Pazar, August 10, 2008
De-Mon (Bölüm 5) ~ Geçiş
Uzun zaman oldu bu hikayeyi yazmayalı, o kadar uzun ki içeriÄŸini bile unuttum-_- Neyse artık umduÄŸumu deÄŸil bulduÄŸumu, yani aklıma geleni yazıcam!Bakalım ne çıkacak ortaya....
****************************
Sesler gideli çok olmuÅŸtu.Bunun hala bir düÅŸ olduÄŸunu düÅŸünse de Marelle kanlı canlı karşısındaydı.Ne yaÄŸacağını bilemez bir ÅŸekilde etrafına bakındı.Eski kilisenin kırık koltukları ile yıpranmış duvarları arasında ona yardımcı olacak hiç bir ÅŸey yoktu.İsa heykeline baktı.Boynunu bükmüÅŸ, tahtaya çivilenmiÅŸ adamın görüntüsü nedense onu daha da sinirlendirdi.
"Kaybedenlerin Çilesini Çekenler!Kilise, kayıp ruhların mekanından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil.Ne demeye buraya getirildim.Yoksa ben kayıp ruhu aramakla mı yükümlendirildim.Bu Marelle olabilir mi?Ne yapmam gerekiyor?"
Marelle'in kolundan tuttu.
-Buraya nasıl geldiğini hatırlıyor musun?
Kız başını iki yana salladı.
-Neden beni buldun?Ne yapmam gerekiyor?
-Ödemek zorundasın.
De-mon anlamadı.
-Neyi ödemek zorundayım?
-....
-Söylesene Marelle.
-Buradan gitmemiz gerek.Geliyor.
-Ne? Kim geliyor?
Kilisenin derinliklerinden bir gürültü koptu, duvarlar sarsıldı.Ardından hafif çan sesleri yükselmeye baÅŸladı.Bu çan sesleri kilisenin tepesinden geliyor gibiydiler.Sarsıntı bir daha geldi.Bu deprem gibi deÄŸil de sanki ağır bir ÅŸeyin yere düÅŸmesiyle oluÅŸan bir tür basınç gibiydi.Marelle'in gözleri irileÅŸti.Fısıldadı
-Geldi bile
De-Mon kızı da alarak kilisenin dışına çıktı.Az kalsın kilisenin giriÅŸinde duran kılıcına çarpıp yere düÅŸüyordu.Oraya nasıl geldiÄŸini sorgulamadan kılıcını eline aldı.Kilisenin görüntüsü deÄŸiÅŸmeye baÅŸlamıştı.Taktalar ve pencereler eÄŸilip bükülüyor, sanki büyükçe bir ÅŸeyi artık daha fazla taşıyamacakmış, patlayacakmış gibi görünüyordu.
-Marelle gidelim.
Kız olduğu yerde duruyor, kiliseye bakıyordu.
-Meralle neden duruyorsun?Burada durmak bana hiç de akıllıca gelme-
Kilise büyük bir gürültüyle yıkıldı ve içeri çöktü, çöktü ve çöktü.Çökmesi bir türlü durmuyordu.Åžimdi kilisenin durduÄŸu yerde büyük bir çukur vardı.Siyah, düpsiz...Marelle'le birlikte yaklaÅŸtılar, sanki kendi iradeleri baÅŸka biri tarafından kontrol altına alınmıştı.De-Mon kuyunun sonunda kırmızı bir parlaklık gördü.
-Marelle bu da ne demek?
-Beni kurtarmak istiyorsan...Oraya gitmelisin.
Eliyle aÅŸağısını gösterdi.
-......
-Hem oraya gitmeden aradığın şeyi bulamayacaksın
De-Mon kendisini durduramadan çukura atladı.Siyah pelerini arkasında dalgalanıyor, aÅŸağıdan esen ÅŸiddetli bir rüzgara yakalanmış gibi savruluyordu
-Marelle!!!
De-Mon kılıcını sırtına taktı.Etrafına bakındı.Buradan çıkmak için tek çıkar yol burası gibi görünüyordu.Büyük çukur onu yutmak üzere bekliyordu.Tekrar o gümbürtüyü duydu.AÅŸağıdan geliyordu.İç güdüsel olarak derin bir nefes aldı ve tladı.Sıcak bir rüzgar bedenine çarptı.Bir kaç saniye içinde de gözden kayboldu.
*******************************
Karanlık yutar aydınlığı
Siyahın içinde erir gider ışık
Tüm renkler anlamını kaybeder birer birer
Bir ruhun karanlıkta kaybolması diye bir ÅŸey söz konusu deÄŸildir.
Sadece karanlık onu görünmez yapar
Böylece yok oldu izlenimi verir
Arayan aradığını bulamaz karanlığın içinde
EÄŸer aradığı ÅŸey ayaklarıne gelmeyi seçmemiÅŸse
Marelle de bu yüzden görünmüÅŸtü De-Mon'a
Kendisini kurtarması için ondan yardım istiyordu,
De-Mon'da arayışına devam ederken bu kısılıp kaldığı tuzaktam kurtulmak
İkisinin isteği de birdi
De-Mon, Marelle'i kurtarmanın aynı zamanda çıkış yolu da olduÄŸunu biliyordu.
******************************
Konu: ^^
Arada yazdığım için kopukluklar falan oluyor aslında sadece bitirmek için uğraştığım bir hikaye.Evet karanlıkla ilişkilerim oldukça sıradışıdır! Dediklerine de bakacağım mutlaka, ama senin karanlık yazıların benimkilerden çok güzeller, sen beğendiysen ne mutlu bana=)
Bağlantı »
Konu: merhaba
karanlılka ilişkin gerçekten güçlü ve sıradışı genç arkadaşım.ancak eğer ukalalık almazsan batı kökenli demonolojiyle olduğu kadar doğu kökenli örneğin japonların kwaıdan hikayeleri ki çoğunda hayalet-ninjalar başroldedir, islamiyet öncesi türk-moğol şamanıstik ritüelleriylede ilgilenmelsin bence.o zaman yazmak istediklerin çok daha mükemmelliğe ulaşır.genede çok güzel bir öykü.devamını bekliyorum.başarılar.
Bağlantı »