim kendimi.Biraz tartıştık.Ve sen geldin.Sana bakışlarını görünce derhal aldı ve uzaklaştırdım.Olay bundan ibaret.
-Neden anlatmadın bana bunu?
-Anlatacaktım ama seni Naruto'yla gördüm.O gün...sana sarıldığında...Beynim döndü, düşünemedim işte!Senin bana aldığın hediye bardağı taşıran son damla oldu.
Caelo Sasuke'nin koluna hafifçe yumrukladı.
-Seni budala!Bunca zamandır...Yaa bir de senş akıllı zannederdim!Neden bana doğruca söylemedin?
-Çünkü senin Naruto'yu sevdiğini düşündüm.Aranıza girmek istemedim.
Caelo telaşla o kağıda bakınır
-Dur bir dakika bir madde daha var!

>>Senin onu aldattığından paranoyaklık derecesinde şüpheleniyorsa..


Sasuke kağıdı alır, elinde yuvarlar, doğruca ağzına atar.
-Artık üzerinde ne yazıyorduysa okuyamayacaksın, eğer Sharingan gözlerin yoksa.Mideme doğru yola çıktı bile.Seni neden seviyorum anlamadım, üstelik bana paranoyak deyip en bu derecedeyken.Fakat kendimi sevmekten alıkoyamıyorum işte.
-Sasuke ben..
-evet?Benimle evlenir misin?
-Ha, o mu?
-(-_____-)
-Sasuke asma suratını!Cevabını bildiğin şeyleri de sorma!evet diyeceğimi biliyorsun
-Hala duyamadım!
-Evet!!Ve Sasuke sana demek istediğim bir şey-...
-sus..konuşma artık!

Sasuke Caelo'yu kendine çekmişti.Caelo korkuyla bağırdı;
-Hayır Sasuke,  ben o kağıdı çöp tenekesinden aldım ve sen onu ağzına attın.Ağzını dezenfekte etmeden bırak benimle evenmeyi, beni öpmene bile izin vermem!

Sasuke lavaboya doğru yola koyulurken Caelo odanın kapısından kendisine sırıtarak bakan yüzler gördü.Sakura'nın pembe saçları ile Naruto'nun yanaklarındaki izleri seçti.Bunun yanı sıra Ino, Rock Lee, hatta Gai bile vardı.Bu kadar ufak pencereye bu kadar yüzün sığdına hayret eden Caelo kunaisini çıkardı.Yüzler bir anda dağılıverdi.

-Sasuke, benim ufak bir işim çıktı.Akşama ormanın girişindeki köprünün üstünde buluşalım tamam mı? İşimi bitirdikten sonra seninle konuşacağımız daha çok şey var sanırım^^(Kalp)

Cuma, Mart 28, 2008

Kanlı Nehir



Konoho Köyü'nde gece yarısını biraz geçmişti.Köyün girişinde nöbetçiler dikkatle etrafı gözlüyorlardı.O gece olağanüstü bir şeylerin olduğuna dair bir haber henüz ulaşmamıştı kimseye, yoksa köy birinci dereceden alarma geçerdi.Caelo kapıya yaklaşırken nefesini tuttu, aslında korkmasına gerek yoktu, sonuçta köyden çıkan sıradan bir ninjaydı, belki bir görev için belki de ufak bir gezinti...Pelerinin başlığını kafasına geçirdi, geçerken nöbetçi ninjaların başlarıyla selam verdiklerini gördü.Eğildi hafifçe, ve yüzünde tatlı bir gülümsemeyle... "Aptallar!" Tam zamanında kaçmıştı sabaha kalsa buradan çıkması epeyce zorlaşacaktı.

Köyü arkasında bırakıp sık ormanlara daldığında nereye kaçacağını düşündü..Nereye gidebilirdi ki?Artık her yer onundu, hem özgürdü hem de hiç olmadığı kadar tutsak.İstediği yere gidebilirdi ama her zaman arkasını kollaması gerekecekti.Ne yapmıştı ki bu gece?Hokage'nin yanına gitmişti.Gitme amacı belliydi.Aralarında geçen son diyalogları düşündü.

**************************
-Neden Caelo? Neden yaptın bunu?Sen benim en sadık ninjamdın." Hokagenin ağzındaki kanlar konuşmasını engelliyordu.Tükürdü, ayağa kalkmak istediyse de kırık bacakları buna mani oluyordu.Caelo kılıcının sapıyla hokagenin suratına vurdu, adam odanın içinde savrulup duvara çarptı.
-Kes sesini!
Sonra Hokage'nin dolabına yöneldi burada yığınla parşömen vardı.Çantasını açarak içine bunları doldurmaya başladı.Hokage zayıf bir sesle konuşmaya devam ediyordu.
-Yapma!Bu kadar cani olamazsın!Onlar bizim köyün sırları, alamazsın onları...ahhhh!
Caelo kılıcını kalbine saplamıştı.Hokage şaşkınlıkla içine giren kılıca bakıyordu, sonra gözleri yavaşça kapandı, yana devrildi.Caelo, bir kaç saat içinde çürümeye başlayacak bu bedene baktı, ve hiç bir şey hissetmediğini fark etti.Sonra işine devam etti.bunlar yasak jutsuların bulunduğu parşömenlerdi ve hemen hepsini almıştı.Şimdi köyü, herkes neler olduğunu öğrenmeden terk etmesi gerekiyordu.
****************************
Caelo ormanda küçük bir mağaranın içinde dinlenmeye karar verdi.Güneşin doğmasına az kalmıştı.Gündüz seyahat etmeyi düşünmüyordu, çünkü her tarafın aranacağını biliyordu.Mağarada saklanırken parşömenlerden bir iki tane jutsu öğrense fena olmayacaktı.
--------------------------------------
.
.
.
.
-Neeee?
-Kim yapmış ki bunu?
-Olamazzzz!
-Caelooooooooooooooo!!!!

Köyde bu tarz sesler yankılanırken gözyaşları ve çığlıklar birbirne karışmıştı.Hokageleri ölmüş ve yasak jutsuların kaybolmuş olduğunu gören köy halkı paniğe kapılmıştı.Kakashi ve ekibi özel olarak Caelo'yu geri getirmekle görevlendirilmişti
-Hepiniz dikkatli olun, her şeye rağmen karşımızda bir Kage katili var, gardınızı indirmeyin.
-Ama o...Bunu yapamazz!Benim tanıdığım Caelo, bırak Hokage'yi öldürsün, bir sineği bile incitemez.
-Sasuke "İnsanlar değişir Naruto, bunu en iyi senin bilmen lazım"
Naruto yumruğunu sıktı.Kakashi devam etti
-Şimdi dörüdümüz ayrılıp dört yana gideceğiz.Diğer ninjalarda bize sonra katılacaklar.Eğer biriniz Caelo'yu bulursa derhal bana bir işaret yollasın.Hemen gelirim.
Dördü de ayrılıp hızla Caelo'yu aramaya başladılar.Fakat Sasuke onun nereye gittiğini biliyordu.Diğerlerinin aksine son derece emin adımlarla ormanın içlerindeki o mağaraya yöneldi.Yarım saat sonra mağaranın girişimdeydi.

--------------------
-Caelo!
Sessizlik...
-Caelo, benim Uchiha Sasuke.Çıkabilirsin.
Mağaranın ağzında bir gölge belirdi ve en sonunda Caelo çıktı dışarı.Buz gibiydi gözleri.Elinde uzun kılıcını tutuyordu.Sasuke sakince kılıca baktı.
-Başkası olduğumu mu düşünüyorsun?
Caelo cevap vermedi, kılıcını havaya  kaldırdı.
-Ben Sasuke'yim.
-İspatla o zaman.

