« Önceki | Sonraki »

Cuma, Nisan 11, 2008

De-Mon (Giriş)

 

Bu De-Mon adlı bir adamın hikayesidir.Aşağıdaki yazıda onun hakkında ufak ipuçları verilmiştir.Kimsenin yapamadığı bir şeyi başarmak üzere yola koyulur.Uzun bir yolculuktur bu, karanlığın yolculuğu.Yol boyunca karşısına çıkan her karakterden bir şeyler alarak  yoluna devam eder.Bu "şey", bir bilgi, eşya, tavsiye, öğüt, lanet, büyü, hatta bir yara bile olabilir.Yollar gizemlidir, nereye çıkacağını hele gidilecek yön bilinmiyorsa oldukça tehlikelidir.Önümüzdeki bölümlerde bu karakterin maceralarını işleyeceğim...Kendi karanlık yolumda ilerlerken yorulup dinlendiğim vakitlerde...


 

**********************

 

Çorak topraklarda gezinen ruhlar
Anlamsız kederler ve acılar içerisinde yankılanır çığlıkları
Uzaklardan duyulur sesleri
Burası ölülerin can çekiştiği bir yerdir
Canlıların asla giremediği
Girseler sağ çıkamadıkları
Belki de yoktur böyle bir yer
Ama her köylü ya da şehirli bunları gözleriyle görmüş gibi anlatır.
Oraya girmek için deli olmak gerekir, derler.
Hiç bir aklı başında ya da cesur savaşçının adım atamayacağı yer, derler.
Bu yeri tanımak hiç de zor değildir.
Önce hafif bir sis kaplar her tarafı
Aslında sis değil, bunlar ruhların kendileridir, derler.
Ardından sesler gelir
Önce hafif sonra giderek çoğalarak.
Ve senin geçip geçmeyeceğine karar verirler.
Ve eğer sahip olmanı istediklere şeye sahipsen
Geçmene izin verirler
Ama şimdiye kadar "bu şeyin" ne olduğunu kimse bulamadı
Çünkü asla bir sağ kalan olmadı.
Genç adam yüzünde küçük bir gülümsemeyle dinledi adamları.
Ben denemek istiyorum, dedi

Herkes onun aklını kaçırdığını düşündü.

Neden girmek ister ki böyle bir yere?

"Kaybedecek bir yaşamım var ve bu da oldukça sıkıcı.Ölürsem pek bir kayıp olmaz benim için ama yaşarsam...O zaman o diyarlarda neler olduğunu görebileceğim.Orada nelerin saklı olduğunu bilmek istiyorum"
Çantasını omzuna attığı gibi koyuldu yola.
Lanetli topraklara giden yolu aramaya başladı.
Köylüler onu durdurmaya çalışmadılar bile...Sırtında taşıdığı büyük kılıcın ve karanlık bakışların bunda etkisi büyüktü belki de.Sonra kendi aralarında derler ki,

"Belki de o bunu başarır."
İlk kez bir ümit düşer içlerine
Ve her gün karanlık bakışlı adamın geriye dönmesini bekleyerek
Yollarını gözlerler.
Susarlar ve
Susarlar
Artık konuşmazlar, sadece onu beklerler....

*******************

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır