« Önceki | Sonraki »

Çarşamba, Aralık 3, 2008

Beşinci Bölüm ~ Gerçek Sihir

Dr.Malcom.Bu projenin baştan beri yürümeyeceğini, en kötü kabusun başlarına geleceğini daha baştan öngörmüştü.Hatta Dr.Grant ve Dr.Sattler bile dinozorların etkisi altında kaldıkları vakit tüm gücüyle onlara kaos, yaşamın bir yolunu bulacağı, ne yaparlarsa yapsınlar doğayı kontrol edemeyeceklerini neredeyse bir yerlerine kramplar girerek anlatmaya çalışmıştı.Fakat herkes onun bu sözlerine deli saçması olarak bakmış ya da en hafif tabirle gülüp geçmişti.Yine de dinozorlar tarafından canlı canlı yenme tehdidi altında kaldıkları vakit bu gülüp geçen insanlar birden can derdine düşmüş ve işte esas kaos o zaman başlamıştı.Isla Numblar'da olanların bir tekrarı da Isla Sorna'da yaşanmıştı.Oradaki biraz daha farklıydı, gezgin ve dahi bir araştırmacının başına gelenler ve onu kurtarmaya çalışanlar.Bir de yine embriyo hırsızları.Bu seferkinde embriyo yoktu tabii, direk yumurta  çalınması söz konusuydu.Detaylarını bilmesem de (orada değildim neyseki-_-) aşağı yukarı olan şey buydu.

B Bölgesinin Ana limanı.Tanıdık deniz ve benzinle karışık havayı içime çekiyorum.Burası adanın çeşitli ihtiyaçlarını gideren bir çeşit malzeme deposu.Dışarıyla gemilerle fiziksel iletişim sağlanıyor.yani sağlanıyordu.Şimdi iskeleler çökmüş, depolar bomboş, araçlar paslanıp çürümü ve yaşam izinden yoksun bir ölü limana dönüşmüş durumda.Burada fazla kalmaya niyetim yok.Benim amacım en yüksek tepede bulunan helikopter iniş sahasını bulmak ve oradan iletişime geçmek.Yine de her şeye rağmen yapmam gerekn küçük bir iş kaldığını hissediyorum.Hem de hazır yolumun üzerindeyken.Laboratuvara uğramam gerektiğini hissediyorum.Limana tam girmeden sağda uzun toprak bir yol var.Haritada gördüğüm yol bu olsa gerek.5 kmlik bir tırmanış ve sonunda.

"Ana laoratuvar ve yönetim merkezi.İşte burası gerçek sihri gerçekleştirdiğimiz yerdi.Eğer bizim sırlarımız deşmek istiyen olursa ilk gelecekleri yer burası olurdu"

Buraya bu yüzden geldim.Hazır gelmişken ana bilgisayarı çalıştırmayı deneyecğim.Bakalım Dennis'den bu yana meydana gelen hasarı bir süreliğine de olsa onarabilecek miyim? Bilgisayar uzmanı değili sadece geçen sefer bu sistemi oldukça iyi tanımıştım.Dennis'in verdiği zararı ortada kaldırmak için günlerce bilgisayarlarla uğraşmıştık.Ve sonunda iletişimi sağlayıp yardım isteyebilmiştik.

"İki alman mühendis, beraberlerinde son derece önemli malzemelerle adadan kaçmaya çalışmışlardı.Ana bilgisayardaki bazı önemli bilgileri yok edip, orada saklı bilgileri satmaya çalışmışlardı.Bu asla kanıtlanamadı."

John; dinozorların problemleri yetmiyormuş gibi kendi çalışanlarının ihanetiyle de yüz yüze kalmıştı.Tahmin edin onlara ne oldu? Bir daha onlardan haber alamadık.Ortadan kayboldular.Tarih öncesinden gelen devlerin besin zincirine minik bir halka olduklarına hiç şüphem yok.Amatörler gurubu!

Adanın tüm işleri buradan hallediliyordu.Diğer geçtiğim binalarda da kısmen bu yapılıyorsa da daha çok eğlence amaçlıydılar ve ziyaretçilere mahsustu.Burası ise bilimadamlarının gece gündüz çalıştıkları ve tarihi yeniden yazdıkları yerdi.Bir an için durup saygı duruşunda bulunmayı ve onların ruhlarını lanetlemeyi düşündüysem de vazgeçtim.Değmezler bile...

John Hammond, geçmişten gelen sesiyle benimle konuşmaya çalışıyorsa da onu bu sefer dinlemiyorum.Yine de kısaca ne yaptığımı anlatayım.Dinozorların üretildikleri odaları gördüm, sonra velociraptor odasına baktım, burada yumurtadan çıkmış yavrulara özel bakım yapılıyordu.Yönetim binalarına girmeye en ufak bir isteğim yoktu çünkü ilk girdiğim odada tahtanın üzerinde gördüğüm kanlı el izleri cesaretimi kırdı.Daha da kötüsü bu ana labıoratuvardan tek çıkış yolu ise demir kapıyla örtülmüş ve her zamanki gibi kilitler devredeydi.Lanet olsun şu güvenlik sistemine.Güçler devredeyken kilitlenmezler, devre dışıyken ise aktif hale geçerler.Bilgisayarlar elbette kullanılamaz hale gelmişler.Benim onlarla zaten işim yok.Adanın güç sistemini devreye sokayım yeter.Ah, teknik konuları uzun uzun anlatıp canınızı elbette sıkmayacağım.Güç devreleri zaten açıktı sadece benim onu güçlendirmem gerekiyordu.Unutmayın sistem zaten çalışıyordu, sadece bu seviye minimum düzeydeydi.Buradaki olayları Dennis çıkarmamıştı, John'un bahsettiği şu iki alman  teknisyen olmalıydılar.Sistemi öylesine bloke etmişlerdi ki ne tarafı çalıştırmaya kalksam geri tepiyordu.Fakat sonunda bir şekilde başardım.Ve işte ellerimin arasında tüm dinozorların nasıl yaratıldığına dair tüm bilgiler vardı.Tüm genetik kodlamaları, doğumları, ölümleri, adadaki her ıvır zıvırın istatistiği...Ve bunu bilgisayarlar olmadan sadece ana makine ile uğraşarak başarmıştım.Buradan zengin ayrılabilirdim.Dünyanın bilgisi gözümün önündeydi.Ve ikinci bir saniye daha düşünmeden bu bilgileri sildim.Gerçekten.Bu kararın oldukça acınası bulabilirsiniz yine de aslında ne kadar doğru bir karar verdiğimi, benim yaşadıklarımı yaşamadan anlayamazsınız.

Bana çıkış yolu gözüktü.Elektrik yüklü dikenli telleri geçip labirent gibi yerde bir süre yolumu aradıktan sonra....hayır rahat bir nefes elbette almıyorum.Çünkü gerçek dehşet (ki bundan öncekiler sahiden kötüydü) buradan itibaren başlıyor.Artık ana yerleşim yerlerini geride bırakmıştım.İşte şimdi denizden uzaklaşıp, gerçekten adanın içlerine girmiştim.Çok uzakta belli belirsiz görünen dağa baktım.Oraya çıkmam gerekiyordu.Tırmanışa geçmeden önce ormanda günlerce yürümem gerekecekti.Pusulayı çıkardım, laboratuvardan aldığım silahı elime aldım.Bu özel silahın ne olduğunu bilmiyordum ama daha önce adadayken kullanıldığını görmüştüm.Bir T-Rex'i 2-3 vuruşta öldürebiliyor.Yüksek patlama gücüne sahip.Sırt çantamı kontrol ettikten sonra yokuş aşağı iniyorum.

*************************
Bir sonraki bölüm...neyse işte zamanı gelince görürsünüz zaten!


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır