Cuma, Nisan 11, 2008
Büyücünün Yolu
"Mucizelere olan yolculuk burada başlıyor.Şimdi yola çıkmanın tam zamanı!Büyücünün yolu zamanla sınırlı değildir; O, her yerde ve hiçbir yerdedir.O, herkese ve hiç kimseye aittir.Bu kitap, zaen sizin olanı size geri veriyor."
Deepak Chopra, Büyücünün Yolu'nda, istediğiniz yaşamı yaratmanın hayatı zenginleştiren yirmi ilkesini açıklıyor.Gerçek özgürlük ve doyum, kaybettiğimiz ama ulaşabileceğimiz büyüyü tekrar keşfetmekle mümkündür.Derinlerdeki büyücüyü, iç rehberimizi bulduğumuzda, sıradan ve alışılmış dünyadan, yeni ve mucizelerle dolu bir dünyaya y,kseleceğiz.
Bu olağanüstü kitap, açıklamalar ve önerileriyle büyücünün yolunda nasıl yürüyeceğimize dair bir dizi ders sunuyor.Bu kitapta, Büyücü Merlin'in Kral Arthur'a verdiği dersler, içimizdeki sınırsız gerçekliğe ulaştıran yolculukta, yolunuzu aydınlatacak bir meşale olacaktır.
.
.
.
der arka kitaptaki yazılar.Diğer kişisel gelişm kitaplarının aksine ben bu kitabı çok severim...Çünkü Merlin ile Arthur arasında yaşanan diyaloglar beni çeker kendine.Bazılarını onaylamasam da, hatta düşüncelerimle çelişseler bile okurum hepsini ve severim de....Aslında bu kitaptan alıntı yapmak demek benim için tüm kitabı yazmak demek olacağı için bunu elbette yapmayacağım ama sevdiğim o kadar söz var ve hemen hepsini paylaşmaya çalışacağım
*************

Büyücünün Dünyasına Giriş
Büyücü korkuyu sevince, hüznü doyuma ulaştırabilir.
Büyücü zamanla sınırlı bilinci, zamanın ötesine geçirebilir.
Büyücü sizi sınırların ötesindeki sınırsıza taşıyabilir.
~
Kristal Mağara insan kalbindeki çok özel bir yerdir.Bir bilgenin korkuyu tanımadığı, dış dünyaın karmaşasının giremediği sığınaktır o.Kristal Mağara'da her zaman bir büyücü olmuştur ve her zaman da olacaktır; tek yapacağımız şey girip dinlemektir.
~
Neden büyücünün bilgisine ihtiyaç duyuyoruz?Bizi sıradan ve alışılmış olandan alıp sadece efsanelere özgü kıldığımız ama aslında şu anda burada var olan alışılmamışa götürmesi için.Yaşamak demek, istediğinizi söylemek, istediğiniz olmak ve dilediğinizi yapma hakkını kazanmaktır.
~
-Neden kendimi bağırmak istercesine bu kadar şişeye kapatılmış gibi hissediyorum?
-Çünkü herkes öyle hissediyor
~
Büyücü aydınlık ve karanlık, iyi ve kötü, zevk ve acı gibi zıtlıkların ötesindedir.
Zihin ve beden uyuyabilir ama büyücü her zaman uyanıktır.
Büyücü ölümsüzlüğün sırrına sahiptir.
*********************************
Seni bataklığa ya da ölümlülerin dediği gibi dünyaya, yolluyorum.(Caelo derki, bataklık değil cehennem!)
~
Dünya mı?Köyde gördüğün o insanların yaşadığını nereden çıkartıyorsun?Onlar zevk ve acı için endişeleniyor, birinin peşinden koşup diğerini çaresizce reddediyorlar.Canlıyken, yaşamlarını ölüm için endişelenmekle geçiriyorlar.Zenginlik ve fakirlik takıntıları haline gelmiş ve bu en derin korkularını besliyor.
~
"Masum değilsiniz.Bir şeyi etiketlediğinizde onu değil, onun etiketini görürsünüz." ~Merlin
"Bir meşeye, bir ceylana veya yıldıza neden bir dakikadan fazla bakamadığını merak ediyor musunuz?Zihinlerinizin feryatlarını duyuyorum, 'Yine mi aynı şey' diyerek yeni bir şey için çılgınca koşturmaya başlıyorsunuz."
*****************
Merlin bir keresinde elinde bir kasap bıçağını sallayarak gezmektedir.Onun aklından şüphe eden Arthur sorar;
-Ne yapıyorsun?
-Düşünüyorum.Sen böyle düşünmez misin?
-Hayır.
"A, o zaman yanılmış olmalıyım.Tüm ölümlülerin, zihinlerini, kesip parçalara ayıran bıçaklar gibi kullandıkları izlenimine kapılmıştım.Bunun nasıl bir şey olduğunu görmek istedim.Şunu söylemeliyim ki sizin akıl yürütme dediğiniz şey, ardından oldukça şiddet içeren bir olay"
******************
"Beni ismimle çağıran herkes yabancıdır.Yüzümü hatırlıyor olman benim kim olduğumu bildiğini göstermez"
*****************
Arthur;
-Zamanı neden geriye doğru yaşadığını açıklayabilir misin?
-Çünkü tüm büyücüler böyledir.
-Peki niye?
-Çünkü biz öyle olmasını istiyoruz.Birçok avantajı var.
-Ben hiçbir avantajını göremiyorumm.
-Gel göstereceğim.Şimdi buradan şuraya kadar kazmaya başla ve ben sana söyleyinceye kadar durma.
Arthur işe koyulur ve bir saat kadar kazar.
-Bu yeterli mi?
-Evet oldukça iyi.Şimdi tekrar doldur.
Emir almaya alışkındır Arthur ama bu emir pek hoşuna gitmez.Terli ve syratsız bir yüzle, cayır cayır yanan güneşin altında çukuru tekrar doldurur.
-Şimdi yanıma otur.Yaptığın iş hakkında ne düşündün?
-Gereksizdi.
-Çok doğru.Ama işin gereksizliği çok geç fark ediliyor; iş bittikten sonra.Eğer zamanı geriye doğru yaşasaydın, çukur kazmanın gereksizliğini görüp hiç başlamazdın."
********************
Seni anımsadığımda aklıma ne gelir?Gerçek sen değil, ölü bir imaj.İşte hafıza bundan ibarettir, bir zamanlar yaşayan şey, ölü bir imaja dönüşür.Eğer seni her gün unutabilirsem, ertesi gün yeni bir sen görmek üzere uyanırım.İmajlardan sıyrılmış gerçek seni görürüm.
*********************
"Ne olurdu uyusaydın
Ve ne olurdu
uykunda
rüya görseydin?
Ne olurdu
rüyanda
cennete gidip
garip güzel bir çiçek koparsaydın?
Ne olurdu
uyandığında
çiçeği elinde bulsaydın?
Ya sonra ne olurdu?"
***************************
Güç iki yanlı bir kılıçtır.Ego onu ele geçirip egemen olmak ister.Büyücünün gücü aşk'ın gücüdür.
İç benliktir gücün kaynağı.
Ego, karanlık bir gölge gibi bizi izler.Onun gücü zehirleyicidir ve bağımlı kılar ama eninde sonunda yıkıcıdır.
Güçlerin sonu gelmez çatışması Birlik'te son bulur.
************************
"Saflıktan ne kadar uzak olursan ol, sevgi seni arayacak ve sen sevene kadar seninle uğraşacak" ~Merlin.
Sevgi, kötülükleri ortadan kaldırmak için hep işbaşındadır.Sevgisiz insan diye bir şey yoktur; yalnızca, sevginin gücünü hissedemeyen insanlara vardır.(Caelo'nun Notu:Bu fikir benim düşüncelerimle tamamen terstir.Bunu özellikle belirteyimdedim, asıl güç nefrette yatar.Sevdiğin zaman değil, nefret ettiğin zaman güçlü lursun.)
*********************
İçinize iyice baktığınızda, bedeninizin kullanımı için yarışan bir çok kişilik bulacaksınız.Örneğin iyi ve kötü arasındaki çatışma aziz ve günahkar diye iki kişiliği oluşturur.Bunlar tartışmayı hiç bırakmazlar.Bir tanesi sürekli Tanrı'ya yaranabilmek için yeterince iyi olmayı umarken diğeri, her zaman bastırılamayan "kötü" dürtüleri sürekl hisseder.
Büyücünün gözünde bizler gölge benliklerimizin gardiyanlarıyız.Zihnimizin
bilinçsiz olduğumuz kısmı, istenmeyen enerjilerin hapsedildiği yerdir.Böyle olmak zorunda olduklarından değil, yıllardır evet ve hayır, iyi ve kötü şeklindeki şartlanmalarımızdan dolayı.Arthur Merlin'in gardiyanlık üzerine söylediklerini düşündükten sonra;
-Ben böyle olmak istemiyorum.Nasıl değişebilirim?
-Bundan daha kolay bir şeu olamaz.Sadece hem hapseden, hem de hapsedilen rollerini oynadığının farkına var.Eğer madalyonun her iki yüzü de sen isen o zaman sen ikisi de olamazsın çünkü bunlar birbirlerini götürürler.Bunu fark et ve kurtul.
-Nasıl yapacağım bilmiyorum.Bu bahsettiğin gölge benliği nasıl bulacağım?
-Sadece dinle.Tüm tutsaklar gibi o da hücresinin duvarlarına vurarak mesajlar yolluyor.
Gölge benlik de, sahip olduğumuz diğer roller ve kimlikle gibidir, ama onu toplumda göstermeyiz.Gölge benlik çoğu zaman gün ışığına çıkmaktan korkar veya utanır.Ancak onun var olduğu su götürmez, hepimiz kendi gölge benliğimizi, görevi, boşaltamadığımız enerjileri taşımak olan enerjileri taşımak olan kişiliği, icat ettik.Yeni doğan bir bebeğin, "Kötü" veya sağlıksız hislere takılma diye bir problemi yokur.Bir bebeğe olumsuz bir şey yaptığınızda hemen ağlamaya başlayacaktır.
************************
Tarif ettiklerin olanlar değil, olmasını umduklarındı.Ancak, beklentiler kuvvetlidir.Işık olmadan bile umduğunu görüp ona göre tepki verdin.Odayı aynı hissetmedin mi?Etrafa çarpabileceğin yerlerde temkinli yürümedin mi?(Oda bomboştu)Gün ışığında bile görmeyi, duymayı, dokunmayı beklediğimiz şeylere göre yürüyoruz.Eğer tamamıyla beklentisiz görebilirsem, önemsediğim şeylerin gerçekliğini yitireceğini söyledi Merlin.Büyücünün, ışık geldikten sonra gördüğü dünya gerçek dünyadır.Bizimki ise karanlıkta el yordamıyla bulduğumuz gölge bir dünyadır. (Arthur karısı Guinevere ile konuşurken~)
************************
Büyücüler kaybedilen şeylere üzülmez, çünkü yalnızca gerçek olmayan şeyler kaybedilir.
Herşeyi yitirsen bile gerçek yine var olacaktır.
yıkıntıların arasında ve felaketlerin arasında bile hazineler saklıdır.
Küllere bakarken iyi bak.
~
"Zaten hiç sahip olmadığından bir şeyleri kaybedemeyeceğini hiç hisseder misin?Sahip olduğun tek şey kendisnsin.Nesneler ve sahiplendiğiniz şeyleri de düşünün.Gelirler ve giderle.Geriye kalan ise sizsiniz."~Merlin
~
.......Kendinde sevgi olmadığıdan, bu boşluğu dolduracak bir imaj yaratırsın.Bu yüzden sevdiğiniz kişinin sizden ayrılması veya sizi aldatması acı verir çünkü sevgisizliğin oluşturduğu yara su üstüne çıkar." ~Arthur, Galahad'la konuşurken.
*********************
Galahad- Aşk neden değişr?
Arthur- Çünkü değişen aşk duygusu her zaman zıttını da içerir.Hissettiğiniz en güçlü aşk bile aynı güçte nefreti de gizler.Tek fark, aşk, açmış bir çiçekken, nefret daha tohumdur."
********************
Arayanlar hiç kaybolmaz çünkü ruh onları her zaman çağırır.
Arayanlara ruhun dünyasından her zaman ipuçları gönderilir.
Sıradan insanlar bu ipuçlarına şans der.
Büyücü için şans diye bir şey yoktur.
vsvsvs...
Gerisini yazamadım aırtıma ağrılar girdi beğenen kitabı okur zaten.
Konu: ...dx:....
gercekten güzel bir blog yazılmış tanrılar dünyasında ortalıgı karıştıracak kadar güzeldii...
Bağlantı »