Cuma, August 29, 2008
Çöl Gezegeni ~ Dune (Frank Herbert) Bir Mesih Efsanesi

Halkının Dune dedigi Arrakis gezegeni yıllardır gaddarlığı ve acımasızlığıyla tanınan Harkonnenlerin elinden kurtulup Atreides Hanedaninin yönetimi altına girdi. Baron Vladimir Harkonnen bu yenilgiyi kabul edecek mi? Konsey'e bağlı Büyük Hanedanların çok sevdiği ve doğal olarak diğer güçlülerin kıskançlığını kazanan, adil namıyla tanınan Kızıl Dük Leto Atreides, yönetimini üstlendiği bu yeni gezegende de başarılı olabilecek mi? O gezegen ki evrendeki en değerli maddenin, melanj denilen baharatın elde edilebildiği yegane kaynak. Kızgın güneşinin kavurduğu çöllerinde yaşayan, gezegenlerini sulak bir yer yapabilme hayaliyle yasayan bir halk; insanlık tarihinin görebileceği en iyi savaşçılar, çölün özgür halkı Fremenler ... kendilerini Cennete götürecek olan liderlerini, mesihlerini bekliyorlar.
Binlerce yıldır süren Atreides laneti bir kez daha yaşanacak... Güce sahip olma duygusunun etrafında girdaplanarak gelişen entrikalar, savaşlar ve ihanetlerin arasında Dune tarihinin sayfaları açılıyor �
(alıntıdır)
İtalik yazı ile olanlar Prenses Irulan'ın yazdıklarından alıntıdır.Diğerleri ise kitaptan benim beğendim diyaloglar ve sözlerdir.
Başlangıç, dengelerin doğru olduğuna dair en hassas ihtimamın gösterileceği zamandır.Her Bene Gesserit rahibesi bunu bilir.O halde, Muad'Dib'in (ona sonradan takılan bu isim, Paul) yaşamını incelemeye başlarken, evvela onu kendi zamanına yerleştirmeye ihtimam gösterin: O, İmparator Padişah IV. Şaddam 57 yaşındayken doğmuştur.En özel ihtimamı ise Muad'Dib'i kendi mekanına yerleştirirken gösterin:Arrakis gezegenine.Onun Caladan'da doğmuş ve ilk on beş yılını orada geçirmiş olması gerçeği sizi yanıltmasın.Dune adıyla bilinen Arrakis gezegeni, onun ebedi mekanıdır.
"Popüler bir adam güçlülerin kıskançlığını uyandırır."
"Korkmamalıyım.Korku akıl katilidir.Korku toptan yok oluşu getiren küçük ölümdür.Korkumla yüzleşeceğim.Üzerimden ve içimden geçmesine izin vereceğim.Ve geçip gittiği zaman, geçtiği yolu görmek için iç gözümü ona çevireceğim.Korkunun gittiği yerde hiç bir şey olmayacak.Yalnızca ben kalacağım."
"Umut gözlemi gölgeler"
-Hem sizi seviyor hem de sizden nefret ediyorum.Nefret...asla unutmamam gereken acılardan dolayı.Sevgi ise...~Leydi Jessica, Paul'ün annesi
-Sadece temel gerçek. ~~Başrahibe Gaius Helen Mohiam
**********************
Can düşmanı Harkonnenleri anlamadan Muad'Dib'i anlamaya kalkışmak, Yalan'ı bilmeden Doğru'yu görmeye kalkışmaktır.Karanlık'ı bilmeden Işık'ı görmeye kalkışmaktır.Bu imkansızdır.
**********************
Şöyle konuştu Hançerin Azizeis Alia: "Başrahibe bir fahişenin baştan çıkarıcı dolaplarıyla bakire bir tanrıçanın dokunulmaz gözalıcılığını birleştirmek zorundadır, gençliğinin güçleri sürdüğü müddetçe bu nitelikleri dengede tutmak suretiyle.Çünkü gençlik ve güzellik gittiği zaman fark edecek ki; ikisi arasında bir zamanlar dengeyle dolu olan o ara yer, maharet ve becerinin tükenmez bir kaynağı haline gelir.
"Tuzlu dumanı hatırlıyorum
Bir kumsal ateşinden yükselen
Ve çamların altındaki gölgeleri;
Yoğun, temiz...kımıltısız;
Martılar kondu tepeye
Beyaz, yeşinin üstünde...
Ve bir rüzgar esiyor çamların arasından
Eğmek için gölgeleri;
Martılar kanatlarını açtılar,
Havalandılar
Ve gökyüzünü çığlıklara doldurdular.
Ve rüzgarı duyuyorum
Kumsalımız boyunca esen,
Ve dalgaları,
Ve görüyorum ki ateşimiz
Yosunları yaktı."~Paul, Muad'Dib
"Boyun eğen hükmeder"
***************************
Muad'Dib'in, Caladan'da kendi yaşında hiç oyun arkadaşı olmadığını konuştunuz.Tehlikeler çok büyüktü.Lakin Muad'dib'e harikulade öğretmenleri eşlik ediyordu.Ozan-savaşçı Gurney Halleck vardı.Bu kitabı okurken Gurney'in şarkılarından bazılarını şahit olacaksınız.İmparator Padişah'ın yüreğine dahi korku salan Baş Suikastçı yaşlı Mentat Thufir Hawat vardı.Ginaz'ın kılıç ustası Duncan Idaho; ihanetiyle karanlık ama bilgisiyla aydınlık bir isim Dr. Wellington Yueh; oğluna Bene Geserit Yöntemi'yle yol gösteren Leydi Jessica; ve tabii ki, bir baba olarak nitelikleri uzun zaman görmelikten gelinen Dük Leto vardı.
"Arrakis üzerinde yaşadığında, khala, toprak boştur.Aylar dostun olacak, güneş düşmanın." ~Başrahibe Helen
"Bir dünya dört şeyle ayakta durur...bilgenin ilemi, soylunun adaleti, haklının duaları ve cesurun yiğitliği.Ama tüm bunlar hiçbir şey değildir yönetme sanatını bilen bir yönetici olmadıkça.Bunu geleneğin haline getir!" ~Hawat, Paul ile konuşurken.
"Bir süreç durdurularak anlaşılmaz.Anlama, sürecin akışıyla birlikte hareket etmeli, ona karışmalı ve onunla birlikte akmalıdır." ~Paul
"Ooo, Galaklı kızlar
İnci verirsen yaparlar,
Arrakislilerse su verdiğin zamané
Ama eğer kadın istersen
Kül eden alevlere benzeyen,
Bir Caladan'lının kızını dene o zaman!" ~ Gurney
"Dilekler balık olsa hepimiz ağ atardık" ~Halleck
"Kendi vicdanımı rahatlatıyorum.Ona, ihanet etmeden önce dinin son noktasını veriyorum.Böylece, benim gidemediğim bir yere onun gittiğini kendime söyleyebilirim" ~Dr. Yueh
*****************************
Muad'Dib'in babasını hangi açıdan incelemeliyiz? Fevkalade samimi ve şaşırtıcı biçimde mesafeli bir adamdı Dük Leto Atreides.Bununla birlikte, birçok olgu Dük'e giden yolu açıyor: Bene Geserit olan eşine ola edebi aşkı, oğlu için kurduğu düşler ve ona hizmet eden adamların adanmışlığı.Onu şöyle görüyorsunuz: Kader'in tuzağına düşmüş bir adam, oğlunun zaferinin gölgesinde kalmış yalnız bir şahsiyet.Yine de şunu sormak gerekiyor; Oğul babanın bir uzantısından başka nedir ki?
*****************************
Bene Geserit'in, aşı-efsanelerin tohumlarını Koruyucu Misyon yoluyla atma sistemi, Leydi Jessica ve Arrakis'le birlikte meyvelerini vermeye başladı.Bilinen evreni B.G. elemanlarının korunması için bir kehanet örneğiyle işleme bilgeliği uzun zamandır takdir edilmekteydi; ama bundan daha ideal insan-hazırlık eşleşmesi olan bir uç durum hiç görmemiştik.Kehanet efsaneleri, aynen kullanılan isimlere varana kadar (Başrahibe, Şeria törensel kehanetinin çoğu, kanto ve karşılığı dahil) Arrakis'te kabul görmüştür.Ve şimdi, Leydi Jessica'nın gizli yeteneklerinin büyük ölçüde hafife alındığı genellikle kabul edilmektedir.
"Akıl vücuda emreder ve vücut itaat eder.Akıl kendisine emreder ve dirençle karşılaşır.Evet son zamanlarda daha fazla dirençle karşılaşıyorum.Kendi kendime sessiz bir geri çekiliş uygulayabilirim."~Leydi Jessica
******************************
"Yueh! Yueh! Yueh!" der nakarat. "Bir milyon ölüm yetmez Yueh'e!"
*****************************
Birçokları, Muad'Dib'in, Arrakis'in ihtiyaçlarını ne kadar hızlı öğrendiğine dikkat çekmişti.Bene Gesseritler, tabii ki bu hızın sebebini biliyorlardı.Diğerleri içinse şunu söyleyebiliriz: Muad'Dib çok hızlı öğreniyordu çünkü aldığı ilk eğitimin konusu "nasıl öğrenmeli?" idi.Be ilk ders, öğrenebileceğine dair kendine güvenmekti.Ne kadar çok kişinin öğrenebileceğine inanmadığını ve ne kadar çoğunun öğrenmenin zor olduğuna inandığını anlamak insanı şoke ediyordu.Muad'Dib2in, her tecrübenin kendi dersini taşıdığını biliyordu.
*****************************
Yargılanma zamanı gediğinde, Leydi Jessica'nın ona destek olacak nesi vardı?Şu Bene Gesserit özdeyişi üzerinde dikkatle düşünürseniz anlayabilirsiniz: "Tam olarak sonuna kadar gittiğin bir yol seni genellikle hiç bir yere ulaştırmaz.Bir dağın dağ olduğunu anlamak için o dağa yalnızca birazcık tırman.Dağın tepesinden dağı göremezsin."
****************************
Dük Leto'nun, gözlerini Arrakis2in tehlikelerine kapadığı, pervasızca tuzağın içine yürüdüğü söylenir.O kadar uzun zaman aşırı tehlike altında yaşadıktan sonra, tehlikenin yoğunluğundaki bir değişikliği yanlış değerlendirmiş olduğunu düşünmek daha uygun olmaz mı?Ya da evladının daha iyi bir hayata kavuşabilmesi için kendini bile bile feda etmiş olabilir mi?Bütün kanıtlar, Dük'in kolay kolay aldatılamayacak bir adam olduğunu göstermektedir.
***************************
Arraken iniş alanının çıkışında, Muad'Dib'in defalarca tekrarlayacağı, sanki ilkel bir alet kullanılmış gibi acemice oyulmuş bir kitabe vardır.O, yazıyı, Arrakis'teki bu ilk gecesinde, babasının bütün kurmaylarıyla yaptığı ilk toplantıya katılmak üzere dükalık karargahına getirildiğinde gördü.Kitabedeki kelimeler Arrakis'ten ayrılanlara seslenen bir yakarıştı ama ölümden henüz kıl payı kurtulmuş bir çocuğun gözünde karanlık bir etki bıraktı.Diyorlardı ki : "Ey sizler, bizim burada ne kadar acılar çektiğimizi bilenler; dua ederken bizi unutmayın."
***************************
Muad'Dib'in ailesiyle birlikte Arraken sokaklarından geçtiği o ilk gün, yoldaki insanlardan bazıları efsaneleri ve kehaneti hatırladılar; ve şöyle bağırdırlar: "Mehdi!" Ama bağırışları bir ifadeden çok bir soruydu; çünkü onun, kehanetteki Lisan-ül-Gayb, yani Dış Dünya'dan Gelen Ses olmasını yalnızca umut ediyorlardı.Dikkatleri aynı zamanda annede yoğunlaşmıştı çünkü onun bir Bene Gesserit olduğunu duymuşlardı ve onun diğer Lisan-ül-Gayb gibi olduğu onlar için açıktı.
*************************
Babanın insan, etiyle kanıyla insan olduğunu keşfettiğin andan daha korkunç bir aydınlanma anı muhtemelen yoktur.
"Hediye, bahşedenin lütfudur."~Paul
(Sizi kutsal sözlerle karşılayacaklar ve hediyeleriniz bir lütuf olacak.
Adetlerinizi bilecek, sanki onlarla doğmuş gibi
Lisan-ül-Gayb bütün hilelerin arkasını görecek.
Ve onlar, en değerli rüyanızı paylaşacaklar ~Fremen kehanetleri)
Çölün vahşi hayvanları orada avlanırlar,
Masumların geçmesini bekleyerek.
Olsun istemiyorsan yalnız bir mezar taşın.
Ahhh, kızdırma sakın çöl tanrılarını!
Tehlikeleri...
Dük bahardan çok adamlarla ilgilendi.Adamları kurtarmak için kendi yaşamını ve oğlunun yaşamını tehlikeye attı.Bir bahar tırtılı kaybını tek hareketiyle geçiştirdi.Adamların yaşamlarına yönelik tehdit onu öfkelendirdi.Onun gibi bir lider fanatik bir bağlılığa kumanda edecektir.Yenilgiye uğratılması güç olacaktır....Bu dükü sevdim ~ Kynes ya da Liet
**********************************
Büyüklük geçici bir tecrübedir.Asla kalıcı değildir.Kısmen, insanoğlunun mitler yaratan hayal gücüne dayanır.Büyüklüğü tecrübe eden şahıs, iinde olduğu mit için bir şey hissetmelidir.Kendisine yöneltileni yansıtmalıdır.Ve çok güçlü bir alaycılık yeteneği olmalıdır.Bu, kendi iddiasındaki inançla bağlarını koparan şeydir.Onun kendi içinde hareket etmesini sağlayan tek şey alaycılıktır.Bu nitelik olmadığı sürece, nadiren ortaya çıkan büyüklük bile insanı mahvedecektir.
Kynes yol gösterince insanlar izliyor.Bize Paul'un tarafını tuttuğunu gösterdi.Gücünün sırrı nedir?Değişim Yargıcı olduğu için olamaz.Bu geçici.Ve kesinlikle kamu görevlisi olduğu için de değil. ~Leydi Jessica
"Doğal insan mantığı olmayan insandır.Senin bütün olayarla ilgili mantık yürütmelerin doğal değil ama yararlı olduğu için bunu sürdürmene katlanılıyor.Sen mantığın vücut bulmuş halisin, Bir Mentat'sın.Yine de, problem çözümlerin, gerçek anlamıyla senin dışına, yani çalışılıp yeniden oluşturulacağı ve her açıdan inceleneceği yere çıkarılan fikirlerdir." ~Leydi Jessica, Hawat'la konuşurken.
**************************
Hayallerle mi boğuşuyorsun?
Gölgelerle mi uğraşıyorsun?
Ayakta mı uyuyorsun?Zaman akıp gidiyor.
Yaşamın çalınıyor.
Boş şeylerle oyalanıyorsun,
Sen ahmaklığının kurbanısın.
************************
Tedirginliğin bir bilimi olmalıdır.İnsanların, ruhsal kaslarını geliştirmek için zor günlere ve baskıya ihtiyaçları vardır.
************************
Arrakis hançerin tavrını öğretir; tamamlanmamış bir şeyi kesip atmak ve şöyle demek: "Artık tamamlandı çünkü burada bitti."
**********************
Bir efsane, Dük Leto Atreides öldüğü anda, atalarından kalan Caladan sarayının semalarında bir yıldız kaydığını söyler.
Merhamet insafsız olmaktır!Senin için çalışan yeterli arı varsa, gün tatli bir vızıltıyla geçer.~ Baron Vladimir Harkonnen
Karanlık, kör bir hatıradır.Sürülerin seslerini, yalnızca en ilkel hücrelerinin hatırlayabildiği kadar eski bir geçmişte atalarını avlayanların çığlıklarını dinlersin.Kulaklar görür.Burun delikleri görür.
***************************
Neyi hakir görürsün? İşte tam da bununla tanınırsın.
**************************
Biz Caladan'lıyız; orası insan türü için bir cennet gibi dünyaydı.Caladan'da fiziksel ya da zihinsel bir cennet inşa etmeye hiç gerek yoktu; dört bir yanımızda gerçekliği görebiliyorduk.Ve ödediğimiz bedel insanların yaşamlarında bir cennete sahip olmak için her zaman ödedikleri bedeldi; yumuşadık ve üstünlüğümüzü kaybettik.
Zihin kendini nasıl da dengeliyor.Zihin baskı altında iki yönden birine gidebilir; artı ya da eksi yöne: açık ya da kapalı.Bunu eksi ucunda biliçsizlik ve artı ucunda aşırı bilinçlilik olan bir spaktrum olarak düşünün.Zihnin baskı altında hangi yöne gideceği büyük ölçüde eğitimin etkisiyle belirlenir.~Leydi Jessica
***********************
Alametleri, delilleri ve kehanetleriyle birlikta Kizara Tafcidleri aramızda olan bu Fremen dinsel uyarlaması, şimdi "Evrenin Sütunları" olarak tanıdığımız şeyin kaynağıdır.erin güzelliği, eski kalıplara dayanan o heyecan verici müzikle ortaya çıkan ama yeni uyanışla damgalanan Arrakis'in gizemli karışımını bize onlar getirdiler.Kim, "Yaşlı Adamın İlahisi" ni duyup da derinden etkilenmez?
Sürüklüyorum ayaklarım çölde
Seraplar ev sahibi telaşı içinde.
Zafere doymadan, tehlikeye aç,
Dolaştım al-Kulab'ın ufuklarını,
İzleyerek peşimdeki bana aç,
Zamanın erittiği dağları.
Ve hızla yaklaşan serçeleri gördüm,
Saldıran kurtlardan daha cüretkar.
gençliğimin ağacına kondular.
Ve duydum hepsi üşüştüler dallarıma
Av oldum pençeleriyle gagalarına!
****************************
Kişinin bir şeyi istediği anla, bu şeyi elde etmek için harekete geçtiği an arasında kendini tuttuğu süre, yani atalarımızın "spannungsbogen" dediği nitelik konusunda Fremenlerin üstüne yoktu.
"Cennet sağımda, Cehennem solumda ve Azrail arkamda."
" Düşmanlarım, boranın yolunda duran
Paramparça olmuş yeşil yapralar gibidir.
Ey sen! Tanrımızın ne yaptığını görmüyor musun?
Bize karşı entrikalar düzenleyenlerin
Arasına salgını yolladı.
Avcıların dağıttığı kuş sürüsü gibiler.
Entrikaları hiçbir ağzın kabul etmediği
Zehirli haplara benzer"
******************************
Her şeyde evrenimize ait bir desen vardır.Onun simetrisi, inceliği ve zerafeti vardır...her zaman gerçek sanatçıların eserlerinde bulacağınız nitelikler.Bunu, mevsim dönümlerinde, kum bulutlarının bir sırt boyunca yayılışında, günlük çalısının öbek öbek dallarında ya da yapraklarının deseninde bulabilirsini.Huzur veren ritmler, hareketler ve biçimler bulma ümidiyle, yaşamımızda ve toplumumuda, bu desenleri taklit etmeye çalışırız.Yine de, en mükemmel olanı ararken tehlikeyle karşılaşma ihtimali vardır.Mükemmel desenin kendi kararlılığını taşıyacağı açıktır.Böyle bir mükemmelikte her şey ölüme ilerler.
Benbir süreçler tiyatrosuyum.Mükemmel olmayan görüntünün, kalıtsal bilinç ve onun korkunç amacının kurbanıyım.~Paul, Muad'Dib
"Oh canım,
Bu gece hiç tadı yok Cennet'in,
Ve Şeyh-hulud'a and içerim
Oraya gideceksin,
Sevgime boyun eğeceksin."
"Anlat bana gözlerini
Ve ben sana anlatayım kalbini.
Anlat bana ayaklarını
Ve ben sana anlatayım ellerini.
Anlat bana uyuyuşunu
Ve ben sana anlatayım uyanışını.
Anlat bana arzularını
Ve ben sana anlatayım ihtiyaçlarını." ~Bir kum ilahisi
******************************
Kanunla görev bir olduğu, din tarafından birleştirildiği zaman, asla tam olarak bilinçli hale gelemez ve kendinizin tam olarak farkına varamazsınız.Daima bir bireyden biraz noksan olursunuz.
******************************
Kızgın bir adam, benliğinin söylediklerini çoğu zaman şiddetle reddeder.
*****************************
O, savaşçı ve gizemci, umacı ve aziz, kurnaz ve masum, şövalye ruhlu, acımasız, bir tanrıdan az bir insandan fazla.Muad'Dib'i harekete geçiren nedenleri, sıradan standartlara göre değerlendirmek mümkün değildir.Zafer anında, onun için hazırlanmış ölümü gördü, yine de ihaneti kabul etti.Bunun bir adalet hissinden kaynaklandığını söyleyebilir misiniz?Peki, kimin adaleti? Unutmayın, şu anda bahsettiğimiz, düşmanlarının derisinden savaş davulları yapılmasını emreden Muad'Dib, dükalık geçmişinin geleneklerini elinin tersiyle bir kenara itip sadece şöyle diyen Muad'Dib: "Kuisatz Haderah'ım ben.Bu yeterli bir neden."
Bir dostun bir kula döndüğünü görüyorum. ~Paul
**********************
Pardot Kynes, Arrakis'in İlk Gezegenbilimcisi
"Sonlu bir uzayda, kritik bir noktadan sonra, sayılar arttıkça özgürlük azalır.Bu, kapalı bir kaptaki gaz öolekülleri için olduğu kadar, bir gezegenin ekosisteminin sonlu uzayındaki insanlar için de doğrudur.İnsanı ilgilendiren soru, sistem içinde muhtemelen kaç kişinin sağ kalabileceği değil, sağ kalanlar için ne tür bir varoluşun mümkün olduğudur."
0 yorum yazılmıştır