« Önceki |

Cumartesi, Şubat 7, 2009

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları - 11 (İhanetin Tohumları ve N

-Köyden dışarıya çıkmayalı o kadar uzun zaman olmuştu ki...
-Evet Caelo, son çıkışında köyü neredeyse bir savaşa sokacağını hatırlatırım sana.
-Hehe...Güzel günlerdi be!
-Yine ucuz yırttın var ya.Senin yerinde ben olsaydım.................

Caelo, Sakura'nın sözlerinin gerisini dinleme zahmetine katlanmadı bile.Önü sıra yürüyen Naruto ile Kakashi'ye bakarken aklından bambaşka şeyler geçiyordu.En son Sasuke ile ne zaman görüştüğünü hatırlamaya çalıştı.Ama başaramadı.

"Lanet olsun!"

Sakura'nın üzerinde pembe bir kıyafet vardı ve kısa pembe saçlarını Konoha'nın simgesini taşıyan alın koruyucusuyla alnının gerisine atmıştı.Üzerindeki her şey pembeydi.Gözleri hariç.Gözleri duru bir yeşilin rengine sahipti.Kakashi her zaman bildiği üsere sıradan Jounin kıyafetlerini geçirmişti üzerine ve maskesi yüzünün yarısını örtüyordu.Alın koruyucusunu Sharingan gözünü saklayacak biçimde yüzüne çaprazlamasına geçirmişti.Naruto ise hiç değiştirmediği rengi olan turuncu kıyafeti ve sarı saçları ile işaret feneri gibi ortalarda dolanıyordu.Caelo ise en sevdiği renk olan siyahı değil de Kakashi gibi koyu yeşil Jounin giysisini seçmişti.Sırtında içinde silah malzemeleri olan küçük bir çanta taşıyordu.Bütün gece yürüdükten sonra Kakashi ormanın biraz içerisinde kamp kurmaya karar verdi.Yemeklerini ateş başında yemeye başladıklarında Kakashi sessizliği bozdu.

-Buradan beş günlük uzaklıkta Akatsuki'lerin gizli bir yeri mevcut.Anbu takımından geriye kalanlarla orada buluşacağız.Fakat bu ormanı geçtikten sonra hepinizin çok dikkatli olmanızı istiyorum.En ufak bir tehlike belirtisini bile es geçmeyin.

Naruto araya girdi.

-Bizim görevimiz tam olarak nedir, Kakashi-sensei?
-Sizin göreviniz...bir kere kesinlikle Akatsuki'lerle kapışmak değil-
-Ama-
-Dövüşmeye fırsatınız kalmadan ölürsünüz.Özellikle de tek başınaysanız.Bu yüzden sizinle geldim.

Caelo, ateşin kıvılcımları arasında Kakashi'nin yüzünü seçmeye çalıştı ama yüzü karanlığa gömülmüştü.
-Peki bizden tam olarak istenen şey nedir?
Kakashi dosdoğru Caelo'ya baktı.
-Buraya aslında Caelo için geldik.O ve onun ailesi hakkında.

Caelo elindeki yemeği yere düşürdü.
-Ne demek benim ve ailem için geldik?Kakashi-sensei, ben Sasuke'ye ve diğerlerine yardım edeceğimizi sanıyordum.
-Bir bakıma evet, fakat tamamen doğru bir açıklama değil.Caelo, sanırım arkadaşlarının da bunu bilmesi gerekiyor.Biz uzun zaman önce ailenin izini bulduk.Ve bu iz bizi Akatsuki'lere kadar götürdü.Sasuke özellikle bu iş için görevlendirildi.Ve o şu anda orada-
-benim ailemle mi çarpışıyor? Ne yani anne ve babamın Akatsuki'lere katıldığından mı bahsediyorsunuz?
-İlk önce biz de öyle düşünmüştük, ama hayır.Sasuke de bu gerçeği araştırmak için orada.Akatsuki'lerin bir destekçileri olabileceğinden şüpheleniyoruz.
-O zaman neden beni, yani demek istiyorum ki, beni neden- Konoha'ya terk edip gittiler!! Neden Akatsuki'lere bulaştılar? Ve neden bunu bana şimdi anlatıyorsunuz?

Kakashi, Caelo'nun çatık ve kararsız gözlerine baktı.
-Şu anda bile her şeyi tamamen bilmiyoruz.Bu yüzden Tsunade sana söylememe kararı aldı.Ayrıca senin ne tepki vereceğini de bilemedi.Yine de bu gerçeği senden daha fazla saklamak sana ihanet olurdu.Şimdi biliyorsun.Tek başına Akatsuki'lerin peşinden gitmeyeceğini biliyorum.Bunu neden yapmaman gerektiğini de sana anlatayım.Sasuke tam gerçeği öğrenebilmek için haftalarca bu görev için canını tehlikeye atıp duruyor.Ve sen ona ve tüm ninjalara ihanet etmeyeceksin.

Sakura yemeğini kenara koydu.

-Şu anda yetişkin bir Jounin olarak alacağın kararlarda sana karşı çıkamam.Yine de seni ailen olmadan tanıdık ve seni seviyoruz.Akatsukiler olsun olmasın, ailenin geçmişi seni bağlamaz.

Naruto da hararetle başını sallayarak onayladı.Pek şaşırmışa benzemiyorlardı, demek ki bu daha önce düşündükleri şeydi, yani ailesinin hain olabileceği ihtimali.Caelo kafasını ellerinin arasına aldı.Kafası karışmıştı.Çantasına uzanıp bir minik bir flüt çıkardı, yavaşça elinde çevirmeye başladı.

-Alimden bana kalan tek şey buydu.Bu minik flüt.Ve benim düşündüğüm şey ise-Arghh keşke onlardan geriye bana kalan şey sadece bu olsaydı.Keşke olmayan anılarımda hayal ettiğim gibi iyi insanlar olsalardı.Keşke-
Kakashi elini kaldırdı.
-Caelo, kızgınsın, anlıyorum.Fakat dediğim gibi tüm gerçeği bilmiyoruz.Bunu neden yaptıklarını da.Sadece seni bizim köye bıraktılar ve çekip gittiler.Hiç bir mantıklı sebep olmaksızın.Bence onları yargılamadan önce bunu düşün.
-Kakashi-sensei, bu flütü ne zaman kullansam bedenimde yaralar açtığını biliyorsun.Ailemden miras aldığım jutsuyu daha doğru düzgün kullanamıyorum bile.Ve bu bana zarar veriyor.Onlardan gelen herhangi bir şeyin benim yararıma olacağını söyleyebilir misin?

Gurup sessizliğe büründü.Kakashi gözlerini ateşe dikmişti, Sakura ile Naruto'da birbirlerine kaçamak bakışlar atıyorlardı.
-Peki yaşıyorlar mı? Yani onlarla karşılaştınız mı?
-Hayır.
-..........
-..........
Yarım satta sonra Caelo flütü sertçe çantasına fırlattı.
-Ben uyumaya gidiyorum.Biraz da düşüneceğim.Bana bunları anlattığın için teşekkür ederim, Kakashi-sensei.Her ne kadar anlatmamanı dilesem de...
-Caelo-
Sakura, Naruto'nun yüzüne vurdu.
-Şimdi sırası değil, Naruto! Her ne diyeceksen...

Caelo uzandı ve düşündü, düşündü, düşündü.Sabaha kadar düşündü.Ondan sonraki günlerde de tek yaptığı şey düşünmek oldu.Ne düşüneceğini de tam olarak bilmiyordu.Ailesini karşısına alıp yüzleşme şansını da yitirmişti.Artık yaşamadıklarına göre neyi, nereden ve nasıl öğreneceğini de bilmiyordu.

***************************
***************************
Ormandan çıkıp yabancı topraklarda yürümeye başladılar.Her biri çevresine çok dikkat ediyordu, ara sıra Kakashi Sharingan gözlerini kullanıyor ve etrafın güvenli olduğundan emin oluyordu.Caelo da ses duyusunu sonuna kadar kullanıyor, artık düşünmekten delirecek hale geldiğinden kafasını başka şeylere vermeye çalışıyordu.Beşinci günün sabahında yavaş yavaş izlere rastlamaya başladılar.Önce bir kaç kırık eşyaydı sonradan bunlar çevredki varlıklara da yansımaya başladı.Kırılmış dallar, yanık otlar, kesilip biçilmiş ağaçlar ve en sonunda kökünden sökülmüş ağaçlar.Naruto derin bir ıslık çaldı.

-Vay be! Çatışmalar epeyce sert geçmiş.Ahh ben de burada olmak isterdim.
Sakura dirseğiyle onu dürttü.
-Kahramanlık yapmanın sırası değil, Naruto.Burada olsaydın büyük ihtimalle ayak altında dolaşıyor olurdun.
-Sakura-chan, ben bir zaman sonra Hokage olacak kişiyim.Benim yeteneklerim-

Caelo elini kaldırdı.Durdular.Başını yana eğmiş dinleme pozisyonuna geçmişti.Kakashi Sharingan gözlerini açtı, Naruto ve Sakura da ellerinde kunailerle beklediler.Caelo fısıldadı.

-Kakashi-sensei, buluşma yeri buraya yakın mı?
-Çok değil, ama burası değildi.
-Biri geliyor.Yaklaşık beş yüz metre önümüzde ve bize doğru yaklaşıyor.
Ağaçların arasına saklanıp beklediler.On dakika sonra diğerleri de ayak seslerini duymaya başlamışlardı.Yavaş ve aksak  adımlar.Çalılar aralandı ve içinden Sasuke çıktı.Caelo nefesini tuttu.Üstü başı kan içindeydi ve giysileri yırtılmıştı.Yüzü bembeyaz olmuştu.Pek iyi görünmüyordu.Kakashi'nin durdurmasına fırsat vermeden ağaçtan yere atladı ve doğruca Sasuke'ye koştu.Naruto ve Sakura ortaya çıkıp bağırmaya başladılar."Neden bağırıyorlar ki, Sasuke yaralandığı için olsa gerek" Caelo'nun aklına bunun bir tuzak olabileceği gelmemişti.Bacaklarına bir şeyin dolandığını hissettiğinde Sasuke bir kaç adım önündeydi.Ona sarılan şey büyük ve pullu bir yaratıktı.Dengesini kaybedip yere düştü, yaratık hala onu sarmaya devam ediyordu.Bu devasa bir boa yılanıydı.En son gördüğü şey kocaman açılmış ağzıydı, ve bir saniye sonra Caelo yılan tarafından yutulmuştu.

********************************
********************************
-Kakashi-sensei, ne yapacağız?
-Naruto sen göreve devam ediyorsun, git ve Sasuke'yi bul.Onu bu yeni durumdan bilgilendir.Sakura sen Anbu üyelerine yardıma gideceksin, şu anda en ihtiyaç duydukları şey bir sağlık ninjası.Ve ben de Hokage'ye haber vereceğim.

Bunu dedikten sonra yok oldu.Sakura ve Naruto Anbu'ları bulmak için harekete geçmek zorundaydılar.Fakat Naruto olduğu yere çakılıp kalmıştı.Hala sahte Sasuke'nin kaybolan görüntüsünü arıyor gibiydi.Gözleri yılanın kaybolduğu yere takıldı, bir kolye duruyordu.Caelo'nun boynundan kopan minik bir kolye, Konoha'nın simgesini taşıyordu.Ellerini yumruk yaptı, kolye canını acıtana kadar avucunda sıktı.Vücudunun etrafında kırmızı kabarcıklar belirdi.Sakura onu sakineştirmeye çalışıyordu.Naruto'nun gözleri,  Orochimaru'nun yılanının kaybolduğu yere bakarken çoktan tilki şeklini almıştı bile.

*********************************
*********************************
Caelo hiç bir şey göremiyordu, sadece bulunduğu yerin ıslak, yapış yapış ve kokuşmuş bir yer olduğunu biliyordu.Yılanın midesindeydi ve bundan hiç mutlu değildi.Ellerini kıpırdatmaya çalıştı ancak vücudu kasılıp kalmıştı.Büyük ihtimalle yılan tarafından sokulmuştu, bedeni zehrin etkisindeydi.Ona saatler gibi gelen bir süreden sonra yılan sertçe Caelo'yu tükürdü.Gözlerini kırpıştırdı, ve etrafına bakındı.Kırmızı kayalardan oluşmuş duvarlara sahip karanlık odayı tek bir mum ışığı aldınlatıyordu.Kuru ve sıcak bir odadaydı.Ses duyusunu sonuna kadar kullandı ama kalın duvarların ötesinden hiç bir şey algılayamadı.Kulaklarındaki basınç ona yerin epeyce altında olduklarını söylüyordu.Yılanın olduğu yerden bir ses yükseldi.

-Nihayet seni buldum! Yuvana hoşgeldin.Bu iş sandığımdan da kolay oldu.

Yılan Orochimaru'ydu.Caelo ağzını zorla oynattı.

-Ne yuvası be? Ne saçmalıyorsun? Nereden çıktın sen?
-Burasını hatırlamaman doğal.Ne de olsa aradan yıllar geçti, en son burasını bebekken görmüştün.
-N-NE?

Orochimaru, Caelo'nun şaşkınlığından mutlu olmuş gibiydi.

-Ahh, demek bilmiyorsun.Bu daha da eğlenceli olacak o zaman!

Arkasını döndü ve ellerini çırptı.Dışardan ayak sesleri yankılandı.Mağaramsı odanın girişinde uzun boylu bir adam belirdi.Siyah saçları vardı ve yüzündebir maske takıyordu.Sırtında büyükçe bir kılıç vardı, fakat bundan ziyade Caelo'nun takıldığı şey....

-Bir ANBU MU? Neler oluyor burada?

Yeni gelen bir Anbu maskesi takıyordu.Elini kafasın götürdü, yavaşça maskesini sıyırdı.Maskesini gerisinden Sharingan gözler ona bakıyordu.Bu gözler soğuktu, acımasızdı, tanıdığı o sıcaklıktan eser yoktu.Caelo bir süre yaşadığı şokun etkisinde kaldıktan sonra cı dolu bir çığlık ağzından kaçtı.

-YOOOOOOOOOOOOOOOOOO......Sasuke! Anlamıyorum...Neden? Sen...Anbu'dansın, buraya beni kurtarmak için mi geldin? Gizlice gelmen gerekmiyor muydu?
-Saçmalama! Seni kurtarmak isteyen kim?

Sasuke'nin sesi tıslar gibi çıkmıştı, gözleri Caelo'nun yüzüne dikilmiş, sanki her mimiği kontrol edermiş gibi görünüyordu.

-Orochimaru-sama, bunu söylemem gereksiz ama bazı ilüzyonları sahiden de güçlüdür.Sıkıntı olmaması için ağzını bağlamanızı öneririm.
-Ah elbette.Ne de olsa onu ben yarattım.Fakat onun ilüzyonlarının benim üzerimde etkisi yok.Gücü benim gücümün çok altında.
-Anlıyorum.
-Sasuke-kun, iyi iş başardın.
-Teşekkürler, Orochimaru-sama.
-Sanırım iyi bir ödülü hak ettin.Ben şimdi gidiyorum, Malum seni Anbu'ların yanında biliyorlar.Onlara senin yokluğunu aratmamak lazım.Hem sen de Caelo'nun gelecek olan muhtemel sorularını cevaplamak isteyebilirsin.Nazik olmayı unutma, ne de olsa bir anda bir sürü şok yaşadı.

Sasuke onayladı.Orochimaru kaybolmuştu.Şimdi ikisi neredeyse karanlık odada, biri toprağın üzerinde diğeri ayakta birbirlerine bakıyorlardı.Sonra Caelo gülmeye başladı.

-Beni neredeyse kandırıyordun.Hadi bana yardım et de geri gelmeden uzaklaşalım.Orochimaru'yu nasıl kandırdın bilmiyorum ama iyi bir iş becerdin.

Sasuke kıpırdamadı.

-Çok safsın.Gerçi bunu zaten biliyordum ama bu derece salaklaşabileceğini tahmin etmiyordum.Her seferinde beni şaşırtıyorsun.
-Sa-Sasuke!! Neler diyorsun ya? Sözlerin çok ağır ben sahiden kırmaya başladın.ve---

Caelo çenesini oynatmaya çalıştı ama bir anda kasılmıştı.Zehirden olduğunu düşünüyordu.Sasuke'nin görüntüsü de titremeye başlamıştı.Gözlerini odaklamaya çalıştı.

-Beni andırdın.Sen benim arkadaşımdın ama hain için çalışıyormuşsun.Bunca zaman herkesi kandırdın.Senden nefret ediyorum!Oysa sen benim için....

Başı yere düştü.Çok zaman geçmeden içeri Orochimaru girdi.Yüzünde yılanımsı bir sırıtışla Sasuke'ye baktı.Sasuke de sırıttı ve yavaşça değişti.Sharingam gözler siyah rengine dönmüştü ve bir gözlük takıyordu.Siyah saçlar ise beyalaştı, uzun boyu bir parmak kısalıp daha da inceldi.Bu Kabuto'ydu.Caelo'nun Sasuke'yle olan arkadaşlığının derinliğini bildiği için özellikle onu taklit etmişti.Orochimaru'nun zekice planlarından birisiydi.

-Ne diyorsun? Kaldığımız yerden devam edecek mi? Yoksa onu öldürmeli miyiz?
-Hazır sayılır.Çok saf, fakat eğitilmeye meyilli.İçine nefret tohumlarını atıp sevdiklerinden uzaklaştırdık mı deneylerimizde kullanabiliriz.

Orochimaru Kabıto'ya küçük bir cisim verdi.Bu Caelo'nun flütüydü.
-Uygun zamanı geldiğinde bunu ona ver.Zamanla kullanmayı öğrenecek, yeter ki ailesi gibi bize karşı koymasın yoksa sonu onlarınki gibi olur.Eğer boyun eğmezse ne yapacağını biliyorsun Kabuto.

Kabuto sırıttı.Elindeki flütü cebine koydu.Planı işe yaramazsa Caelo bu flütü kullanmak zorunda kalack ve kendi kendini öldürecekti.Acılı ve uzun bir ölüm olacaktı.Uyanmayacağını bilse de ihytiyatı elden bırakmamak için yeniden Sasuke kılığına büründü ve bekledi.

Çarşamba, Ocak 7, 2009

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları - 10 (Tehlikenin Kokusu)

Sasuke, Anbu üyesi olduğundan bu yana Caelo onu hiç  görememişti.Artık ne akademi öğrencisiydiler, ne çaylak Genin ne de daha yolun başıda olan Chuunin'diler.Birer Jounindiler ve hayatta bazı sorumlulukları olan elit ninjalardı.Sasuke'de klanın getirdiği ve çoğu kendisine has özellikleri yüzünden Anbu'nun vazgeçilmezlerinden biri olmuş, görevden göreve koşuyordu.Genelde bir iki gün içinde bitirip döndüğü görevlerin aksine bu seferki neredeyse iki hafta olmuştu.Sasuke ara sıra haber yollasa da bu haberlerin içeriği asla görevin içeriği ile ilgili olmuyordu.Hayatta artık daha çok sorumluluk almak isteyordu Caelo, bunun içinde....

-Gene ne düşünüyorsun Caelo?..Ve elindeki o bira da..
-Ne zaman içsem garip garp düşüncelere kapılıyorum.Ve bu beni öldürüyor.
Naruto elleri turuncu pantolonunun ceplerinde yanına gelmiş ve sıranın üstüne çökmüştü.Caelo, Naruto'ya bir bakış attı.
-Sence bu aptal ceza ne zaman bitecek?Aslında Hokage-sama her zaman haklıd-
Naruto omzunun üstünden baktı. "Tamam Caelo, Tsudane  geçti.
-Ahh, cezamın kısa sürmesi için ona takma isimle seslenmemeye karar verdim.
-Caelo...Elinde bira var! Sence cezanı kısa keser mi sanıyorsun? Bence bu ceza senin aklını başına getirecek!
Naruto neşeyle gülmeye başladı.Caelo'da kafasına vurdu.
-Çok komik, eğleniyorsun demek! Çok zaman sonra değil, bir süre sonra gülen ben olacağım Naruto.

Caelo'nun sesindeki şeytani tınıyı yakalayan Naruto, öksürdü.
-Hmm..ı-hı...Caelo gene ne yaptın sen? Eşşşşek şakası için biraz büyümedik mi sence?
Biraz sonra oturdukları yer sarsılmaya başlamıştı.Uzaktan büyükçe bir toz bulutu yaklaşmaya başladı.Bu toz bulutu aslında bir araya gelmiş ve belli bir hedefe doğru giden kızgın bir kalabalıktı.Yaklaştıklarında bazı çığlıklar ayırt etmeye başlandı.

-İşte bu o!
-YAKALAYIN.
-BU SEFER KAÇAMAZ ELİMİZDEN!
-Tarlama saldığın fareler tüm ürünlerimi yediler.
-Benim de yemek ocağımda ramen pişirmişsin ve tüm ev mahvoldu.
-DUR KAÇMA!

Caelo ağzının yan tarafıyla söylendi.
-Offf Naruto, aslında bunları yapan benim.Fakat senin kılığında..Naruto, şu an senin için taaaam kaçma zamanı dostum! Çabuk, uç, Kyuubi'nin gücünü de kullanırsan hayatta kalma oranın artar.

-Hıyaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!! Caelo yaktın beniiiiiiii !!

Caelo, Naruto'nun gölge klon jutsusu yapıp bir sürü tarafa kaçışmasını izlerken neşeyle güldü.Naruto için endişelenmiyordu.Fakat onun gelip kendisini rahatsız edeceğini bildiği için bu şakayı hazırlamıştı.Akademi bahçesinde durdu.Bugün çocuklar eve gönderilmişti, ve pek yapacak bir şeyi yoktu.Hokage'nin kendisine verdiği cezayı sindirmeye çalışyordu.'Akademi hocası mı?' Peh...Bu iş Chuuninlerin işiydi.Hem kendi yeteneklerini başkalarına öğretirken oldukça isteksizdi, hem de öğrettiklerini karmaşık bir biçimde öğrettiği için anlamayan öğrencileri azarlamak şeklinde kötü bir huyu vardı.Tsunade'nin karşısında elleri belinde şu sözleri dediğini hatırlıyordu.

-Ben o aptal veletlerin karşısında saatler geçirmek istemiyorum, ASLA!

Hokage'nin o meşhur patlama sahnesinden hemen önce dediği sözlerdi.Başka bir şey diyemeden derhal odadan kaçmıştı.O zamandan bu zamana akademide çalışıyordu.Çocukları hala sevmiyordu.Yine de Tannin ona iki şey öğretmişti, bir kişi ne kadar küçük olursa olsun, içinde yeterince cesaret varsa gerisinin bir önemi yoktu.Diğeri ise, çocuklar da bir gün büyüyeceklerdi, yapması gereken tek şey mümkün olduğunca uzak durmak ve büyümelerini beklemekti.

-Ahh günümüz veletleri..Ben eskiden böyle miydim?
Ve eski günlere dalıp gitti.Naruto'nun çığlıkları halen yankılanıyordu.

-Bu sefer biraz abartmış olabilirim.
Sonra da bira şişesine yeniden gömüldü.
************************************
************************************
Akademide altı ay geçirdi Caelo.Bu sırada Naruto ve Sakura çeşitli görevlere gidiyorlar, diğer ninjalar ise günlük işlerini yapıyorlardı.Fakat Caelo, yaklaşana fırtınayı herkesten önce sezebilme yeteneğine sahipti.Sanki rüzgarın sesi ona bir şeyler anlatıyordu.Bunun sahip olduğu "Ses" yeteneğiyle alakası olabilirdi.Anbu takımı uzun zamandır köyde değildi, ve..

-Caelo, ben buradayken istersen kafanın içinden düşünme!
Düşünceerine ara verdi.Yeniden Hokage'nin yanındaydı.
-Caelo, artık cezalı değilsin.Seni şimdi bir göreve gönderiyorum.Naruto ve Sakura ile birlikte gideceksin.Kakashi de sana eşlik edecek.
-Ama altı ay daha akademide...
-Seçim senin!

Caelo yutkundu.Seçim hakkı olmadığını o da biliyordu.Bu sefer sessizce dinledi.

-Anbu takımından bazı kişiler dün geri döndüler...  "  Caelo sessizce dinleme kısmını bir kenara fırlattı.
-Sasuke döndü mü? Neredeler?
-Sabret Caelo.Sasuke ve bir kaç kişi dönmedi.Sadece durumu ağır olanlar derhal geri getirildi.Uzun ve zorlu çatışmalar yaşamışlar ve ben de şu an elimizde olan jouninleri anbulara yardıma gönderiyorum.Bu en yüksek dereceli görevlerden biri ve...

-Ve...
-Ve bu seferki düşmanlarımız Akatsuki'ler.
Caelo nefesini tuttu.
-Ama Naruto'yu onların karşısına çıkaramazsınız.Hem ailem hakkında bana bir şeyler ankatacaktın!
-Hayır, aslında çıkarabilirim.Ve çıkarıyorum.Bu görev de ailen hakkında zaten! Beni bir kere de olsa sorgulama Caelo, bir kerecik de olsa sözümü ...

Tsunade'nin yanında duran Shizune kafasını salladı.
-Hokage-sama, Caelo gitti bile.
Tsunade boş odaya bakındı.Daha azarlamasına bile başlamadan ortadan kaybolmuştu.Tonton viyakladı, Shizune'de güldü.
-Sanırım öğreniyor.Bu yeni taktiği.Fakat bir konuda haklıydı.Neden Naruto?
-Bu sefer korktuğum şey Naruto değil, Caelo.Kakashi'yi neden gönderiyorum sanıyorsun?

Tsunade ellerini başının arasına aldı.Köyden bir keecik de olsa ayrılıp görevere gitmeyi istedi, ne yazık ki Hokage'lik sıfatı bunu yapmasını engelliyordu.
-Shizun Caelo'yu derhal buraya getir...yeniden...ve bu sefer onu bağladığından emin ol! Sabrımı taşırmak üzere çünkü.
-Derhal!

******************************
******************************
Naruto, Sakura, Caelo ve Kakashi köyün kapısında durdular.Caelo döndü ve özlemle arkasına baktı.
-Bir daha burasını asla göremeyeceğim gibi bir hisse kapıldım.Sizce de öyle değil mi?
Kakashi maskesinin ardından gözlerini açarak Caelo'ya garip garip baktı.Sakura elini salladı.
-Aldırmayın ona Kakashi-sensei..Ne zaman içse böyle derin ve saçma hayallere kapılır.
Kakashi kafasını hafifçe salladı.Güneş önlerinden batarken ve gölgeleri arkalarında uzayıp giderken-
-Caelo orası batı taraf.Yol bu tarafta!
-Biliyor musunuz, burasını gerçekten de özleyeceğim!En çok da sizinle birlikte yaptığımız-

Üçü hiç de daramtik olmayan bir şekilde yeni maceralarına doğru yola çıktılar.Fakat Caelo'nun dediği bir şekilde doğruydu.Bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı.Çünkü-

Sakura çığlık attı.
-Caelo!!! Sen sigara mı içiyorsun?
-Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak Sakura.Başta bozulmaya başlayan ciğerlerim ve çoktan çökmüş karaciğerim bunun ispatı zaten.Belki buna sulanmış beynimi de eklemek istersin.
-Of.............

*****************************

Cuma, Kasım 19, 2008

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları - 9 (Gizli İşler ve Duygular)

Not: Dün bir Naruto hayran hikayesi çevirirken bu Anbu'ların ninjaları zorla köye getirme olayı diye bir şey okudum.Benim hikayeye oldukça benziyor, yani caelo'yu da o şekilde getirdiler ya! Ben onu kafamdan uydurmuştum meğerse Anbu'ların gerçekten de böyle bir işlevi varmışHavali İçimde kalmasın diye bu ntu yazıyorum, yazılarımda herhangi bir yerlerden esinlenme Asla kullanmam.O anda aklıma ne gelirse yazarım! Artık düşünerek yazmayı da bıraktım yaniMutlu bana ilham verse verse sadece şarkılar verir-_- işte böyle...Şimdi kaldığımız yerden devam edelim!

***********************************
-Sizin işiniz gücünüz yok mu? Hani etrafımda dolanmak yerine mesela, hmmmm, KAÇAK NİNJALARLA uğraşsanıza!!

Caelo, Hokage'nin odasında, dar, tahta bir sandalyenin üzerinde beklemekten en sonunda sabrını yitirmişti.Yanında duran üç tane Anbu üyesi ise seslerini çıkarmadılar.Yüzlerindeki kırmızı çizgili, beyaz maskeler yüzünden yüz ifadelerini göremiyordu Caelo.Köye dün gelmişlerdi ve henüz arkadaşlarını bile görmemişti.Apar topar Hokage'nin odasına götürlmüş ve o gelene kadar burada tutulma kararı verilmişti.Caelo eski akademi günlerini hatırladı.Bu, sınıftan kaçmak gibi bir şey olurdu.Gizlice pencereden sızmaya çalışmış ama bir Anbu'yla burun buruna gelerek çok feci yakalanmıştı. Tabii ya, karşımda kimlerin olduğunu bilmeliydim! Bunlar Iruka-sensei kadar anlayışlı değiller! Bu zavallı kaçış teşebbüsünden bu yana da bu adamlarla bekliyordu.En sonunda Hokage rüzgar gibi odaya daldı, peşinde Shizune ve Tonton vardı.Saçlarını savura savura masasına gitti, oturdu.Caelo korkuyla bekledi.Eğer bu kadar sinirliyse kim bilir ses tonu nasıl çıkacaktı? Fakat Tsunade ellerini çenesinde birleştirdi, gözlerini kapadı, ve sakin bir sesle konuştu.

-Caelo dışındakiler, derhal çıkın!

Caelo arkasında bir rüzgar hissetti.Anbu'lar anında toz olmuşlardı, tonton ise viyaklayarak kapıdan fırlamıştı.Shizune kapıyı kapatır kapatmaz bina sarsılmaya başladı.Zavallı kız ellerini tutarak Tonton'un peşinden uzaklaştı. Hayvanlar tehlikeyi daha iyi seziyorlardı.

Tsunade tüm gücüyle bağırıyordu.Ondan yayılan güçle sandalyesinden düşen Caelo, duvara süründü ve orada yatıp bekledi.Beş dakika sonra Tsunade biraz daha sakinleşmiş ve eliyle masasına gelmesini işaret ediyordu.

-Caelo, bu haber kimse tarafından bilinmese bile ben biliyorum.Köyü ne duruma soktuğunun farkında mısın?Bizimle alakası olmayan bir köyü savunmak için itibarımızı yerle bir etmek üzereydin!Sasuke'yi de ne duruma soktuğunun farkında mısın? Senin aklı başında biri olduğunu düşünerek Jounin yapma kararı aldık, fakat ne yazık ki gelişen sadece vücudun olmuş, aklın hala akademi günlerinde.BENDEN İZİN ALMADAN BİR SAVAŞA KATILMAK DA NE DEMEK? BU İŞİ SEN ÇOCUK OYUNCAĞI MI SANDIN?Sana ben desem ki?

Ellerini başının arasına aldı.Sonra üzüntülü bir sesle devam etti.

-Hem Anbu'lar gelmeseler ve seni getirmeselerdi, köye gelmeyecektin.Öyle demişsin.Kaçak Ninja olmakta bahsetmişsin.Kaçak Ninja'ların ne olduğunu biliyorsun, değil mi? Umarım bunu düşünmeden söyledin.
Tsunade dosdoğru Caelo'nun gözlerinin içine baktı.İşte Caelo bunu beklemiyordu.Tsunade'den bu ilgiyi beklemiyordu.Gözlerine yaşlar doldu.

-Ben sadece Ses Köyü'ne gidip ailem hakkında araştırma yapmak istemiştim.Bu kadar sene bu işi yapmayı sizlere bıraktım fakat sonunda elimde olan şey sıfır.Ben bilmek istiyorum! Bunun için gerekirse izin almadan o köye gitmek istedim.Hem burası benim köyüm bile değil, neden kaçak ninjalarla aynı sınıfa koyuyorsun ki beni?

-Gerçekten böyle mi düşünüyorsun? Burasının senin köyün olmadığı yönünde...

Aslında Caelo bebekliğinden beri hayatını geçirdiği bu köyden başka hiç bir yeri evi olarak düşünmemişti.
-O halde Anbu'ları neden yolladın ? Köye bir mahkum gibi Anbu'lar eşliğinde getirilmek ne demek?
-Lafı saptırma Caelo, ikimizde biliyoruz ki mahkum bir ninja olsaydın şu anda ölmüş olman gerekirdi.Anbu'ların neler yapabildiğini sen de benim kadar biliyorsun.Sana değer veriyoruz, köydeki arkadaşlarını düşün.Seni dünden beri görmek için kafamın etini yediler! Naruto ramen, ramen! deyip durdu, ve bana bakın bir iddiaya daha girerseniz ramen için sizi temin ederim ki bu son iddianız olur.Sakura senin için evinde kızları toplamış, size özel bir hoşgeldin partisi hazırlamışlar.Ayrıca benim yerimde başka biri olsa sana kim bilir neler yaoardı, neyseki değerlisin benim için...Ve Sasuke'de....." Lafını kesip kapı tarafına hafifçe baktı.Caelo bu hareketi fark etmedi.

-Ne olmuş Sasuke'ye ?
-Neyse, bunu sana kendi söyler belki.Bunu söylemek bana düşmez.

Caelo'nun kaşlar havaya kalktı.
-Peki, tamam.Sakura neden bir parti hazırlamış ki? Benim savaşa katıldığımı biliyor olamaz, ve  birbirimizi pek sevmeyiz-_- Yani o beni pek sevmez, nedenini tam bilmesem de! Heralde bir yabancı olduğumdan olsa gerek.

-Tamam onlarda söyledim savaşa katıldığını.Güvenilir insanlar, hem bilmeye hakları vardı.Seni kutlamak istiyorlar.Ne yabancısı ya, beni sinirlendirme.Iruka-sensei de seninle konuşmak istedi.Caelo, herkesi nasıl endişelendirdiğin farkına var, ve bir daha burası benim köyüm değil derken iyice düşün.Bu konuyu burada kapatıyorum, ne kadar konuşursam da konuşayım aynı şey.Cezanı çekeceksin elbette, sana bu akşam bildirilecek.Ve cezan bittikten sonra da seninle ailen hakkında konuşacağız.Bilmek istediklerini elimden geldiği kadarıyla anlatacağım.Sanırım artık zamanı geldi.

************************
Caelo Tsunade'nin odasından kafası karışmış bir şekilde çıktı.Koridorda, neredeyse göremediği karanlık şeklin üstüne çıkacaktı.

-Sasuke, korkuttun beni!Ne zamandır buradaydın ?
Caelo Sasuke'nin üstüne baktı.Köye geldiklerinde giydiği kıyafetler vardı, kanlı, yıpranmış, ve tozlu.Savaş giysileri!
-Hİİİİİ!! Dünden beri burada mısın seni avanak! Derhal git, değiştir üstünü! Bir Uchiha'ya hiç yakışmayan kıyafetler bunlar.
 Sasuke hala susuyordu.Caelo yanlış giden bir şey olup olmadığını merak etti.
-Hey, neyin var? Tamam belki içerde söylediklerimi duymuş olabilirsin, burası köyüm değil derken kast ettiğim...
-Özür dilerim.
-Ha?

Hokage binasından çıkmışlardı.Vakit öğlene yaklaşıyordu, parlak güneşin altında yavaşça ilerlediler.
-Sana Anbu olduğumu söylemem gerekirdi.
Caelo işin o kısmını unutmuştu.Suratını buruşturdu, kollarını kavuşturdu.
-Evet, söylemen gerekirdi.Anbu'lardan ve onların acımasız doğalarından ne kadar nefret ettiğimi, kıyafetlerinden tiksindiğimi biliyordun!Ve onlara katılmak yerine köyden ayrılmayı isteyecek kadar gıcık kaptığımı da biliyordun!Tüm bunları bilerek bunu yapmış olman affedilir sebepler değil.
Sasuke'nin yüzü iyice karardı.
-Fakat..." Caelo cümlesine devam etmeden önce elini çenesinin altına koydu. "Sanırım Anbu'lara yepyeni gözle bakmaya başlayabilirim.Belki biraz da olsun sevebilirim.Hem onlara benim için katıldığını söylemiştin.Özrünü kabul etmezsem nankör sıfatını sonuna kadar hak ederdim" Sasuke'ye sıcak bir gülümseme yolladı.Ve ömründe Sasuke'nin yüzünün bu kadar sıcak ve güzel gözükebileceğini bilemezdi.Bu sözünden sonra tatlı bir gülümseme yüzüne yayıldı, ve yakışıklı Uchiha çeneleri iyice ortaya çıktı.Genelde depresif, asık suratlı gezen Sasuke, hayatında ilk defa bu kadar mutlu görünüyordu.Caelo "Ben intikamcıyım! İntikam almam gereken bir adam var" diye ortalarda gezinen çocuğun nasıl bu kadar değişebildiğini merak etti.

-Sasukeee, senin gülümsemen büyüleyici ya! Neden asık suratla gezdiğini anlayamıyorum.
Sasuke'ye doğru eğildi.
-Hem benden söylemesi, eminim bu gülümsemen için ölecek bir sürü kız vardır ortalarda.Sahi, seni hiç bir kızla görmedim Sasuke! Bu işle de ilgilenmem gerekiyor benim, en iyi arkadaşın olarak bunu yapmazsam gözlerim açık gide-...Sasuke ne oldu? Aaa...

Sasuke'nin yüzündeki mutlu ifade gitmiş yerine gözleri kocaman açılmış, şaşkın bir ifade gelmişti.Caelo gözlerinin önünde elini salladı ama Sasuke'de tık yoktu.

>>Eski resmi, sadece yüzündeki ifadeyi dikkate alın^^


-Caelo, daha önce dediğim gibi son derece zeki kızsın, yeteneklisin ama duygusal açıdan yeteneğin sıfır!
-Ne demek istiyorsun? Sana iyi bir kız arkadaş bulamayacağımı mı söylüyorsun? Öyle bir yaparım ki! Seni hiç bir kızla birlikte gezerken görmedim.Hayır, seni yanlış anlayacaklar hiç değilse bir kaç kere bir kızla yemek yerken falan görün!
-Yanımda başka bir kız yoktu Caelo, ÇÜNKÜ SEN VARDIN!
-Ahh, ben sayılmam.HA? bir dakika, ne demek istiyorsun?

Caelo durdu, Sasuke'nin önüne geçti, yüzünü ellerinin arasında tuttu.
-Hey, bana bak.Yoksa sen ?
Sasuke simsiyah gözlerini karşısındakine dikti.Ve başını salladı.
-Bilmeliydim! Tabii ya! Ne aptalım! Çevrende ben olduğum için kimse yanına yaklaşmıyor! Özür dilerim Sasuke, bunu nasıl düşünemedim.Hey, yine ne oldu?  SASUKE?

-CAELOOOOO!!!
Naruto yanında Sakura, Rock Lee, Chouji, Shikamaru, Ino Kiba ve diğer ninjalarla birlikte ona doğru geliyordu.
-Caelo, hadi Ichiraku bizi bekliyor! En güzel ramenlerini hazırladığını iddia ediyor, bunu kaçıramazsın! Bu arada, Sasuke neden yerde?
-Bilmiyorum, ama az önce bir şey keşfettim, sana sonra anlatırım! Senin yardımına ihtiyacım olacak bu konuda!Yardım et bana,  Sasuke'yi ramenciye kadar götürelim!
Naruto yüzünde bir sırıtışla,
-En son Chuunin sınavında bu haldeydin, Sasuke? Ne oldu yaw?
-Kapa çeneni, budala!
-Sensin o budala! Kuzgun kafa!
-Ramen beyinli...
-Uchiha salağı...
-Köyün delisi...
 .....
.....

Ramenci'ye doğru gittiler.Tüm olanları odasından izleyen Tsunade sırıttı.Köyün en güçlü, karizmatik ve kendine güveni sonsuz klanına ait olan Sasuke'nin işi epeyce güç olacaktı.Caelo ile başetmek herkesin harcı değildi, ama Sasuke elinden geleni yapıyor gibi görünüyordu.Tsunade pencereye sırtını çevirdi, elini şaklattı.Caelo'nun yanında bulunan Anbu üyeleri bir anda belirdi.

--Ses Köyü'ne gitmenizi ve Caelo'nun geçmişini bir daha deşmenizi istiyorum.
-Ama Tsunade-sama, o köy uzun zaman önce yok edildi, hem de...
-Evet biliyorum.Ses Köyü Orochimaru'nun kurduğu bir köydü.Akatsukiler tarafından da yok edildi.Oraya gidip bu sefer yeni bir şey araştırmanızı istiyorum.Caelo'nun ailesinin kimliğini biliyoruz zaten...Akatsuki'leri bulmanızı ve mümkünse izlemenizi istiyorum.Bu sefer neyin peşinde olduklarını bilmek istiyorum.Caelo'nun ailesini ise özellikle takip edin.Gerekirse tüm Anbu'yu bu işe seferber edin.

Elini salladı, ve üç üye geldikleri hızla yok oldular.Tsunade içini çekti. Acaba bunu Caelo'ya nasıl söyleyecekti ?

Pazar, Kasım 14, 2008

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları - 8 (Saldırı ve Bir süpriz)

Üzerine doğru gelen dev alev toplarından korunmak için Caelo kendini yere attı.Ninjaların acı içindeki çığlıklarını duyabiliyordu, burnuna yanan etin keskin kokusu geldi.Ateş tepesinden akıp gidiyor neredeyse hiç zarar vermiyordu ona.Neredeyse....

Yarım dakika sonra alevler geldikleri gibi gittiler.Hafif tütsülenmiş kirpiklerinin ucundan etrafına bakmaya çalıştı.Çimler kurumuş, bazı ağaçların dalları yanıyordu.Diğer ninjalardan yaşayanlar çil yavrusu gibi dağılmış, ölen arkadaşlarının bedenlerini geride bırakmışlardı.Arkasına baktı, çim ülkesinden gelen ninjaların da yok olduğunu gördü.Ayağa kalkmaya yeltendi fakat tam önünde yerde bir gölge belirdi.Sessizce yaklaşmıştı.Tanıdık bir ses duyunca, Caelo ağlamakla gülmek arasında kaldığını hissetti.

-Neredeyse karışmayacaktım.Gayet iyiydin.

Caelo, Sasuke'nin uzattığı eli yana itti, dizleri üstünde doğruldu ve rahatça gerildi.

-Daha yeni ısınıyordum.Senin ortalığı alevlere boğacağını bilseydim hiç çabalamazdım.Ne o benim boğuşmamı izliyor muydun uzaktan?Nasıldı, eğlenceli depil mi?

Köyden insanlar gelmeye başlamışlardı.Urasa-san da gelmişti.Caelo olan bitenleri anlatırken yaşlı adam da şaşkın bir vaziyette Sasuke'ye bakıyordu.

-..Ve işte sonra bu alev saçan ejderha geldi.Verdiğimiz hasar için kusura bakmayın.
-Önemli değil, Caelo-chan.Sayenizde tuzağı çok geç olmadan fark edebildik.

Karşısında eğilip duran yaşlı adama elini salladıktan sonra peşinde Sasuke ile köyün merkezine yürümeye başladı.Geldiğinde ıssız bir yer olan şimdi insanlarla dolup taşıyordu.Caelo, Sasuke'ye dönüp bakmıyordu.Hayatını kurtardığı gerçeği ona kızgınlığını dindirmiyordu.Bu her ne kadar haksız bir kızgınlık olsa da sinirini birisinden çıkarması gerekiyordu, bu da onu bırakıp giden Sasuke olmalıydı.

Cephaneliğe gidip kunailerini yeniledi.Caelo dinlenmek istiyordu, günlerdir uykusuz kalmanın yorgunluğunu hissediyordu.Fakat akşama savaşta olacaktı.Yine de yarım saat dinlenme ona iyi gelebilirdi.Bir duşa da ihtiyacı vardı, Sasuke yüzünden yüzü gözü is içinde kalmıştı.

Yine de tüm bunları yapmak yerine güney tarafına yöneldi.Esas savaş yerine doğru.O zamana kadar sessiz olan Sasuke nihayet konuştu.

-Konuşmamız gerek.
Caelo yandan bir bakış attı.
-Hıh...Pekala, pişman oldun ve geri geldin.Bana yardım ettiğin için sana minnettar mı olmalıyım?Madem geri gelecektin neden gittin, ha?
-Aslında buraya sana yardım etmek için gelmedim.Ben...
Sustu.Ağzında lafı geveleyip duruyordu.
-Haydi söylesene!
-Aslında Caelo, sana bunu söylememem gerekirdi, ama en iyisi söylemek sanırım...Ben bir kaç hafta önce Anbu'ya katıldım.Daha doğrusu onlar beni aralarına istediler ben de kabul ettim.Ve..

Caelo şaşkınlıkla bakakaldı.ANBU, ha?Konoha'nın gizli suikast timi.Kirli, gizli kapaklı işlerin merkezi.Köyün gururu, aynı zamanda en tehlikeli yeri.
-Ne yani ben bunca zamandır yanımda bir anbu üyesiyle mi gezindim? Neden bana söylemedin ? Artık sırlarını bilemeyecek kadar güvenilmez biri miyim ?

Sasuke Caelo'ya bakmadan konuşmasına devam etti.Sanki ilerdeki ağaçlar birden ilgisini çekmiş gibiydi.Caelo'nun sözlerini duymamış gibi devam etti.


-Bana çok önemli bir görev verdiler.Benim Anbu olmama neden olan bir görev..Mutlak birini takip etmem isteniyordu...Bu oldukça tehlikeli sayılabilecek biriydi.Ve gerektiğinde onu durdurmam.Çünkü sağı solu belli olmayan bir ninjaydı ve köyde onunla başedebilecek kişi sayısı da oldukça azdı.Ve ben o görevi aldım.

Doğrudan Caelo'nun gözlerine baktı.Soğuk bir gülümseme yüzüne yayıldı.

-Ve yanılmamışlardı.Yani bu görevin tehlikeli olduğuyla ilgili.Ben bu görevi almamalıydım.Çünkü bu ninja, her ne kadar ondan güçlüysemde onu durduracak güce henüz sahip değilim.Fakat benim yerime başka birini görevlendirmelerini de istemedim.Bu yüzden...

Caelo başının döndüğünü hissetti.Etrafındaki evler gözünün önünde dans etmeye başlamıştı.Elleriyle başını tuttu.

-Dur bir dakika!Ne demek bir ninjayı izlemek.Sen şu anda zaten bir görevdesin!Ve sadece ikimiz varız, bu demektir ki...

En sonunda jeton düşmüştü.İnanmaz gözlerle Sasuke'ye baktı.Onun alaycı gülümsemesi, hor gören ve yukardan bakışlarını beklemişti ama onun yerine son derece sakin bir yüzle karşılaştı.Bu onu daha da sinirlendirdi.Mantıklı düşünmeyi bir kenara bıraktı.

-Bunca zamandır beni mi izliyordun? Beni koruyor muydun yoksa tam tersine bana zarar mı vermeye çalışıyordun?Sen, bu köyde en güvendiğim insan, bana bunu nasıl yaparsın? Durdurmak ha? Demek sana gerekirse öldürmeni de söylemişler öyle mi? Çok mu zarar veriyordum? Çok mu başa çıkılamazdım? Tebrikler, Sasuke! Köye git ve onlara de ki, görevinde başarılı oldun, onu öldürdüm de, çünkü bu gece zaten öleceğim!Ha senin elinde ha düşmanın ne farkı var ki?
-Dinle, bak böyle davranmak zorunda değilsin.Benim istediğim...
-Elbette davranmak zorunda değilim.Neden uğraşıyorum ki? Beni yalnız bıraksana!Merak etme köye dönmeyeceğim, hayatımın geri kalanında Kaçak bir ninja olarak geçireceğim.Ve bunun sorumlusu da sen olacaksın!

 

Caelo kendi kendine sinir içinde söylenerek uzaklaşmaya çalıştı.Sasuke kolundan tuttu.

 

-Bir şey daha var.Saçın...Biraz kısalmış.

-NEEEEE?

 

Ateş yağmuru sonucunda saçları on santim kısalan Caelo, omuzlarına düşen siyah saçlarını elledi.

-Seni lanet olası.Bu deminki itirafından bile kötü! Üstelik bunun sorumlusu sensin.Ben saçlarımı geri istiyorum! Neyse...Yarına kadar bekle sen.Ya sen niye döndün ki? Gitsene başımdan! İstemiyorum seni görmek.

 

Akşama kadar sinirleri tepesinde gezindi.Durmadan bir şeylerle uğraşıyordu, yine de Sasuke ona belli bir mesafeden durup yanından fazla uzaklaşmıyordu.Düşmanların giderek yaklaştıklarını haber verdiklerinde güneş neredeyese batmak üzereydi.Nihayet o an gelip çatmıştı.Ya ölecekti ya da hayatının en çetin savaşından sağ salim çıkmanın gururunu sonsuza kadar taşıyacaktı.

Sasuke'ye baktı.Gurur mu demişti? Düşüncesini hemen geri aldı.

Köyün askerleri, genci, yaşlısı bütün sakinleri yerlerini almışlardı.Vatandaşlar özellikle savunma konusunda askerlere destek olacaklardı.Ninjalarla ise Caelo ile Sasuke ilgilenecekti.Urasa-san'ın yüzü daha umutluydu.

-Sasuke kun'un gelmesi iyi oldu.Belki de savaşın sonucu lehimize döndürür.
-Umarım geberir!
-Pardon ?
-.....

*************************************
Tam iki gün süren bir savaş olmuştu.Ninja tarihine geçen bir savaş olarak çocukların ders kitaplarında yer almıştı.Cesaret ve fedakarlıklarla dolu bir savaşta köyün nüfusu en az yarıya düşmüş, ortalık kana bulanmış, iki köy uzun süre toparlanamayacak kadar sefil olmuştu.Yine de köyün yöneticisi urasa-san'ın zaferiyle sonuçlanan bu çarpışmada, küçük bir kuvvetle nasıl büyük bir orduyu yendiği de efsane konusudur.Konoha'nın adı savaşta asla geçmemektedir.Yine de halkın arasında dolaşan söylentileri durdurmak mümkün olmadığından, etrafta savaş sırasında birden çıkagelen siyah giyimli ölüm melekleri denilen bir takım yaratıkların Ateş ülkesinin bu küçük köyüne yardım ettikleri söylentileri dolaşıyordu.Ölüm melekleri lafı biraz abartı olsa da işi bilenler için çok tanıdık bir terimdi....Bunlar elbette ölüm melekleri değildi, sadece siyah savaş kıyafetlerini giymiş olan Sasuke, ve Caelo'ydu.

*************************************
Caelo ve Sasuke savaş bittikten bir hafta sonra hala köydeydiler.Bir yandan yaralarını sarıyorlar, diğer yandan diğer yaralılarla ilgileniyorlardı.

-Keşke Sakura burada olsaydı...
Tannin atıldı;
-Caelo-chan, Sakura da kim ?
-Pek sevmediğim biri yine de iyileştirmede üstüne yoktur.Sağlık ninjası anlayacağın...
-hımmm

Tannin'in anne ve babası ölüler arasındaydı.İkis de Caelo'nun elleri arasında ölmüştü ve bunun için caelo en ufak bir üzüntü hissetmiyordu.Tannin şmdi öksüz ve yetim olabilirdi, yine de artık kendisini öldürmek isteyecek bir anne ve babaya sahip değildi.

-Tannin, seni sık sık görmeye geleceğim, merak etme.Senin iyi olduğundan emin olacağım.
Tannin kısa kollarını caelo nun boynuna doladığında, sızlayan yaralarına rağmen caelo işin buna değdiğini düşündü.Sonra aklına geldi.Çocuklardan nefret etse de aman içinda onlar büyüyorlardı.Biraz sabretmesi gerekiyordu o kadar.

Köydekilerle vedalaştıktan sonra Caelo ve Sasuke, Konoha'ya doğru yola koyuldular.Çölü tekrar geçtikten ve ormana geldikten sonra ikisi aynı anda durdu.Sasuke söze başladı.

-Caelo, konuşmamız gere-
-Ben gelmiyorum.
-Ne?
-Köye dönmüyorum.Hem seni de istemiyorum artık yanımda.Bana yalan söyledin.Hokage de öyle.
-Kaçak ninja olarak yaşamak mı istiyorsun? Hokage'nin emirleri dışında zaten bir savaşa katıldın.Daha fazlasını yapma.Budalalık etme.Biliyorsun peşine düşecekler.Başına ödül konacak.
-Sanki beni yakalacaklarmış gibi.Umurumda değil, yapmam gereken işler var.Ailemi bulmak zorundayım.Sanırım beni bu yüzden izlettiriyorlar.Ailemin kim olduklarını bilmiyorlar, beni tehlikeli sanıyorlar.
-Sebebini bilmiyorum, eğer bir cevap arıyorsan bunu ağaçların arasında ya da başka köylerde bulamayacaksın.Hokage ile konuşman gerek.
-Tsunade yeterince sinirli.Bir de onu çekemem.Boşversene.Elveda Sasuke.Ve tahmin edeceğin gibi Ses Köyü'ne gidiyrum, eğer takip etmek istiyorsanız beni orada bulabilirsiniz.

ağaçların arasında bir takım hışırtılar oldu.Yüzlerine maske takmış ürkütücü görünümlü, iri yarı ninjalar caelo nun etrafını sardı.Sasuke elindeki kılıcı çıkarmıştı, fakat gelenleri görünce geri çekildi.
-Üzgünüm Caelo.
-Hah, ya ne çabuk yakalandım be!Daha kaçak ninja bile olmamıştım! Offf olamaz!!

Caelo çevresindeki Anbu üyelerine baktı.Hep birlikte, neşeli bir gurup olarak köye geri dönüyorlardı.İçlerinde en neşelisi caelo'ydu.Köye dönünce yaşanacak faciayı düşününce gülmekten gözlerinden yaşlar geliyordu.

-Fakat Sasuke, arkadaşlarını ikna etde, önce bir kuaföre uğrayalım.Tsunade'ye bunu açıklamak zor olabilir.

Perşembe, August 28, 2008

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları - 7 (Tuzak)

Caelo köyün yüksek gözcü kulelerinden birine çıkmış gözlerini köyün dışındaki ağaçlara dikmişti.Güneş neredeyse doğmak üzereydi.Sabaha kadar uyanık kalan ve ondan önce günlerce yolculuk edip dövüşmüş olan Caelo başının öne düşmek üzere olduğunu hissetti.Etrafta kuşların ve böceklerin sesinden başka bir ses yoktu, ki bu şimdilik güvende olduklarının bir işaretiydi.Ayağa kalktı, serçe gibi ince kesik sesler çıkardı.İlerdeki ağaçlardan birinin tepesinden aynı tonda ama daha kalın bir kuş sesi yükseldi.Her şey yolundaydı.Caelo kıyafetindeki yaprakları yolduktan sonra aşağıya atladı.Önceki dövüşten kalma yaraları sızlıyordu.

Köyün içindeki ana karargaha gittiğinde Caelo'nun gözlerine bir hareketlik çarptı.Dün akşam konuştuğu askerlerden birini yakaladı.

-Neler oluyor?
-Kuzey tarafından gelen nöbetçilerden haberler var.Büyük bir ordudan bahsediliyor.
-Gündüz mü saldıracaklarmış? Buna cüret edemezler!

O sırada Tannin'in büyükbabası elindeki bastonla ağır aksak içeri girdi.Gözleriyle etrafını taradı, Caelo'u görünce dosdoğru ona yöneldi.

-Ben de sana bakıyordum, Caelo.Haberi yeni aldım.Söylenenler doğru mu?
-Ben de şimdi onu öğreniyordum.Gün içince bize saldırmayı planlıyorlar.
Askere döndü.
-Peki onları yönetenlerden ne haber? Onlarda geliyorlar mı?
-Casuslar onarı görememişler.Orduya sızan ajanlara göre ortada bile yoklarmış.Sebebini ben de merak ediyorum.
-Peki ya ninjalar?
-Onlardan da aynı şekilde tek bir haber yok.
-Anlıyorum.Demek öyle...Peki ya diğer köyler?

Urasa-san üzüntüyle başını iki yana salladı, bastonuna iyica yaslandı.
-Ne yazık ki hiç bir köy başka köylerin arasındaki savaşa girmek konusunda istekli değil.Kendilerine bulaşılmadıkça hiç kimse diğerinin yardımına koşmaz ya da savaşmaz.

Caelo kaşlarını çattı.Diğer köyler yardımlarına gelmiyorlardı, bu savaşı kendi imkanları ve cesaretleri ile kazanmak zorundaydılar.
-Sanıyorum bizim iki korkak ninjaların koruması eşliğinde gelecekler ve kazanacaklarını umdukları zafer saatinde kendilerini gösterecekler.Bu da güneş battıktan sonra, yani geceye denk geliyor.Bu durumda herkes son derece savunmasız kalacak çünkü hiç kimsenin gece görüşü ninjalarınınkine denk olamaz. "Kahretsin!"
-Caelo, sen bunu başarabilir misin?O kadar ninja tarafından korunurken..
Caelo elini salladı.
-Elbette.Yeter ki siz kendi savaşınıza odaklanın o ninjalar ile damadınızı bana bırakın.
-Tamam caelo sana güveniyoruz.

Caelo askerleri Urasa-san ile başbaşa bırakıp dışarı çıktı.

**************************
Köyün içi oldukça sessizdi.Kadınlar ve çocuklar sığınaklara gitmişlerdi, bunlar yerin altında devasa mağaralardı.Neredeyse boş sokaklarda yürüken Caelo'nun üzerinde yrgunluğun verdiği halsizlik vardı."Bir ninja ne şartta ve durumda olursa olsun, daima uyanık olmalıdır.Çünkü ölüm hangi kılıkta ne zaman ve nereden çıkacağı belli olmaz.Dikkatli olmak ninjanın en önemli kurallarından birisidir." Sensei'sinin onlara öğrettiği ilk şeylerden birisi de buydu.Fakat Caelo dikkatini toplamakta zorluk çektiğini fark etti.

-Sasuke-kun...
Ağzından fısıltıyla bu ismi andı.Kimbilir neredeydi şimdi, belki de Konoha yolunu yarılamıştı bile.Onu asla bırakmayacağını, ve daima yanında duracağını söyleyen Sasuke değil miydi? Bu savaşa katılmasının Hokage'nin emirleri arasında olmadığını gayet iyi biliyordu.Bunu duyarsa başına gelecekler konusunda bazı nahoş fikirleri de vardı.Sonuçta bu kararı kendisi de alsa Konoha ninjası olduüğu için otomatik olarak kendi köyünü de savaşa sokmuş oluyordu.Bu bir kaçak ninjanın bile yapmayacağı şeydi, Sasuke bu yüzden kızmıştı ona.Fakat Tannin olayını kişisel bir mesele olarak üstüne alan Caelo için bunların bir önemi yoktu.

Etrafı yüksek duvarlarla çevrili köyün güney kapısına ulaştı.Farkında olmadan ayakları onu buraya yönlendirmişti.Saldırı kuzeyden beklendiği için burada fazla kişi yoktu.Caelo esnemesini bastırdıktan sonra etrafına bakındı.
"Tuhaf...Savaş halindeler ama etrafta tek bir kişi bile yok."
-Heyyy!!
Caelo tembelce seslendi.
Gözcü kulelerinden birinde hafif bir kıpırtı gördü.Demek birileri vardı.Fakat görmesi gerekiyordu.Asma merdivene tutundu, kendini yukarı çekti.Bir kas saniye sonra tepeye varmıştı.
-Hey!
İlerde duvara dayanmış askeri gördü.Tuhaf bir pozisyonda durmuştu.Duvara yarı çökmüştü, uzun mızrağı da yerdeydi.Caelo güldü

-Demek köydeki tek uykucu ben değilim, ha?Dostum uyursan seni ne yaparlar biliyor-
Rüzgarla beraber burnuna kan kokusu geldi.Bu düşünce beyninde işlenmeden bilinç altında neler olduğunu kavramıştı.Yaklaştıkça yerdeki kanları fark etti.Gözcü kulesinin tepesinde bulunan küçük odaya baktığında orada bir kaç cesedin durduğunu gördü.
-Lanet olsun!

Kunaisini çıkardı ve arkasından atılmış olan shirukenleri son anda savuşturdu.Birden nerden çıktığı belli olmayan ninjalar etrafını sarmıştı.Bunlar öncekinden farklı olarak yeşil bir kıyafet giyiyorlardı. "Çim ülkesi ninjaları!Demek onları kiralamışlar"

Bir ağaç dalı fırlayıp Caelo'nun kunai tutan elini yakaladı.Daha başka dallarda geliyordu.Caelo onlardan kaçınmaya çalışarak kendisini yakalamış olan daldan kurtarmaya çalıştı.Sırtına sert bir darbe yiyeyek kulenin zeminine yapıştı.Yerde yuvarlanarak diğer bir darbeden sıyrıldı, kulenin kenarından kendini boşluğa bıraktı.Hala ağaç dalı sıkıca koluna yapışmıştı, ve tüm kolunu kaplamaya çalışıyordu.
"Kahretsin!Bunlar ağaçlarla savaşıyorlar!Ve her yanımız lanet olası bitkilerle dolu!Bu kötü!"
-Sizin biraz budanmaya ihtiyacınız var, ha?
Diğer eline aldığı kunai ile dalı kopardı.Nihayet serbest kalmıştı.Hızlı bir gözlemle kendisine saldıran altı ninja saydı.Sırtını bir ağaca dayadı

-Sıkıysa tek tek gelin sizi ninja köpekleri!
Etrafından yağan dalları savuruyordu.Bu ninjalar birebir dövüşmektense dalları bir silah gibi kullanıyorlardı.Arkasında bir hareketlilik hissetti.Ağacın kendisi ayaklanmış üstüne geliyordu!

-NE?
Ağacın tüm dalları birer mızrak gibi üzerine geliyordu.Caelo elini kaldırdı.Bir saniye sonra durduğu yere onlarca büyüklü küçüklü dal saplanmıştı.Havaya kalkan tozlar dindiğinde düşman ninjalar sessizce yaklaştılar.Dalların gerisini görmeye çalışarak eğildiler.

-İşi bitmiş midir?
-Bu saldırıdan kurtulması çok zor.Kaçacak vakti yoktu, gördünüz.
-Hmm...

Altı ninja şaşkınlıkla birirlerine baktılar, sonra kafalarını yukarı kaldırdılar.Caelo yukarda ağacın dallarından birine tutunmuş, dosdoğru onlara bakıyordu.

-Bir ninja ne zaman diğer ninjayı küçümsemeye başlar, işte o zaman dünyanın sonu gelmiş demektir.
Sonra birden yok oldu.Hız jutsusunu kullanan Caelo gözle takip edilemeyecek bir hızla ninjaların arasına iniverdi.

-Demir ülkesinin bu köyüne yardım etmemek ama karşı tarafta yer almak, ha? Ne tür bir onur bu sizinki?Siz ninjalığın adını kirletiyorsunuz.
Kunaisini ilk adamın boğazına sapladı ve onu arkadaşlarının arasına itti.Kalan beş kişi hırsla bağırarak üzerie geldiler.Caelo ilk gelen darbeyi savuşturarak adamın kolunu yakaladı ve onu ağaçların arasına fırlattı.
-İhtiyatsızlık beraberinde ölümü de getirir.Bu şekilde saldırarak kendinize ninja mı diyorsunuz?
Başka biri kendisini boğazından yakalamıştı.Boynunu kırmaya çalıştığı belliydi.Diğer ninjada ufak bir kılıç çıkarmış önden üzerine geliyordu.Kılıç derisini ve etini yırtarak Caelo'nun ciğerlerine saplandı.Caelo'nun ağzından büyük miktarda kan yere boşaldı.
-Ahh...İşte bu iyi geldi
-Ne-?
Caelo'nun vucüdü belirsizleşti, sonra yok oldu.Onun yerine çim ülkesi ninjalarından biri duruyordu.Caelo'da onun arkasında onun boynunu yakalamıştı.Elinin hızlı bir hareketiyle boynu çevirdi.Adam ellerinin arasından yere düştü.
-Şimdiden üç yoldaşınızı kaybettiniz.Daha devam edelim mi?

Ağaçların arasından bir el çırpma sesi yükseldi.Caelo hızla başını o yöne çevirdi.Gelen kişiyi görünce gözleri büyüdü.Bu..Bu-
-Tebrik ederim, Konoha'nın Ninjası.Sandığımdan daha da iyiymişsin.Gerçi şu arkadaşın olmadan fazla dayanacağını sanmıyordum.Ne de olsa daha önceki dövüşte harikalar yaratan oydu.
-Sen- Seni pislik!Para, şöhret bunlar için insanlar öldürülür mü?Bir köyü yok etmeye değer mi?
-Ahh, benim yaşama amacım zaten bu.Bir köy ya da tüm dünya fark etme benim için.
Tannin'in babası sırıtarak Caelo'ya baktı.Elini yana açtı ve onlarca ninja yanında belirdi.Bunlar siyah kıyafetler giymişlerdi.Caelo geriye sağ kalan üç ninjaya baktı.
-Ve siz bu adam için çalışıyorsunuz, öyle mi?Aynısını sizin köye yapana kadar bekley-
-Bu kadar konuşma yeter!Öldürün bu kaltağı ve köydeki en büyük engellerden biri ortadan kalksın!
Siyah kılıklı ninjalar kılıçlarını çekmişlerdi.Caelo'nun üzerine atıldılar.Çim Köyü ninjaları ise oldukları yerde duruyorlardı.Caelo bacağındaki ufak çantaya elini attığında hiç kunaisi kalmadığını gördü."Demek öyle!Ama bu işi savaşmadan bitirmeyecğim!"

Tam bunları düşündüğü anda büyük bir patlama oldu.Caelo ile ninjaların arasında meydana gelen patlama ile Caelo geriye fırladı.Son gördüğü şey üzerlerine gelen büyük alev toplarıydı.

Çarşamba, August 6, 2008

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları - 6 (Savaşa Doğru Tek Başına)

Sasuke ve Caelo'nun geldikleri köy küçük bir köydü ve Demir Ülkesinin merkezinde sayılırdı.Çoğu köy gibi doğayla iç içe yaşana bir halk vardı burada.Caelo baktığı her yerde bunu görebiliyordu.Evler ahşaptandı, her yerde ya bir bitki ya da çiçek vardı.Yiyecekler tamamen organikti, ve et dahil olmak üzere bir çok şey sağlığa zararlı kabul edildiğinde tüketilmiyordu.Caelo sake bile içemeyeceğini öğrenince burada fazla kalmayacağı için mutlu hissetti kendini.

Tannin ve büyükbabası köyün merkezindeki büyük bir evde yaşıyorlardı.Bu üç katlı ahşap bina neredeyse beş kuşaktır aynı ailenin mekanı olmuştu.Tannin'in büyükbabası Urasa'dan sonra Tannin'e kalacaktı.Fakat asıl mesele bu değildi.Küçük bir evin ona kalmasından çok daha karışık olaylar dönüyordu.

Caelo ve Sasuke üzerlerindeki savaş lekelerini temizlediler.Caelo'nun kullandığı son jutsu vücudunda sayısız minik kesiğe yol açtığı için her tarafı sızlıyordu.Sasuke yaralarına bakarken söylendi.
-Sana kaç defa onu kullnma dedim.Üstelik bu seviyede kullanman eğer biraz daha zorlasaydın senin parçalarını toplamak zorunda kalırdım.
-Mecburdum Sasuke!Başka seçeneğim yoktu.
-Yokmuşmuş.Elbette...Caelo sen tıpkı benim gibi özel bir bloodline'dan geliyorsun ve...bunu kontrol etmesini henüz tam öğrenemedin.Eğer aileni bulursak-

Caelo Sasuke'den uzaklaştı ve eski yırtık ninja kıyafetlerini üzerine geçirdi.
-O zaman asla öğrenemeyeceğim.Neyse, hem yaralrım mühüm değil.İşin büyük çoğunu senin yaptığını düşünürsek...

-Caelo-chan, Sasuke-kun, yemek hazır!
Tannin kapıya vurup bu sözleri bağırdığında ikisi neredeyse hazırlanmışlardı.Caelo çıkarken Sasuke Caelo'nun kolunu tuttu.
-Ne var?
-Sonsuza kadar kaçamazsın, biliyorsun.
Caelo Sasuke'nin elinden kurtuldu
-Varsın gittiği yere kadar.Bu konuda konuşmak istemediğimi biliyorsun.
-İstiyorsun ama elimizde hiç bir şey olmadığı için...Bugüne kadar bu konuda fazla konuşmdım ama artık bir şeyler öğrenmemiz gerek.İkimizde Jounin olduğumuzdan Ses Köyü'ne gidip belki...
-Görevdeyiz.
-Görevden sonra-
-Tsunade buna izin vermez.
-Verdi bile.
Caelo Sasuke'nin gözlerinin içine baktı, doğruyu söylüyordu.
-Bunun için izin mi aldın?Hem de bana sormadan?Hem oraya gitmek isteyip istemeyeceğimi nereden biliyorsun?Bunu yapmaman gerekirdi.Şimdi çekil önümden, halletmemiz gerekn önemli bir mesele var...Bunu sonra konuşacağız!
********************************

Yemek Tannin sağsalim döndüğü için oldukça neşeli geçiyordu.Ya da hemen hemen neşeli.Caelo yüzünü asmış, söylenenleri yarım kulakla dinliyordu.Sasuke ise tüm dikkatini vermişti.

Büyükbaba Urasa köyün en varlıklı ailesiydi.Bir tane kızı vardı.
-Kızımı bir gün yabancı köyden istediler ben de burada yaşamaları koşuluyla kabul ettim.İlk zamanlarda oldukça mutlu bir aile gibi görünüyorlardı.Fakat bu genö adam göründüğünden biraz daha hırslıydı.Çok sonradan öğrendiğime göre bu genç adam kızımla, benim servetimi ele geçirmek için evlenmiş.Hırsız ve alçağın biri.Kızım da ona uydu ve bu ikisi köyde bana karşı cehhe aldılar.Tannin doğduğunda her şey düzelir diye umuyordum ama torunumu bana karşı bir tehdit unsuru kullanmaya başladıklarında bu ikisini köyden sürgün ettim.Ve Tannin'i de Newari ile uzağa güvenliğe yolladım.Bir kaç yıl, Tannin büyüyene kadar kendilerini gizlemeyi başardılar.Sonra birden saldırılar gerçekleşti.
-Saldırılar mı?
-Newari o gece zor kaçtığını anlattı bana daha doğrusu güvenilir bir haberci bana bunu ulaştırdı.O saldırıdan sağ kalmalarının tek sebebi Newari'nin aşırı dikkatliliğiydi.O olmasa...

Urasa'nın yaşlı omuzları hafifçe sarsıldı.Büyük, kocaman gözleri ve bembeyaz bir sakalı vardı.Otururken bile yanından bastonunu ayırmıyordu.Ona sıkıca tutundu ve devam etti.
-Size gelene kadar bir sürü kişi bu uğurda hayatlarını kaybetti.Kızım ve o iğrenç adam düşman köyün lideri ile anlaşma yapmış...Beni ya da torunumu öldürmek için.Tannin olmasa servet onlara kalacak çünkü ama araya Tannin girdiği için her şeyimi ona bırakabiliyorum.Beni öldürmeleri o kadar mühim değil ama kendini savunmaktan aciz bir çocuk onlar için çocuk oyuncağı.
Caelo söze karıştı.
-Çocuk oyuncağı neymiş gördüler ama!Bir dahaki sefere bunu onlara fena ödeteceğim!
-Caelo-chan, size minnet borçluyum ama kızıma dokunmayın.Onun kötü niyetli olmadığını biliyorum.Kızım, o iyi biriydi ama o çıyan onun aklını çeldi.
-Bundan emin olmayın .Son gördüümde ikisi gayet iyi anlaşıyırlardı.Ben buna katıksız işbirlik derim.

Urasa içini çekti.
-Ellerinin altında bir sürü suikast ninjaları var.Siyah takım, ve özel suikast ekibi.Sizde...
-Evet biliyorum onları.Çok güçlülerdir, asla pes etmezler.Ya öl ya da öldür.Aldıkları eğitimi her aşamasında beyinlerıne bu sözcük kazınır.

Caelo mırıldandı "Başarısızlık asla kabul edilemez" Zaten bu yüzden Anbu'ya katılmadım.Son derece katı eğitimleri var.Ama çok iyi ninjalar yetişiyor orada.
Sasuke;
-Siyah takımın neredeyse yarısını hallettik.Ama Suikast Takımı hakkında endişelerim var.Ve dahası....Burada esas kalma sebebim sizleri uyarmaktı.Tannin'i getirdik ama bu kısa süreli bir zafer.Daha ağır silahlanmış olarak saldıracaklar.Hazırlıklı olmalısınız.
-Ya siz...Kalıp yardım edeceksiniz değil mi?
Tannin Caelo'nun koluna yapıştı.Caelo onun açık renk saçlarını karıştırırken bir yandan mırıldanıyordu.
-elbette yoksa ne-
-Hayır.Geri dönüyoruz.Bizim görevmiz burada sona erdi.
Caelo yanlış duyduğunu sandı.
-Sasuke, sen yardım edeceğini söylemiştin-
-Ben asla bunu söylemedim.Sadece bunu anlatmak istedim.Hem Urasa san bu, Caelo'nun yaralarını görmemden önceydi.Kendisi doğru düzgün savaşamayacak kadar yaralı.
-N-Ne?Ben sana iyi olduğumu söylememiş miydim!
-Bize verilen görev buraya kadardı!
-Ne inatçısın!Bence görevimiz bitmedi, ve sen gimek istiyorsan gidebilirsin ben kalıyorum...
Caelo burnundan soluyarak önündeki meyve suyunu bir dikişte içti.Fazla hızlı içmişti, içecek boğazını yakarak midesine ulşatı, bu da sinirlerini daha da gerdi.
-Caelo, Sasuke-kun...Sizi kavga etmeye zorladığım için affedin.Niyetm sizi birbirinize düşürmek değildi.göreviniz buraya kadardı ve her ne kadar zor durumda olsak da sizden bunu rica etmemeliy-
-Ne münasebet!Bu hikayeyi dinledikten sonra öylece gideceğimi düşünmediniz heralde" Sasuke'yi işaret ederek "O ne yapar bilmiyorum ama ben kalıyorum.Bana savaş taktiklerinizden bahsedin ben de ne yapabileceğime bir bakayım.Konoha'da yıllarca bunun eğitimi aldım."
Urasa derin bir nefes aldı.Gerilmiş sırtını rahatlattı.
-Teşekkürler Caelo, size ne kadar borçlu oduğumu anlatamam" Saygıyla eğildi ve masadan kalkarak uzaklaştı.Tannin'in de uyku saati gelmişti, Caelo'yla vedalaştıktan sonra büyükbabasının arkasından gözden kayboldu.Masada bir tek burnundan soluyan iki elit jounin kalmıştı.

-Kendi kafana göre kararlar alıyorsun.Tsunade bunu duyunca pek memnun kalmayacak.
-Oh evet, bence hemen gidip bunu ona söylemelisin.
-Caelo, aklını başına topla.Bir kişiye korumalık yapmak başka, iki köyün arasındaki savaşa karışmak başka.Sen aklını mı kaçırdın?
-Kaçırdıysam kaçırdım!Tek bildiğim şey Tannin'i ve diğerlerini öylece bırakamam!O ikisine gününü göstermek istiyorum.
-Bunu fazla kişiselleştiriyorsun.Onlar senin değil, Tannin'in anne ve babası.
-Aklım almıyor...Nasıl öldürmeye çalıırlar?Kendi çocukları..Sen de nasıl bu kadar duyarsız olabilrisin.
-Duyarsız mı?Bunu bana sen mi söylüyorsun?
Caelo hışımla ayağa kalktı, yemek solundan dışarının serinliğine çıktı.Hafif esen rüzgar çiçek kokularını da beraberinde getiriyordu.Kavga etmek için hiç uygun bir gece değildi.Sasuke de peşinden geldi.
-Bu gece planlar yapılacak.Her an saldırabilirler biliyorsun.Ben de onlara katılcam.Nihai kararın nedir Sasuke?
Sasuke cevap vermedi.Caelo elindeki kılıcı gördü.
-Ne o?Bana karşı şiddet mi uygulayacaksın?Kılıç, belki Chidori!
Sasuke kılıcını sırtına geri taktı.Saçları rüzgarın etkisiyle savrulup duruyordu, Caelo karanlıkyüzünden yüzünü net seçemiyordu.
-Seni zorla götürebilsem bile heralde yapamam.Tamamen kontrolden çıkmışsın.Böyle durumlarda kimseyi dinlemiyorsun, Hokage'yi bile.Nasıl istiyorsan onu yap.Hoşçakal

Başka tek bir kelime etmeden merdivenlerden indi ve köyün girişine doğru uzaklaştı.Karanlığın içinde yitip giden bedeni izlerken Caelo yüreğinin daraldığını hissetti.İlk defa bir görevi yanında Sasuke olmadan yapacaktı.Onun da kalmasını, yan yana kendisiyle çarpışmasını istemişti.Biraz önce tatlı tatlı esen rüzgar, birden derisini dağlayan acı bir soğuğa dönmüştü.Kollarını kavuşturdu, gökyüzüne baktı.Dolunaya bir kaç gün vardı ama ortalığı yeterince aydınlatmıyordu.Başını indirdiğinde Sasuke çoktan gitmişti.

******************************************
(Gece geç saatler)
Köyün askeri birliği toplanmış stratejileri tartışıyordu.Caelo tartışmaları sessizce izliyordu.Her ne kadar bir yabancı olsa da Urasa san askerleri, kendi savaşlarına katılıp onlara yardım edeceği konusunda askerlere teminat vermişti.Deneyimli bir jouninin aralarına katıldığını duyanlardan hiç biri şikayet etmedi.Her bir yardım onlar için minnetti, hele bu kişi ninja olursa daha da iyiydi.
-Tannin'in anne ve babasına ulaşma imkanımız ne kadar?
-Savaş alanına gelecekleri beli değil.
Caelo araya karıştı;
-Zafer kazanacaklarını düşünürlerse mutlaka geleceklerdir.Yeterince hazır olmadığınız ve hatta korktuğunuz yönünde dedikoduları çevreye yayın.Bu onları ışığa gelen sivrisinekler gibi buraya çekecektir.
-Peki ya sonra?
-Çok basit.Ben bu ikisini bulup meseleyi kısa yoldan halledeceğim.Siz diğer askerlerle uğraşırken ben de bu ikisinin arasına sızmaya çalışacağım.Birini bile rehin alabilirsem bize bu rahatlık sağlar.
-Bu işe yaramayabilir...Tüm stratejimizi senin bu planına göre-
-Unuttunuz mu?Benim kim olduğumu....

Subaylar Caelo'nun üzerindeki kyafetlere daha bir dikkatle baktılar.Konoha'nın geleneksel ninja kıyafetiydi.Sıradan insanların pek göremediği bir kıyafet.
-Sen bir ninjasın...
Caelo sessizce kafasını önüne eğdi.Kafasını iki yana salladı.
-Hayır.Ben Caelo'yum.Konoha'nın bir numaralı jounini.Bir şeyi yaparım dediysem yaparım.Bir ninja asla sözünden dönmez, bu onun şerefidir.Size söz veriyorum bunu başaracağım, ne pahasına olursa olsun.

Subay tereddütle Caelo'ya baktı.Kendisinden en az on yaş küçük bvirinin sözlerini ciddiye almakla, boşverek arasında kalmıştı.Kahverengi saçlarını karıştırdı, alnına dokundu, yanaklarını ovdu.En sonunda yorgun gözlerini Caelo'nun yüzüne dikti.

-Pekala.Elimde başka planlarda olacak ama sen zamanı gelince onları ele geçireceksin.Seni tanımıyorum ama bir ninja yaparım dediyse yapar bunu biliyorum.Pekala o zaman şöyle yapalım...

Onlar tartışmaya devam ederlerken Caelo sessizce gülümsedi.Bu mutlu bir gülümseme değildi.Eli cebindeki flütüne gitti.Fildişi renginde küçük bir flüttü.İşaret parmağından biraz daha büyük olan flüte hayranlıkla baktı.Bu kadar minik bir şey nasıl bu kadar güçlü olabiliyordu.Birde kontrol etmesini öğrenebilseydi.Bunu yapabilen tek kişi kendisi olduğu için Konoha'dan kimse ona yardımcı olamamıştı.Belki bir gün...

Caelo flütü avuçlarında sıktı.Bunu yapabilseydi daha da güçlü olabilirdi.Eğer buradan sağ çıkarsa, Sasuke'nin kendisine yaptırmaya çalıştığı şeyi yapacaktı.Ses Köyü'ne gidecekti...

Düşüncelerini bir kenara bırakıp önündeki savaşa odaklandı.Uzun bir gece onu bekliyordu.

*****************************
(Caelo'nun Notu: Sasuke bırakıp gitti hayırsız!Acaba Caelo bu savaşa girmekte haksız mı yoksa Sasuke'yle mi gitmeliydi.Söz verdiği görevini yerine getirebilecek mi?Sasuke ile bir daha görüşebilecek mi? bir sonraki bölümde...)

Pazartesi, Haziran 14, 2008

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları (Özel Bölüm-2) Caelo Belgesel

Fazla aksiyon sahnesi yazacak ya da bir hikaye kurgulayacak durumda değilim.Bu yüzden bir özel bölüm daha hazırladım.Bu özel bölüm hakkaten özel.Caelo hakkında çünkü.Canım uzun uzun düşünmeden yzmak istedi ve bana hakkaten iyi geldi bu.Hele iki gün sonrasını düşününce!

Bir ünlü, ya da bilim adamı vs hakkında bir belgesel izlediğiniz olmuştur.Söz konusu kişi hakkında bir sürü kişi çıkar ve hakkında konuşurlar onu anlatırlar ya!Ben de öyle bir şey yapmak istedim.Umarım belgesel tadında olmuştur.

*****************************************
Ninjalar 12 yaşlarında akademiden mezun olup başlarında Sensei (öğretmen) dedikleri bir jounin eşliğinde takımlara dahil olurlar, çeşitli görevler üstlenirler.Takımda üç genin ve bir Sensei ile tolam 4 kişiden oluşur.Bu takımlar nereye giderlerse gitsinler, ne yaparlarsa yapsınlar, taım arkadaşları asla birbirlerini uutmazlar çünkü çoğu şeyi bu yaşlarda öğrenirler.Bütün zorlukları, güzellikleri, kötülükleri ve iyilikleri düşe kalka beraber göğüs gererler.Mesela Sasuke'yi ele alalım.Takı arkadaşı Naruto'yu sevmez.Hem de hiç!Ama onu korumak için canını bile verir.Naruto da keza öyle.Sasuke'yi devamlı geçmek ve onu yenmek ister.Aşırı popülerliğini kıskanır.Fakat asıl güçlü olduğu zamanlar Sasuke'yi tehlike altında gördüğü zamanlardır.O kadar güçlenir ki karşısında isterse Şeytan olsun yenebilecek güce gelir (ama bu mecazi anlamda, yoks amümkün değil).Bunu Sasuke'de Caelo'ya zamanında itiraf etmişti.

"İçinde taşıdığı dokuz kuyruklu şeytanla ilgisi yok.Bu tamamen kendisinden gelen bir güç.Kendi iradesi.Sınırlarını zorladığında ve bunu yıkmayı başardığında önünde ne varsa yoksa yok edecek bir güç.Ama o bunu öldürmek için kullanmıyor.Tam tersine iyilik için kullanıyor.Zamanın bir kısmında insanları mutlu ederek geçiriyor.Diğer kalanında ise ahmağın teki."

Naruto ve Caelo...Caelo'nun Naruto ile olan yakın ilişkisi herkesçe bilinen bir şey.İkisi çok iyi anlaşırlar, bunun sebebi birbirlerine benzemelerinden değildir.Onlar gizli ve sözsüz bir anlaşma yapmılardır adeta.Birbirlerinin sırlarını bilirler, hatta Naruto Sakura'yı sevdiğini ilk kez ona açıklamıştır.Caelo'da onu yüreklendirmiştir.Naruto onun ramen yeme arkadaşıdır.İddia arkadaşıdır.Savaşta sırtını dayayabileceği kadar dostudur onun.Ve en önemlisi haylazlık arkadaşıdır.Akademi hocalarının 7 yılda 27 yıl yaşlanmalarının biricik sebepleridir.Iruka Sensei bu konuda oldukça açıktır.

"Beni şaşırtmadıkları tek bir gün bile olmadı diyebilirim.Mutlaka her ders, sözleşmiş gibi dersi kaynatmaya çalışırlar, türlü türlü numaralar denerlerdi.Bunu başaramazlarsa da dersi kırıp, kaçarlardı.Genelde ramencide yakalardım onları.Bazen yanlarında diğer sınıf arkadaşları da olurdu.Akıllarını çelerlerdi onların da.Onlara verdiğim kadar cezayı ben öğretmenlik hayatımda hiç bir öğrenciye vermedm.Üstelik tüm öğrenciler toplasanız, cezaların çeyreğine bile ulaşmazlar.Düşünün gerisini.Caelo aklı başında görünür, ve öyledir de!Ama Naruto ile olduğunda aklı başından giderdi.Bu ikisi adeta güç birliği etmişçesine iğrenç şakalar yaparlardı.Şu kadarını da söyleyeyim, bu ikisinin beraber olmasından daha korkunç bir şey varsa o da sınıfta ayrı yerlerde oturmalarıydı.İki ayrı yerden bombardıma tutulurdum.biri beni oyalarken diğeri yapacağını yapardı.Bı yüzden ikisini devamlı aynı yerde tutmak zorundaydım."


Iruka bu kadar şikayet etmesine rağmen bir soruyla gözleri yumuşuyor ve hüzünle bakıyor.Akademi hayatı şimdi nasıl?

"Güzel.Fena değil.Yıkılan okul kapıları, kırık pencereler, patlayan tuvaletler, yanan öğretmen masaları vs bunlar yok artık.Ama sıkıcı.Monoton.Sanırım o günleri özlüyorum.Şimdi bile kulağıma Caelo hakkında söylentiler geldikçe, ve hala onun eskisi gibi bu yaşına rağmen haylazlık yapabildiğini gördükçe keşke bu ikisi karşımda olsalar da onları azarlasam diyesim geliyor.Ve bunu diyorum da açıkça"

Caelo'nun Naruto'yla ilişkisi sıradışıydı.Ama başka bir sıradışı arkadaşı daha vardı.Aslında sıradışı demek fazla hafif kalırdı, imkansız desek daha doğru olur.Uchiha Sasuke!Klanın kalan tek üyesi.Gizemli, korkutucu, güçlü...Aynı takımda olmasalar da Sasuke en fazla Caelo'yla konuşur ve vektini onunla geçirirdi.Bunu Caelo'nun kendi takım arkadaşlarından dinleyelim.

"Bizimle birlikte mutluydu.Görevlere çıkardık.Neşeliydi, hayat doluydu.Hem ciddi hem neşeliydi.O hem Naruto'ydu hem de Sasuke.Bu yüzden ikisiyle iyi anlaşırdı sanırım.Benim hayatımı defalarca kurtardı, ama o buna önem vermedi.Onun için sıradan bir şeydi sanki."

"Değişik bir takım arkadaşıydı.Fakat Sasuke'nin yanında çok daha değişirdi.Şöyle diyeyim, Naruto'da bu değişim ne kadar negatif yönde oluyorsa, Sasuke'de de pozitif yönde olurdu.

"Bence Caelo Sasuke sayesinde kendini dengelemişti.O çok ciddiydi, suskundu.Onun gözlerine bakan kişi ondaki nefreti eliyle tutabilirdi, o derece yoğundu.Bir gün Akademideyiz.İkisi yan yana geldiler ve ders başlamadan hemen önce sıraya oturup hocayı beklemeye başladılar.Sasuke...ve biriyle yan yana oturmuştu.Neler olduğuu anlamadık ikisi tek kelime konuşmadılar bu konuda.Ama ondan sonra Sasuke değişmeye başladı.Caelo onun nefretini sünger gibi çekiyordu.Herkesin korktuğu Sasuke gitmiş yerine çok daha ılımlı bir insan gelmişti.Bu mucizeden de öteydi.

"Caelo cidden çekilmezdi bazen.İyiydi tamam da çok hareketliydi.Cidden haşarı biriydi.Fakat asla Sasuke ona, Narıto'ya davrandığı gibi davranmadı.Belki de ondan farklı bir şeyler görmüştü.Ondan çok şey öğrendi.Aldırmamayı, mutluluğu, doğayı ve sevgiyi.Bir parçada haylazlığı=)

"Haylazlık demişken....Bir kaç kere Caelo'nun şakalarına alet olmuştu.Hatta o planlamıştı, en başarılı şakalarda onlardı zaten.Sasuke cidden zekiydi.Caelo da öyle ama onda sabır eksikliği olduğu için hiç bir zaman doğru düzgün plan yapamazdı.Düşünemeyi severdi ama fazla düşününce sıkılırdı da.Enterasandı.Caelo da Sasuke'den bir şeyler öğrendi tabii.Sasuke devamlı onu çalıştırdı, üstelik sonuna kadar zorlayarak.Bu yüzden bu derece güçlendi.Ve büyüdü.Acıyı da tattı, hüznü de Sasuke'yle...

-Hüzün mü?

"Evet.Naruto, Sasuke ve Caelo.Üçü de Konoha'nın yetim ve öksüzleri.Naruto'nun ailesi dokuz kuyruklu canavarı durdurmak için kendi hayatlarını feda ettiler.Sasuke'nin ailesi ise katledildi.İkisi de oldukça dramatik.Fakat Caelo terk edildi.Öylece bırakıldı.Yaşayıp yaşamadıklarını asla bilemedi ve bunun acısını içinde hep yaşadı.Sasuke çok uğraştı.Ailesine beraber bakındılar.Görevlerde bile fırsat buldukça buna devam ettiler.Ama boşunaydı.Tek bir iz bile bulamadılar.Caelo gün geçtikçe çöktü ve içine kapandı.Sasuke bunu görünce derhal durdu.Ve bir daha bu konuyu asla açmadı.en azından bizim yanımızda.Ve daime Caelo'yu destekledi.Ona bir nevi aile oldu.Hatta biz bir ara şey düşünmüştük...İkisi...anlarsınınız işte...birbirlerini seviyor gibiydiler.Ama daha çok kardeş gibiydiler.Asla çıkmadılar ya da sevgili olmadılar.Şaşırtıcı bir durum bu.Bunlar özel konular tabii, karar onlara ait, biz karışmayız."

Shikamaru...Akademinin dahisi.Satrançta birinci.Konoha'nın en zeki ninjalarından birisi.Her şey sıkıcı gelirdi çünkü o kadar zekiydiki kendini eğlendircek bir şey bulmakta zorluk çekerdi.Her zaman uyurdu, tembeldi.Fakat Caelo geldiğine başını kaldırır, şöyle bir bakar, yorumunu yapar be geri uyurdu!10 saniyelikuykusundan Caelo için feragat ederdi.Büyük bir lütuftu bu.

"İlginç ama işe yaramaz fikirleri vardı.Boşa harcanan bir zeka!Her şeyde sıkılırdım.Fakat onunla derse girdiimizde, onu çuvallayışını izlerken, eğlenirdim.Naruto gibi başarızı olduğunda bağırmazdı.Hoca arkasını döndüğünde daha başarılı plan hazırlamaya başlardı.Tabi sonuç daha öncekinden beter olurdu o ayrı.Pes etmezdi.Bu yönü güzeldi.Sonra ayrıldık.Ben takımımlaydım, fazla görüşemedik.Umarım değişmemiştir.Sıkıcı biri değildi."

Bu Shikamaru'dan gelebilecek en iyi iltifattı.Herksin Caelo hakkında bir sürü ufak tefek fikirleri vardı.Hatta Hokage'nin bile.Godaime Hokage.Beşinci Hokage.Yani Tsunade.

"Naruto ve bu.Yine mi derdim...Hiç bir görevi beğenmezlerdi, benimle kavga ederlerdi.Naruto için bu olağandı ama Caelo'yu bir türlü anlayamazdım.Çocukları sevmezdi, ve onlarla ilgili görevlerde cıngar çıkartırdı.Nefret ededi, öyle böyle değil.Bunun dışında aldığı görevleri yerine eksiksiz getirirdi.Değerli bir ninja olacağı belliydi.Jounin olunca biraz aklı başına gelir diye düşündük daha beter oldu.İyiki Sasuke yanında.Bu yüzden jounin olmasına rağmen ikisine öğrenci vermedim.Birlikte görevlere çıkıyorlar.Tabi Caelo esas amacımı bilmiyor.Memnun olduğu içinde fazla deşmiyor bu konuyu.Yoksa salak değil.Kesinlikle değil.Onun da bir amacı var.Ve ben onu çok iyi anlıyorum."

Daha fazla açıklama yapmıyor Godaime Hokage.Susuyor.Aslında daha fazla soru sormak istiyoruz geçmişi, nasıl terk edildiğiyle falan.Ama bizim bildiğimizden daha çok şey anlatmıyor.Bunun için Itachi'yi bulmak lazımmış.Sasuke'nin ağabeyi.Sanırım bu imkansızdan da öte bir durum, en nihayetinde Akatsuki üyesi o.Caelo'yla konuşmayacağı belli.Hatta bulsa öldürür büyük ihtimalle.Eğer Sasuke onu öldürmezse.(Özel not: Madara falan hiç karıştırmıyorum, burada Itachi'yi katil yaptım!)Klanının katlimaından sorumlu yegane kişi.

Kakshi.Sasuke, Nartuto ve Sakura'nın Senseisi.

"Caelo.Nasıl tarif etmeli ki onu.(arka plandan Caelo'nun görüntüleri geçip duruyordur.Belgesel ya!)En sevdiği kıyafet ninja kıyafetiydi.Ve asla temiz durmazdı.Ya kan, ya çamur ya da pislik içindeydi.Yerinde durmazdı.Bir ninjanın olması gerektiği gibi ama çocuksuydu da.Sasuke'nin uzun saçları sevdiğini duymuştu Sakura ve Ino'dan ve sırf onun için uzatmıştı.Sırf o uzun saç sevdiği için.Yoksa kendisiyle ilgilenmezdi.Gece gibi siyah gözleri vardı.Bir baktı mı insanın içini okurdu adeta.Her şeyi görürdü.Ama sesini çıkarmazdı, gülüp geçerdi.Müziği çok severdi.Tark edildiğinde yanında bir tek flütü vardı.Geçmişiyle alakalı tek şey oydu.Belli bir klandan geldiği belliydi.Ses konusunda doğal bir yeteneği vardı.Onları silah olarak kullanabilirdi.Ama asla derslerinde ya da hazırladığı şakalrında bunu kullanmadı.Halbuki onlar sayesinde herkesi uyutabilridi.Yapmadı.Beni sayardı ve Sharingan gözümle aşırı ilgilenirdi.Durmadan sorular sorardı.Hatta benimle düello bile ederdi.Sharingan gözümü kullanmamı isterdi.Amacının Sasuke karşısında yenilmez olmak olduğunu sezmiştim.Söylemesine gerek yoktu.Fakat fazla yardımcı olamadım.Çünkü benim de öğrencilerim vardı ve onu ben eğitemezdim.Ve durmadan maskemi indirmeye çalıştığı için onu kendimden uzak tutardım"

Bunlar Caelo'nun hayatının sadece küçük parçaları.Hepsini anlatmak uzun bir ömür sürer.Bu özetin de özeti ama yine de o işte!Yılbaşı balosunun içine karafatma sürüsünü başka kim atabilirdi ki?Ya da Hokage'nin saçlarını kırmızıya boyama başka kim cesaret edebilrdi ki?Fakat aynı Caelo yanan bir binadan bir düzine kadar insanı sağ salim çıkarmayı da başarabilmişti.Ve bir köprünün yıkılmasını engelleyerek bir aileyi kurtarmıştı.Orochimaru denilen pisliğin Sasuke'yi ısırmasını engelleyebilmişti.Ve tüm Konoha'nın kanalizasyonunu tıkayıp bir hafta boyunca milletin kokudan neredeyse ölmesine sebep olmuştu.Onu anlamak hem kolay hem zordu.Silah kullanmayı fazla sevmezdi.Dövüşmeyi severdi.Ama daha fazlası, genjutsu da ustaydı.Kurenai'den bile üstündü.Belgesel bu ya, hep iyi yönlerinden bahsettik.Hiç mi kötü yön yok?

Çok konuşurdu.Bazen düşünmezdi.Yani canı istemediği zaman.Hokage bile sözünü geçirtemezdi ona canı sıkkın olduğunda.Başına buyruktu.Adeta kaçak bir ninja gibi davranırdı.Özgürdü.İstediği yere gider, istediğini yapardı.Cezalar ona vız gelirdi.

Şimdi on yedisini bitirirken, ve aradan geçen onca yıla rağmen pek değişmedi.Daha anlatılacak çok şey var ame bu kadarı yeterli.Zaten gerisini kendisi hikayerde anlatır!Sıradan bir ninjanın, sıradışı hikayesini dinlediniz.

Hazırlayan: Caelo
Derleyen: Azrail
Anlatıcı: Ak sakallı dede
Yayımlayan: Beşinci Göz programı yapımcıları
Sponsorlar: Keş sigorta, yarım pabuç mağaza zincirleri,
ve cenerik müziği (jenerik biz de biliyoruzÇimdik): Sharingan Rock Gurubu

vsvsvsvsvs...

Pazar, Haziran 13, 2008

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları - 5 (Ve nihayet...Dövüş Başla

Uzun zamandır yazmadığım için hikayedeki detayları tam hatırlayamıyorum mantık hatası olabilir, olsun!Özellikle karakterlerin fiziksel ve ruhsal betimlemeleri tamamen silinmiş kafamdan-_- İsmi Caelo olsa da o ben değilim sonuçta sadece isim benzerliğiGöz kırp nerde kalmıştık?Ha araya özel bölüm girmeden önce Sasuke ve Caelo, bir ninja çemberi içine kısılıp kalmışlardı.Bakalım kurtulabilecekler mi?Yoksa onları korkunç bir ölüm mü bekliyor?Birazdan...Belki! Ve betimlemelere pek yer vermediğim doğrudur, bilgisayar başında oturup yazı yazmak benim için bir işkence!Ama yazmayı da seviyorum her ne kadar yeteneğim olmasa da.Bu yüzden insan sevdiği şeyleri yaparken bunu hakkaten umursamazmış, bunu da söyleyen çok değerli bir Jounin'di!Kendisine yakın zamanda akademiye katılmasını önereceğim.Neyse konu dışına çıkmayalım.....İşte size aksiyon, ve macera...Kanlı bir bölümdür, abartmamaya çalıştım, abartılı bölümlerde uyarı koyarım zatn!Bana göre bu normali!

******************************************
Sasuke kılıcıyla çevresinde geniş bir daire çizdi.İlk bakışta bu bir gözdağı sayılabilrdi ama Caelo Sasuke'nin bu davranışını daha önce de görmüştü.Tannin'i yanına çekti.

-Tannin ne olursa olsun yanımdan ayrılma!Onlar senin annen ve baban olabilir ama ailen kılığına girmiş kötü adamlar da olabilir.Bunu sakın aklından çıkarma!

Tannin'in yeşil gözleri solmuştu.Etrafına korkuyla bakıyordu, Caelo küçücük bedenin titrediğini hissetti.Fakat bu bir saniye sürdü.İkinci saniyede Tannin'in gözleri karalılıkla bakıyordu.Caelo'nun dizlerine uzandı ve oradaki kılıftan bir kunai aldı.

-Şimdiye kadar yaptığım tek şey kaçmak oldu!Ve birileri devamlı beni korudu.Önce Newari-san...Şimdi de siz!Ama neyden kaçtığımı bile bilmiyordum.Ben...kendimi korumak istiyorum.Yapabilirim.Bana çocuk muamelesi yapmana gerek yok.Ben sadece...gerçeği istiyorum ve bu ikisi...

Caelo şaşkınlıkla bakakaldı.Eteklerine sarılıp, etrafında koşturan velet gitmiş yerine bu genç adam gelmişti.Ve ilk defa bu kadar ciddi konuştuğuu duyuyordu.Belki de çocuklar sandığı kadar rahatsız veren veletler değildi.Sonra Tannin'in gözyaşlarını gördü.Ne kadar kararlılı olsa da o hala bir çocuktu.Gülümsedi.
-Kunai sende kalsın.Fakat zamanı gelinceye kadar kullanma.Seni hayatım pahasına koruyacağım, ve sen de gerçekleri öğreneceksin.

Elinde tuttuğu minik flütü hızlıca çevirdi.Etrafındaki onlarca ninjayı yok sayarak doğruca Tannin'in sözde anne ve babasına baktı.

-Kimsiniz bilmiyorum.Fakat ne biçim bir aile çocuğuna bu şekilde davranır aklım almıyor.Ben bile sizin kadar kötü bir ebeveyn olamam!Size bunu ödeteceğim ve bana gerçeği anlatacaksınız.
Uzun boylu adam cevap vermek yerine güldü.Sert, derinden ve kesik kesik bir gülüştü.Hem alay ediyor hem de aşağılıyordu.
-Konuşma vakti çoktan geçti.Size çocuğu bana verin demiştim.Madem zor yolu seçiyorsunuz, öyle olsun!
Bir işaretiyle etrafındaki ninjalar bağırarak üstlerine saldırdılar.
-HİYAYAAAAAA!!
-Ahmaklar!Umarım dövüşte bağırdıklarından daha iyidirler!

İlk gelenin boğazı Sasuke'nin kılıcıyla deşildi.Bunu gören diğerleri Sasuke'nin iki yanına geçip doğrudan başını hedef aldılar.Sasuke eğilerek bu saldırıyı savuşturdu.Ve kılıcını rakibin karnına sapladı.Darbeyi yiyen ninjanın gözleri yuvalarından fırladı, karnını tutarak geriye yuvarlandı.Diğerini ise dizine savurduğu sert bir tekmeyle uzaklaştırdı.Kılıcını yukarı kaldırdı.Önce hafif bir ses yayıldı, sanki binlerce kuş birden havalnmış ve ötmeye başlamıştı.Kılıç mavi çakra ışıklarıyla doluverdi.Sasuke bunu etrafına savurdu ve bir kaç ninja titreyerek ve dumanlar salarak yere devrildi.
O sırada Caelo, Tannin'i arkasına almış ve doğrudan kendisine saldıran ninjalarla dövüşüyordu.Flütü şmdilik kaldırmıştı.Bu onun en büyük silahıydı., en son kullanmalıydı.Onun yerine ağzından hafif ezgili bir ses çıkarıyordu.Ona dışardan bakan birisi Caelo'nun son derece keyifli olduğunu sanabilirdi.Fakat Genjutsu alanında yetenekli olan Caelo'nun başka bir amacı vardı.Ağzından çıkan ezgi kulağına ulaştığında rakip genjutsu tuzağına yakalanıyordu.Bir nevi halisünasyon görüyordu.Rakibin kafasında oluşan birden fazla Caelo görüntüsüyle nereye saldıracağını bilemiyordu ve böylece Caelo şaşkın rakiplerini aradan rahatça çıkartıyordu.Silah kullanmasına bile gerek yoktu.Bunca sene aldığı Taijutsu derslerine borçluydu bunu.

Dövüşün verdiği rahatlıkla Sasuke'den uzaklaştığını fark etmedi.Tannin bağırdığında ise araları bir kaç metre açılmıştı bile.Bunu fırsat bilen bir ninja aralarına girip Caelo'ya arkadan saldırmaya çalıştı.
-Caelo-chan!!!!
Adam kılıcını doğrudan Caelo'nun sırtına savurdu.Caelo'nun savunma için vakti yoktu.Kesilen etin ve kemiğin sesi kulaklarına geldi, acı bir çığlık etrafında yankılandı.Ama ses kendisinden gelmiyordu.

Tannin adamın bileğine asılmış, ve elindeki kulaniyi adamın eline saplamıştı.Bu da yetmemiş, sahip olduğu diğer tek silahi ile, yani dişlerini de koluna geçirmişti.
-Tannin!
Adamın göğsünden bir kılıç çıktı.Kılıcın tamamı kanla kaplanmıştı.Sasuke adamı ittikten sonra bağırdı
-Caelo, daha dikkatli ol!Kahretsin, ne zaman arkanı kollamayı öğreneceksin.

Bunu dedikten sonra terden ıslanmış saçlarını yüzünden çekti, ve diğer rakibine yöneldi.Caelo'da Tannin'i yanına çekmişti.
-Teşekkür ederim, Tan-
-Arkanda!
-evet biliyorum.
Bu seferki ninjanın elinde kalın zincirler vardı.Ucunda da dört tane keskin, tırtıklı iğneler vardı.Rakibin vücuduna kolayca giren ama çıkarken iç organları parçalayarak çıkan ölümcül bir silahtı.
-Bunun ardı arkası kesilmeyecek mi?

Zinciri tutan adam kendisinden üç baş daha büyüktü.Dazlak olan kafasından bir tutam örgü şeklinde saç sarkıyordu.Esmer bir teni vardı, ve sadece peştamal gibi bir şey giyiyordu.Bütün bunlardan ziyade Caelo'nun gözleri adamın kalın derisinin altında neredeyse dans eden kaslarına dikildi.Tannin derin bir ıslık çaldı.
-Caelo-chan!Bu adam...
-Evet yürüyen kas yığını tabirinin ete, keğiğe bürünmüş hali.Fakat ben de Caelo'yum!Bunun gibi devleri daha önce de yendim.(Neden bu yaratıklar hep bana denk geliyor?)

Dev zincirini çevirmeye başladı.elli kiloya yakın zincirleri rahatlıkla çevirebiliyordu.Bir süre sonra zincirler gözle takip edilmeyecek derecede hızlanmıştı.

-Şimdi işler ilginç hale geldi.Adam zinciri savurdu.Caelo bir adım yana savruldu.biraz önce durduğu yerde 4 tane derin kesik belirdi.
-Vay anasını!Tannin Sasuke'nin yanına git.Derhal.
-ama..sen?
-git dedim!
Caelo havaya sıçradı, ve bir bacağını bükerek rakibin tepesine uçtu.Bu tekmeyi doğrudan yine birinin ayalta duracak hali kalmazdı.Fakat dev bunu fark etmişti.Zincirini havaya kaldırdı, doğrudan Caelo'ya savurdu.Caelo iğneleri savuşturdu, ve zincire yapıştı.şimdi zincirle birlikte havada oradan oraya savrulan kendisiydi.O kadar hılzı dönüyordu ki şarkı söyleyemiyordu bile.
-Lanet olsun!
Dev Caelo'yu tüm gücüyle fırlattı.Fakat Caelo zinciri bırakmadı ve orada duran büyük bir ağacın içine gömüldüler.Etrafı yapraklar kapladı.Ağaç ortadan ikiye ayrılmıştı.Ağacı delip geçen Caelo biraz ilerde yere serilmişti.Zorlukla nefes alıyordu, vücudu yara bere içinde kalmıştı.
-Kahretsin!
Zincir geri çekildi.Caelo ağaca baktı.Eğer sıradan bir insan olsaydı kemiklerini un ufak edecek bir saldırıydı bu.Dizlerinin üstünde doğruldu.Dev yaklaşıyordu.Zincirin dönen sesi kulağına geldi.
(pes edemem)
Devin adımları yeri sarsmaya başlamıştı
(bu şekilde ölemem)
Bir ıslık sesi.İğnelerin havayı yaran sesleri.Caelo başını kaldırdı, ellerini ağzına götürdü. Bu mink flüttü.Hırsla bağırdı.
-ŞİMDİ ÖLEMEM!!
Tüm gücüyle flüte üfledi.Ortalığı derin bir melodi kapladı.Caelo tüm sesi devin üzerine yöneltmişti.alçak bir sesti, fakat frekansı yüksekti.Dev sarsaladı, zincir yana kayıp Caelonun sol tarafında yere gömüldü.Derin bir nefes aldı, kuvvetlice üfledi.Dev yere çöktü, kulaklarını kapamıştı, ağzı çığlık atar gibi açılmıştı.Sesi çıkmıyordu.Caelo ayağa kalktı.Her bir adımda daha da kuvvetli üfledi, ve her üfleyişte melodi kuvvetlendi.Caelo'nun derisi dalgalanmaya başlamıştı.Sasuke'nin uyarısını hatırladı ama bu konuda bir şey yapamazdı.

Bu jutsunun özelliği, flütten çıkan dalgalar insanı paralize eden dalgalardı.Ne kadar kuvvetli çıkarsa insanın o derecede etkilerdi.Fiziken ve aklen.Özellikle Genjutsuyla birleştirdiğinde Caelo doğrudan rakibin delirmesini bile saplayabilirdi, yeterince zayıfsa eğer.Bunun tek ve bir o kadar tehlikeli bir yan etkisi vardı.Flütten çıkan dalgalar, çıkan yere geri dönmek zorundaydı.Caelo, rakibine olduğu kadar kendisine de zarar veriyordu.Caelo bunu bertaraf edinceye kadar kendisine zarar vermeye devam edecekti.

Dev hala ayağa kalkmaya çalışıyordu.Caelo kolarına baktı.Küçük küçük kesikler belirmişti.Eğer ses konusunda uzman olmasaydı bu kesikler kemiğine dayanabilirdi.Yine de giysisinin çeşitli yerlerinde kandan noktacıkların oluşmasını engelleyememişti.Rakip ne kadar çoğalırsa o kadar zarar görüyordu.Ses derisinin altına işlemişti.Son bir nefes aldı ve hırsla üfledi.Dev son bir çabayla elini kaldırdı, yumruk yaptığı kolunu Caelo'ya salladı.Caelo yumruğun üstünden zıpladı ve meşhur uçan tekmesini suratının ortasına gömdü.Dev hafif bir sarsıntıyla tamamen yere serildi.

-Ahmak!
Sasuke dövüşmeye devam ediyordu.Normal haliyle bile yenilmez gözüken Sasuke, chidori, sharingan ve kılıç üçlemesiyel muhteşem görünüyordu.Ninjalar yarı yarıya azalmıştı.Kendisine kunai atmaya çalışan bir tanesinin beynini dağıttıktan sonra bağırdı.
-Bu savaşa devam edebiliriz.Sonsuza kadar!Ya da saldırmaktan vazgeçersiniz.

Kadın hırsla dudaklarını ısırdı.Durumun vahimiyetini henüz dövüşün başında fark etmişti.Adam ise kollarını kavuşturmuş savaşı ilgiyle izliyordu.Kadına doğru eğildi.
-Sanırım bu seferkileri fazla hafife almışım.Bir yığın beceriksiz getirdim buraya ve çocuk oyuncağı oldular.Daha iyi bir saldırı yapmak üzere gitmeliyiz.
Kadın başını salladı.
-Biraz daha..
-Hepsi ölecek o zaman!
-Gebersinler!Bunun için para almadılar mı?
-Gidiyoruz!
Sert konuşmasıyla kadının sözleir bıçak gibi kesildi.Ve birden ortadan kayboldular.
-N-Ne? Bunu da nasıl yaptılar?Tannin anne ve baban ninja mı?
Siyah ninjalar da ortadan kaybolmuşlardı.Caelo etrafındaki kayalara şüpheyle baktı, hatta gidip bir tanesini tekmeledi.Ama kaya cevap vermedi.
-Sahiden gitmişler.

Sasuke kılıcını kaldırdı.
-Gitmeliyiz.Bir dahaki saldırı çok daha kötü olacak.
-Evet, her zamanki gibi.Ama ben bu derece iyi bir jouninken -
-Senin gibi bir jounin, Tannin olmasa ölü bir jounin olacaktın!
Sasuke'nin şaşkın bakışları altında Caelo gitti ve Tannin'e sarıldı.
-Sana daha önce pislik gibi davrandığım için kusura bakma.
-Önemli değil Caelo-chan.Senin iyi biri olduğunu ben biliyordum zaten.Seni korumak istedim sadece!
Caeo çocuğun saman rengi saçlarını karıştırdıktan sonra meydan okuyan gözlerle Sasuke'ye baktı.
-Evet?
-?Sen özür diledin.Hem de bir çocuktan...
Caelo önemi yok dercesine elini salladı.
-Geç bunları...Hem o artık bir çocuk değil, di mi Tannin?
Tannin neşeyle gülümsedi
-Evet!
Sasuke'nin koluna vurdu.
-Öğreniyorsun Sasuke, sen bile.
***********************************
Dövüşten sonra yaralarını sardılar ve hızlıca Tannin'in köyüne doğru yola devam ettiler.Çoktan Ateş ülkesine girmişlerdi fakat esas mesele köyü bulmaktı.Taş arazi bitmiş yerine yemyeşil ovalar, ve pırıp pırıl bir hava gelmişti.Caelo ortamın bu kadar değişmesine hayret etti.İki gün içinde köye vardılar.Fakat Caelo'nun kafasında bazı sorular vardı.Anne ve babasına teslim etmeleri gerekn Tannin'i şmdi kime emanet edeceklerdi.Köye yaklaştıkları dedikoduları, kendilerinden çok önce ulaşmıştı.Bir gurup tarafından karşılandılar.İçlerinde en yaşlı olanı elindeki bastonunu sıkıca kavradı.Tannin koşarak bu adama sarıldı.
-Büyükbaba!
Yaşlı adam torununa sarıldı.Sonra Sasuke ve Caelo'ya baktı.
-Sağsalim onu buraya getirdiğiniz için teşekkür ederim.Newari-kun sandığımdan daha becerkliymiş, sizin köyü seçmekle en doğru kararı vermiş.
Sasuke sordu
-Görevimiz buraya kadardı.
-Evet.Şimdi gidebilirsiniz... ama...
Sustu.Caelo ve Sasuke birbirlerine baktılar.Caelo hafif bir sesle.
-Bize ödenen ücret buraya kadar ki işler içindi.Ama...Burada bırakamam.Öykünün gerisini de duymak istiyorum.Lütfen bunu bize anlatın.Ve gerekirse yardımımızı da...
Sasuke cevap vermedi, ama o da kollarını kavuşturmuş, doğrudn yaşlı adama bakıyordu.Yaşlı adamın buruş ve endişeli yüzü biraz aydınlandı, rahat bir soluk aldı.
-Ben de sizden bunu isteyecektim.Evime geçelim, orada hem dinlenirsiniz, ve temizlenirsiniz.Ben de size detayları anlatırım.Çok teşekür ederim.

Yaşlı belini bükmeye çalıştı ama Caelo durdurdu.Sonra elini uzattı ve Tannin eline yapıştı.
-Haydi Tannin, en sonunda gerçekleri öğreneceğimiz an geldi.

*********************************
Acaba bu gerçekler nedir?Neden anne ve babası Tannin'e saldırdı ve amaçları nedir?Yaşlı adam, gerçekten de masum mu?Yoksa o da hain planın bir parçası mı?

-Ah Caelo, abartma istersen, ha?Sana göre herkes düşman zaten
-Ama görmedin mi olayı?Kime güveneceksin.Hikaye de olsa dikkat etmek lazım-_-
-Hem ne planıymış bu?
-Hehe...Merak ettin değil mi?Bir dahaki bölümde...Umarım^^

Perşembe, Haziran 3, 2008

Caelo ve Diğerlerinin Yaş Meselesi (Sasuke ve Caelo)

Bilmiyorum başkalarına oldu mu ama yazarken benim aklıma takıldı.Şimdi hikayede geçen Caelo ben olmadığıma göre yaşı da benimle aynı olması gerekmiyor elbette.Öncelikle kendi kafamdaki pürüzleri gidereyim...

>Sasuke, Caelo'dan büyüktür.(her ne kadar bazıları aynı sansa da)Aynı sınıfa gitmiş olabilirler ama bu Sasuke'nin okula yaşadığı trajik ölümlerin (klanın katliamı vs) etkisiyle şok yaşaması ve düzelmesi için zamana ihtiyacı olmasıdır.1 yaş büyük olması bana mantıklı geliyor.

>Caelo ailesi tarafından Konoha köyüne terk edildiğinde bir yaşına yaklaşmıştı.Sasuke o günleri hatırlayamayacağını söylemiş, fakat abisinin anlattıklarını da net biçimde hatırladığını eklemiştir.Demek aralarındaki yaş farkı daha fazla olsaydı kendi de hatırlardı büyük ihtimalle.

>Ninjalar normalde 12 yaşlarında Ninja Akademisinden mezun olup, Genin olarak hayata atılmaları doğaldır.Caelo'da herkes gibi 12 yaşında mezun olur, yani Sasuke'yle aynı zamanda mezun olduğuna göre o da 13 aşındadır.

>3 yıl boyunca Genin görevlerini yaparlar.Aslında 2 yıl boyunca yaparlar, sonra Chuunin sınavına girerler.Arada kalan bir yıl boyunca ne yaptıkları belirsizdir-_- Caelo 15 yaşında Chuunin olur.Sınavda karşı karşıya geldikleri için aynı takımda olmamaları da gerekiyor (sanırım) Genin ken Sasuke, Sakura ve Naruto her zamanki gibi beraberdirler.Caelo'nun  takımı ise apayrı bir olay.

>Ve nihayet Jounin olduğunda Caelo 17 yaşını bitirmiştir.Aslında ona kalsa 30'unu da bekleyebilirdi.Tembel biridir ama Sasuke sağolsun ona epeyce yardım etmiş ve bu konuda teşvik etmiştir.Naruto bile Jounin olduktan sonra kendisinin olmaması Caelo'da belki bir miktar hırs uyandırmış ve Sasuke'de bu hırsı azıcık körüklemiş olabilir.Belki zamanla buna da değinirim.

>Şu anda jouninliğin ilk yıllarında olduklarına göre Sasuke 18 yaşındadır ve Caelo da 17.Benim yaşım mı?Yas benle ne alakası var şimdi-_- Zaten yaşımı kimse sormuyor, soran olursa da kesinlikle lanetleyeceğimÇimdik yaparım da...

>Aklıma daha gelirse ekleme yaparım.Şimdilik bu kadar.Hikayenin bundan sonrası buna göre yazılabilir.

Cuma, Nisan 23, 2008

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları (Özel Bölüm-1) Daima Arkadaş!

Maceranın en heyecanlı kısmında ara vererek bu heyecanın içine etmenin gururunu yaşıyorum-_- Esas bölümler en kısa zamanda devam edecek ama ne zaman belli değil.O zaman kadar bu yeterli olur.(En azından bana!)Neyse, Caelo ve Sasuke'nin Akademi günlerine, tam 12 yaşında oldukları zaman geri dönüyoruz.(Benim için yeterince iyi!-_-)Zamanla daha öncesine de dönebiirm belli olmaz

*************************
-Cadılar Bayramından 1 hafta önce-

-Aahhh!Eminim bu şimdiye kadar yapılan en iyi cadılar bayramı olacak Caelo!!
-Hı-hı
-Düşünsene kimlerin geleceğini!Ay şimdiden düşündükçe yerimde duramıyorum!
-Hı-hı
-Caelo!Neyin var senin?Biraz daha heyecanlı gözükebilirsin!
Caelo'nun yan gözle attığı bakışı görünce Sakura bir adım geriye çekildi.
-C-C-Caelo!O nasıl bakıştır!Derdin nedir senin?Hey, nereye gidiyorsun?

Cadılar bayramı için hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyordu.Akademide derslere ara verilmişti.Son sınıfta olan Caelo ve diğerleri bir haftalık tatilin tadını çıkartıyorlardı.Ya da Caelo dışında herkes.Naruto, Sakura,  ve diğer sınıftakiler akademi bahçesinde toplanmış, sohbet ederek zaman öldürüyorlardı.O sırada Sasuke yanlarına gelmişti.Tam oturacakken hızla etrafına bakınmıştı.
-Caelo-Chan nerede?
Sakura yüzü beş karış asık bir şekilde yanıtladı
-Yine cadılar bayramı lanetine uğradı.On beş dakika önce yanımdan ayrıldı.
Sonra bilmiş bir tavırla ekledi;
-Muhtemelen yine bir iddiayı kaybetti.Hahhahhhahaaa!
Naruto söze karıştı
-Hey, Sakura-chan!Duyan da seni onun kaybetmesinden keyif alıyorsun zanneder.Gerçi onun ısmarladığı rameni yemenin zevki bir başka oluyor!Yine de o benim en iyi şaka arkadaşım!Arkasından böyle deme
-Ah, Naruto-kun!Yanlış anladın beni.Hem biraz daha gerçekçi iddialara girse kazanır!Ama daima büyük atmasını seviyor.Hatırlasana Naruto, senle Ramen yeme yarışında iddiaya girmişti.Sonunda sana yenildiği yetmediği gibi yemek komasına girip soluğu hastanede almıştı!Üstelik iddiaya girdiğiniz şeyin ramen ısmarlama olduğu düşünülürse!Hadi onu da geçtim, yalandan bir görev uydurup Hokage'yi köyden çıkartmaya çalışmanın ne manası vardı!Bunun sonucunda bir aylık gözetim cezası almıştı.Bir de şu okulun çevresine yerleştirdiği patlayıcala ne demeli!Sınavların iptal olması için yaptığı bu aptalca girişim sonucu başına neler geldiğini biliyorsun!Üstelik 1 Nisan şakası demesi durumu sadece biraz daha zorlaştırdı çünkü temmuzun ortasındaydık.Neredeyse hapse atılıyordu.
Naruto gülerek
-Ama işin eğlencesi de burada zaten!
-Hıh, eğlencesi batsın!Zaten aklı ancak böyle saçma sapan işlere çalışıyor, tıpkı senin gibi!
Sakura, Sasuke'nin bakışları altında ezildikten sonra gözlerini yere çevirdi.

.

.

.

Günün ilerleyen saatleri.Caelo Konoha Köyü'nün dışında küçük bir korulukta ağacın tepesine çıkmış, güneşin batışını izliyordu.Kasım ayına girecek olmalarına rağmen yaz sıcakları halen kendini hisettiriyordu.Üzerinde kısa bir şort, ve ince bir bluz bulunan Caelo, eliyle kendini serinletmeye çalıştı."Sıcaktan nefret ediyorum!Kesinlikle nefret ediyorum!"

Kulaklarını kabarttı.Yaklaşan birisinin hafif adım sesleriydi bunlar.Üzerinde oturduğu ağacın dalina kendini iyice gizledi.Ayak sesleri gelip tam altında durdu.Caelo nefesini tuttu.

-Sen sesler konusunda ne kadar duyarlıysan saklanma konusunda da o kadar beceriksizsin Caelo!

-Sa-Sasuke-Kun!

Sasuke hafif bir adımda oturduğu dala sıçradı ve Caelo'nun yanına oturdu.

-Ciddi anlamda karşılaştığımız ilk günü hatırla.Başlangıçtan beri takip etmede ve saklanmada yeterince iyi değilsin.O gün merak ediyorudm aslında...

-NEYİ?

-Beni uzunca süre takip eden bu kız kim diye?

-NEEEE?

Caelo başını eğdi.

-Demek biliyordun....

-Uhm..

Güneşin ışıkları iyice kaybolana kadar konuşmadılar.

-Daha ne kadar saklanacaksın?1 hafta boyunca köşe bucak kaçmayacaksın, değil mi?

Caelo kızardığını hissetti

-Saklanmak mı?Bunu da nereden çıkardın?" Gülmeye çalıştı; "Amma hayalcisin Sasuke-kun!Ben neden sa-

-Caelo!Beni aptal yerine koymaya kalkışma.Senin neden saklandığını seziyorum.Merak etme seninle ne alay edeceğim ne de küçümseyeceğim.Çünkü aynı şeyleri bende yaşadım zamanında

-P-Peki o zamandan beri ne değişti?

Eliyle Caelo'yu işaret etti.

-En başta hayatıma giren bir başbelası.Sonra Naruto, Sakura, Iruka ve diğerleri.Bilirsin işte!Bu saydıklarım benim ailem gibi oldular artık.İstesem de üzüntü duyamıyorum.

Caelo, ailesi tarafından bir cadılar bayramı haftasında terk edilmişti.O günden bu  güne çok şey değişmişti, hatta mevsimler bile eskisi gibi değildi.Fakat tıpkı o yağmurlu günde olduğu gibi, bugün Caelo içinde kopan fırtınaları dindiremiyordu.Gözyaşlarının yanaklarından aktığını hissetti, ne zaman başlamıştı ağlamaya?Sasuke uzandı ve sıkıca sarıldı ona.Bugüne kadar kimsenin elini dahi tutmamış olan Sasuke'nin bu hareketi Caelo'yu şaşırtmıştı.

-Ben de ailemi uzun zaman önce kaybettim biliyorsun!Naruto da öyle.Üstelik bizim ailelerimiz geri dönmemecesine bizleri terk ettiler.Fakat senin için hala bir şans var biliyorsun.Küçük de olsa bir umut....

Caelo da ona sarıldı.Bu küçük, arkadaşça sarılmanın onun için anlamı büyüktü.Daha sonra bu anı hep, yeniden doğduğu gün olarak hatırlayacaktı.

-Hayır.Umut yok ama artık buna ihtiyacım da yok!

-Ne?

-Sasuke!Hep arkadaş kalacağız, değil mi?

-Uhm..Daima.Şüphesiz.

O günden sonra Caelo, Sasue'nin de yardımıyla uzunca bir süre ailesi hakkında konuşmadı.Daha sonra aklına zaman zaman gelse de asla o günkü kadar derin üzüntülere kapılmadı.Çünkü ailesi zaten yanındaydı.