Sasuke'nin siyah gözleri kırmızıya döndü.Sharingan'dı bu.
-Evet?Bu yeterli mi?
Caelo iki yana başını salladı.
-Hayır, Kakashi'nin de sharingan'ı var o olmadığın ne malum.
-Kakashi seni bulmuş olsaydı emin ol şimdiye kadar ölmüştün.

Caelo tereddütte kaldı sonra kılıcını indirdi.
-Al şu parşömenleri de gidelim.
-ama beklememiz gerekmiyor mu?Hava kararınca daha güvenli olmaz mı?
-hayır, Kakashi bir yana diğer ninjalar da aramaya başlarlarsa işimiz iyice sarpa sarar.Daha önce anlaştığımız gibi olabildiğince uzaklaşacağız sonrasına bakarız.

Caelo çantasını omzuna attı.Çantada kurumuş kan lekeleri vardı, Hokage'nin kanı.
-Nasıl başardın?Hokage'yi nasıl öldürdün
-Basit.Bu köydekilerin zayıflığı, insanlara fazla güveniyorlar.Sevdiği birinden bu saldırı beklemediği için hazırlıksız yakalandı.Peh..Bir de Hokage olacak.
Sasuke yorum yapmadı, Caelo'ya bakan gözlerinde bir an yoğun bir nefret belirdi, bir saniye sonra ise normale dönmüştü.
-Gidelim.

Ormanın içinde hızla ilerlemeye başladılar.Neredeyse hiç mola vermediler.Sadece  su içmek için bir iki dakikalığına durdular o kadar.Akşama kadar ormandan çıkmış ve büyük bir ovaya ulaşmışlardı.Sasuke durdu.
-Buradan biraz ileride bir şelale olacak.Oradan itibaren Konoho Köyü'nden tamamen ayrılmış ve güvende olacağız.
Caelo gülümsedi "En nihayet, başarmışlardı."
-Biliyorum.Haydi gidelim.
Eskisinden de hızlı bir şekilde koşmaya başladılar.İşte şelale oradaydı, ılık suların havadaki kokusunu alan Caelo için bu özgürlüğün kokusuydu aynı zamanda.Sasuke'ye baktı, onun da aynı şeyleri hissedip hissetmediğini merak etti.
Nehir, büyük taş kayalıkların arasından çoşkuyla yüz metre aşağıdaki büyük bir göle akıyordu.Sasuke nehirin yanına gelince zıpladı, karşı kıyıya adımını bastı.Caelo'da onu takip etti.Tam nehrin döküldüğü yerde, büyükçe bir kayalığın üstünde duruyorlardı.
-Başardık!
-Evet!Fakat tek bir sorun var, sen kaybettin.
Caelo, Sasuke'nin ne demek istediğini anlamadı önce.Hem kılıcının Sasuke'nin elinde ne işi vardı?Peki neden üzerine doğru geliyordu?Kılıcını neden göğsüne saplamıştı?Hem canı neden bu kadar yanıyordu?Bu soruların cevaplarını merak ediyordu.Burnundan ve ağzından kanlar fışkırdı.Sasuke'nin kılıcı tutan elini tuttu, yere yığılmamak için.
-Neden?
-Hıh...Bir nedeni yok aslında.Yanımda beni yavaşlatacak bir ninjaya ihtiyacım yoktu.
-Ama parşömenler....o-on-onları ben aldım!Senin yapamayacağın şekilde.
-ah evet, parşömenler
Caelo'nun sırtından çantasını çekip aldı.
-Sana minnettarım ama buraya kadar minnettarlığım.Kusura bakma Caelo.

Caelo'nun elini çekti, tutunacak bir yer bulamayan caelo, kayalığın üzerine düştü.
-Nasıl yaparsın bunu?Sana...sana nasıl güvendim ben!
Sasuke sırtını dönerek uzaklaşmaya başlamıştı.Durdu.Konuşurken başını çevirmemişti bile.
-Senin de dediğin gibi Caelo.Sevdiğin birinden gelen saldırılar en başarılı olanlardır.Sen beni seviyordun ama ben seni sevmiyordum.Aslında senin için hiç bir şey hissetmiyorum.Tek umursadığım şu anda şu parşömenler.Sen de bana bunu sağladın.Bir araçtın sadece, kullandım ve şimdi de atma zamanı.Güle güle Caelo, bir daha görüşeceğimiz sanmıyorum.Hatta şu ana kadar ölmüş olmalıydın.

Demek tüm amacı buydu.Benim sevgimi kullandı ve şimdi elinde öyle jutsular var ki kimse durduramaz onu artık.ah, Kakashi sen bile durdurmazsın onu...Ne yaptım ben!

Son nefesini verirken gördüğü son şey uzaklaşan Sasuke olmuştu.Caelo'nun yarasından sızan kan, nehire karışıyor ve mavi rengi hafiften kırmızıya boyuyordu.Özgürlük olarak nitelediği nehrin yanında, onun kokusunu yeterince alamadan  can vermişti.

************************

 

Perşembe, Mart 13, 2008

Bir Kelebeğin Kanatlarında Hayat

 

-Gidecek misin gerçekten?
-Evet
-Neden?
-Bir nedeni yok
-Ama bir anda çekip gidemezsin, dostlarını böyle arkanda bırakıp, ve seni....sevenleri! Ve köyün...tüm bunların hiç bir anlamı yok mu senin için?
-........

Caelo sessizce başını öne eğdi.Siyah saçlarının yüzüne düşmesine izin verdi.Hem ağlayarak karşısındakine zayıflığını göstermek istemiyordu.Ne düşündüğünü sezmiş gibi bir el çenesini tutarak kaldırdı, parmaklarıyla gözlerinde birikmiş göz yaşı damlacıklarını sildi.

-Sen ağlıyorsun...." Bu bir sorudan ziyade açıklama niteliğindeydi ve merakla sorulmuştu."Neden peki?"
-...........Belki kendime.Ama kesinlikle sana değil.

Yanındaki adamdan uzaklaşarak sırtını ona döndü ve kamburunu çıkardı.Bu haliyle ürkmüş fakat kızgın bir kedi yavrusuna benziyordu.Göz ucuyla adamın yanına geldiğini gördü.Ellerini cebine sokmuştu, sakin bir ifadeyle altlarında uzanan köyün ışıklarına bakıyordu.Simsiyah gözleri ve aynı renk saçları ile her an karanlığın içinde eriyip gidecekmiş gibiydi, zaten amacı da oydu.Genç kızın dudakları sessizce kıpırdandı, bir ilahi söylüyormuşçasına narin ve ezgili...

-Sasuke-Kun....Sasuke-Kun....

Sasuke dönüp ona baktı.Caelo'nun gözlerindeki ifadeyle hafifçe irkildi.Gözlerini yere sabitlemişti, fakat gözlerinden hafif bir kırmızılık yayılıyordu, kaynağı bilinmeyen bir öfkenin ilk belirtileri.Sasuke onun yaşadığı buhrandan habersizdi, kendi intikamına o kadar gömülmüştü ki, uğruna köyü terk etmeyi bile düşünüyordu.Caelo onu durduramazdı, bunu anlamıştı fakat onun da yapacağı şeyler yok demek değildi.
-Sasuke-Kun...
-?
-Sen gidersen....benim burada duracağımı sanıyor musun?
-Ne demek istiyorsun?
-Senin gitmenin benim için bir değeri yok artık!Sen zaten asla olmamıştın.Asla bana kalbinde bir yer ayırmamıştın.Varsa yoksa şu intikamın.Ah, bunu anlayabiliyorum, neden intikam alman gerektiğini...Senin yerinde olsam ben de yapardım bunu!Fakat senin nefretin herkese yansımış!Benden bile nefret ediyorsun...

Sasuke bir şey diyecek gibi oldu, Caelo elini kaldırarak susturdu.

-Ah, evet nefret ediyorsun.Bana bakıyorsun, beni görmüyorsun, beni dinliyorsun ama aklın hep daha fazla güçte, beni dinliyorsun aslında dinlediğin ben değilim, intikamın melodisi içini öyle doldurmuş ki, bağırsam bile sesim sana ulaşmıyor.Ve evet, ben de senden nefret ediyorum ne yazık ki sevgimde o derece büyük!Anlamıyor musun....Sen bu kararı verdiğinde ben zaten gittim, uzaklaştırdın beni.Bu köyde durmuşum bana ne fayda! Gidip senin intikamını ben alacağım Sasuke! Bunu senin için yapmayacağım, abinin mahvettiği hayat sadece seninki değil!

Sasuke sertçe kolunu tuttu ve neredeyse onu sarsarak bağırmaya başladı:

-Sen ne bilirsin intikam hakkında? Ailenin ölümünü gördün mü, bunları hatırlayarak yaşamıma devam etmemi istiyorsun, bu yaptığın bencilce, bencillikten fazlası sen...sen...hakkın yok ailemin işlerine karışmaya...Uzak dur, yaşamımda sana yer veremem anlamıyor musun?

Caelo'nun gözleri kıpkırmızı olmuştu, siyah göz bebeğinin çevresinde dönen üç nokta, bu Sharingan'dı.

-Zaten hep uzaktım, hala duymuyorsun beni!Artık bu mesele sadece senin meselen değil, benim de meselem...Bir daha beni bulamayacaksın Sasuke-Kun.Ya bu işi sona erdiririm, ya da ölümde belki buluşuruz...Fakat sen uzun zaman önce aileni kaybettin ve şimdi de...beni kaybediyorsun.Hep yaşamın boyunca birilerini kaybedeceksin, niye bir kere de kazanmayı denemiyorsun?Belki ağabeyin haklıydı, fakat sen yanlış yönden algıladın!Sen gerçekten de zayıfsın!"

Sasuke darbe yemiş gibi geriye savruldu, Kunai fırlatsa daha fazla zarar veremezdi.Sasuke'nin gözleri sertleşti, buz gibi oldu.Konuştuğunda çıkan sesi de en az gözleri kadar soğuktu.

-Demek öyle?" Caelo korkuyla geriledi, aslında korktuğu o değildi daha çok aralarında geçen bu nefret dolu havaydı ürküten onu.
-Evet, sen zayıfsın..." Ok yaydan çıkmıştı bir kere, lafı geri alamazdı."Neyse Sasuke-Kun, bitti ben gidiyorum ve az önce deiğim şeyi yapacağım.Hoşçakal!"

Pelerinin başlığını takıp uzaklaşacaktı.Henüz Chuunin olmasına rağmen Genjutsu da yetenekliydi ve gizlenme konusunda herkesten daha iyiydi.Sasuke, ve bir kaç Chuunin ancak ondan bir kaç derece üstündü.Fakat durdu.Sasuke yolunun tam ortasında duruyordu.

-İstediğin bu mu? Dövüşmek mi? Bana kendini kanıtlamak için bunu göze alabiliyor musun?

Sasuke cevap vermedi.Eli seğiriyordu.İçinde fırtınalar kopuyordu fakat yüzeyden sakin görünüyordu.Gözlerini Caelo'ya dikmişti, ısrarla orada bulmayı bekledi bir şey...ama ne olduğunu çözemedi Caelo.O da dik dik bakmaya devam etti.Ve Sasuke karar vermiş gibi hızla eliyle mühür yapmaya başladı,  bir saniye sonra etrafı alevler kaplamıştı.Koca alev duvarlarının arasında ikisi yalnız kalmıştı.

-Son dediğinde ısrarlı mısın Caelo?

Caelo pelerini çıkardı ve yere arkasına fırlattı.Pelerin ateşlerin arasına karışarak alev aldı, bir kaç saniyede küle döndü.

-Tam olarak değil! Ama bu da olur! "Şeytani bir gülümseme yayıldı yüzüne, daha önce Sasuke ile hiç dövüşmemişlerdi."Tüm yapabildiğin bu mu?"

Sasuke cevap vermek yerine elini ağzına götürdü, yumruk yapmıştı.Hızla Caelo'nun üstüne üfledi.Genç kızın durduğu yer alevler altında kaybolmuştu, Caelo'dan ise eser yoktu.Sasuke’nin gözlerinde telaş belirdi, ne yaptığının yeni farkına varmış gibiydi.Alevlerin sönmesini izlerken hemen arkasında bir hareket sezdi.Calo tam onun arkasındaydı, kulağına doğru eğilmiş bir şeyler fısıldıyordu.

-Ah, bu kadar çabuk pes mi ediyorsun Sasuke-Kun? Daha yeni başlamıştın, devam etsene!” Caelo elini kaldırdı elindeki Kunai’yi Sasuke’ye salladı fakat Sasuke hazırlıklıydı.Kunai’yi savuşturup kızın kolunu tuttu ve kendisine çevirdi.Caelo diğer elini Sasuke’nin yüzüne savurdu, fakat Sasuke diğer eliyle onu da hareketsiz hale getirdi.

 

-Şimdi ne yapacaksın?

-Beni bu kadar hafife alma sakın!” diye bağırdı hırsla.Ve yavaşça gözden kayboldu.Ellerinin arasında gözden kaybolan Caelo’yu tutmaya çalıştı başaramayınca lanet okudu.

 

-Ne yaparsan boşuna, seni böyle de görebiliyorum, biliyorsun bunu!

 

Sasuke’nin etrafı şekil değiştirmişti.Caelo Genjutsu yeteneklerini kullanarak etrafını değiştirmiş olmalıydı.

-Bırak beni gideyim Sasuke!Tek istediğim bu!

-Hayır!Itachi’nin peşinden gidemezsin, gitmemelisin, sen onun dengi değilsin!

-Ya, sen peki, kendini ona denk mi görüyorsun?

-Ben, henüz değil.Ama olacağım bunu anlamıyor musun? Sana zarar vermek istemiyorum ama buna mcbur kalırsam….

 

Bir anda boşlukta durduğunu fark etti.Altındaki dünya açılmış ,simsiyah yıldızlarla dolu bir karanlığa bakıyordu.Bu Caelo’nun kullandığı en iyi jutsuydu ve çakrasının neredeyse taamını yok ediyordu.

 

-Yapma, kendini öldüreceksin!

Gelen tek ses kulaklarında çınlayan kahkaha sesleriydi.Yavaş yavaş boşluğa düştüğünü hissetti Sasuke.Bu görüntüler ilüzyon olsalar da bunlara inanan ninjalar ciddi şekilde yaralanabiliyor ve hatta ölebiliyorlardı.Sasuke buna inanmamıştı fakat beyni görüntünün gerçekliği içinde ona oyular oynuyordu.

 

-Bunu durdurabilirm Caelo, ama bu sana büyük zarar verir!Bırak, hemen şimdi.

-Zayıf olduğunu söylemiştim sana Sasuke-Kun!Beni bile öldürmeyi başaramadığına göre ağabeyini nasıl öldüreceğini düşünüyorsun!Haydi yap şimdi eğer cesaretin varsa!

 

Caelo’nun tam nerede durduğunu görebiliyordu.Fakat ona saldırmak yerine kendi içine konsantre oldu.Tek düşündüğü bu hayalin ötesine uzanıp o dünyayı buraya yerleştirmeye çalışmaktı.Nihayet gerçek dünyaya ulaştığında kulaklarına yürekler acısı bir çığlık geldi.Acıdan çok hayal kırıklığı ile dolu bir çığlık….Çevresindeki ilüzyon dağılırken Caelo yavaşça ortaya çıktı.Ağzı hafifçe ayrıktı, sessiz çığlığına devam ediyormuş gibi.Gözyaşları ile ıslanmış yüzüyle Sasuke’ye baktı.Kullandığı güç yüzünden zar zor ayakta durabiliyordu.

 

-Sana yapmaman gerektiğini söylemiştim Caelo.Beni asla yenemezsin.Dengim değilsin sen.

Caelo sessizce dudaklarını kıpırdattı.

-Seni asla değiştiremeyeceğim değil mi?

Sasuke başını iki yana salladı.

-Gitmemeni sağlayamacağım değil mi?

Sasuke cevap vermedi, hala keskin gözlerini kızın suratına dikmişti.

-Fakat,  ne yazık ki yenildin Sasuke-Kun!

 

Sasuke hayretle;

-Ne?

-Ben kazandım!Beni durdurmayı denedin ama başaramadın!

 

Sasuke öfkeyle bağırdı;

 

-Ayakta zor duruyorsun, tüm gücünü tek bir hareketle boşa harcadın, nasıl kazanabilrs…” Sustu.Gözlerini kızın yüzünden çevirdi ve aşağıya kaydırdı.Caelo iki elini tuttuğu kunaisinin üzerinde birleştirmiş kalbinin hemen üstüne bastırmıştı, parmaklarının arasından sızan kanla siyah elbisesi ıpıslak olmuştu.Sasuke lanetler savuruak ileri atıldı ve genç kızı düşmeden yakaladı.Yarasına baktığında her şeyin çok geç olduğunu anlamıştı yine de onu hastaneye yetiştirmesi gerekiyordu.Caelo düşüncesini okumuş gibi elini uzattı ve yüzünü tuttu.

-Hayır, yorma kendini.Çok geç anlıyor musun?Bak işte ben kazandım, sen kaybettin.Daha kaç yaşama mal olacaksın Sasuke!” Sesi giderek azalıyordu.Sasuke’nin yanaklarından bir damla süzülüp Caelo’nun dudaklarına düştü.

-Seni sevmiştim Sasuke! Hala da seviyorum.İçimdeki tüm nefretin bu bıçakla kayboldu.Artık sana karşı hiçbir kötü duygu beslemiyorum.Bunu bilmeni ist…” Öksürdü, ağzından kan gelmişti.Zorlukla konuştu,

 

-Son bir kez daha…Ölmeden önce…Yanımda götürebileceğim bir şey…”Sasuke bir şey demedi,  Caelo’nun yüzüne eğildi, onun hala sıcak dudaklarından hafifçe öptü, sıcacık nefesini salarken ona hayat vermeyi diledi.Gözlerini kapadı, bu anı zihninde ölümsüzleştirdi.Dudaklarında kendi gözyaşıyla karışmış Caelo’nun göz yaşlarının tadı vardı.Fakat başını kaldırdığında Caelo ölmüştü.Üstünden parlak mavi bir kelebek geçti, bir an Sasuke’nin çevresinde dolandı.Elini uzattı,  bir an kelebek ona değdi.Sasuke içinden tüm nefretin gittiğini hissetti, sanki gözündeki bir perde kalkmıştı.Bir oyunu izlemişti, adı hayat oyunuydu.Ve oyun sona ermişti.Bunun bedeli kolları arasında tuttuğu, bedeni halen sıcak olan…Ah, bedeli bu mu olmalıydı?Caelo’nun henüz katılaşmamış bedenini kaldırdı.Yavaş adımlarla yürümeye başlamıştı, fakat gitmesi gereken yerin tam aksi yöne doğru….Köyün ışıkları yavaşça ardından kaybolurken, ve arkasında o gece tepe başındaki ışıkların ne anlama geldiğini çözmeye çalışan köy sakinlerini merak içinde bırakarak; küçük, parlak bir kelebeğin ardı sıra uzaklaştı….


 

Caelo~