Perşembe, August 7, 2008
Mehmet Kıyak ~ Daha İyisi Yok
Mehmet Kıyak'ın elime tesadüfen geçen bu kitabındaki şiirlerden bir alıntı yapacağım.Sade, açık, sanki düşünülmeden yazılmış ama düşünüldüğünü belli eden, güzel yazımıyla birçoğumuza örnek olacağını düşünüyorum.
"'İyiliğin belleği olmaz' derdi babam"
Sözcükle kavramları çarpıştırıp
Yeni gerçekler bulamadı kimse
********************************
Aldatı Çağı
Bir aldatı çağındayız
İçi boş şölenlerde gülüşler yapay
Bunluğa övgü yarışında
Canavar kesilen aymazlar
Çığırtkan yola gelmez pisliklerle
Bilincin canına okuyup
Salyalı ve kuduruk güneşe saldırıyor
Bir aldatı çağındayız
Emek erdem ve doğuma
Boyun eğmez bir yakınlık
Sıcak bir yanır yeni soru yok
Herkes kölesi olmuş çıkarının
Cendereye tutsak ve ölümün tuzağında
Bir iz bırakmadan tarihe kendini bekliyor.
******************************
Dolu Dolu
Uzlaşmazlığa tutkulu bir evrende
Gizliden daha gizli yeni biçimler arayıp
İçi boş oyunlara düşmeden
Kör nokta ve yanlışlardan uzak
Askıya almadan geleceği
Yer sarsıntılarına ağıtlar yaktığımız
Eksik korkular ve saydamlaşmış ayrıntılardan
Arınarak çarpıtmalara yer vermediğimiz yaşam
Koca boşluğu yutmadan imgeyle dost
Söndürmeden iyilik burcunu
Kaçık sapkınlıklar özgürlüğü dondurulmuş günlere
Kanmadan güneşin gönlünde ışık olup
Kendimizle barışık önümüzde yeni tansıklar
Durmadan şiirler yazdığımız dayanılmaz birliktelikte
Uçuşur gibi sonsuzluğun uğrak yerini geçmeden
Sesimizle dolan kimliği yarınlara taşıyıp
Ölmeden yok oldu dedirtmeden kimseye
Dolu dolu yaşamaktır tutkumuz
***********************************
Güneşi ısıtmakla geçti ömrüm
~
Köhne bir geçmişin tuzağında
Geceyi kapıya koyamadım
Cenderede
Acımasız bir bataklık giren çıkamıyor
Tersten yazılıyor çağrılmamış korkular
Kötülüğe ortak çıkarın dilencisi
Bu kırık adamlarla demirin tutmaz
Yarına tanık üst üste dizilmez güzelim tuğlalar
Düş kırıklığı hırıltıyla geçen yaşam
Suskuya bağladığı umutlarla
Boşluğun gizemine kanıp yıldız aramadan
Kör uykularda beklettiği fırtınalar
Görkemine yetişmeden şafağın
Kendi sesine oyuncak ölümü yudumluyor
Soytarı bir yakınlıkla aldatmalar
Pisliğin kölesi ve hortlak duyumlarda
Penceresi aydınlığa kapalı karanlıkla dost
Küskün ve ağırlaşmış bakışlarla
Cenderede usu iyi ki uyanmıyor
*******************************
Sıfırı tüketmekle başladım işe
~
Yaşama borcunu ödemeden
Kuluçkaya yatıramazsın geleceği
Kötünün Gücü
Çağrılar yanıtsız yol arkadaşı bulamadan
Dalgalana dalgalana tepkisizliğin gücüne yenildik
Eline verilen aynaya görüntüyü düşürmeden
Bozguna uğrayıp iç patlamalarla dağılarak
Bunalımın sınırlarında tek başına
Güdümlü ve çökmüş suskunun çobanı
Bezginliğin sofrasında kalıp
Tersliklerle kol kola
Sıfırn peşinde duyarsız ve tükenerek
Onarılmaz karşıtlıklarda yorgun
Alaşağı edilmiş can sıkıcı dışlanmalarda
Anlama sığınıp kötünün gücüne yenildik
**********************************
Sorunun İpucu
Şiirini taşladığın ülkede erinci bulamazsın
Soytarı bir yalnızlıkta tükenirsin çocuk
Sorunun ipucunu bırakırsan yarın olmaz
Yanıtı eksik kalır geleceğin
Aradığın dinginlik kaf dağının arkasında değil
Korkunun çemberini kırmadan
Yalan yanlış ışığını aradığın sabah
Açık bir yara gibi yüzünü toplayamaz
Düşsel kurgulara kaptırmadan kendini
Çatlağı büyütmeden doğumu önemseyip
Dışlamadan su çektiğimiz ırmağı
Çekirdekle dost toprağı bunalıma sıkmadan
Güneşle uyanıp emeğe çalışmalı çocuk
****************************
Tren Kaçtı
HErkes sessiz üzerine alınmıyor kimse
Koca kayanın altı oyulmuş
Son kazma vurulup son toprak çekildiğinde
Artık çok geç tren kaçtı
Göz ucuyla bile bakamazsın yaşama
Günlükler yarım paracıklar yerinde değil
Kötülüğü atamamış ülkesinden
Dersine çalışıp okumadan geleceği
Bir iz bırakmadan tarihin defterinde
Sorusuz yanıtsız sorgulanmadan
Bu da şans diyemeden kötürüm beynine
Artık çok geç tren kaçtı
Ne yazık ki yası kalacak çocukların
********************************
Karanlıkla Uyutma
Tohuma kaçan yüreğinle karşıma çıkma
Döneklerle işim olmaz sınamaya gelemem
Boyunduruk takılmış beyinlere yer yok günlerimde
Acısız yaşama kendimi kaptırmadan
Derdinle dertlenir çocuklarla sevinirim
Bana ne diyemem bombalara
Ne afrika ne yakın komşular
Ne de güney amerika çıkar usumdan
İçtiğim su yediğim her lokma boğazımda düğümlenir
Boş sözlere karnım tok
Boynu bükük bırakamam emeği
İçimdeki depremle yenilenir
Pişmiş aşa su katmadan devrime doğru
Sonsuz evrimine çalışırım doğanın
Karanlıkla uyutma bebeğimi
*****************************
Tadında Değil
Hiçbir şey tadında değil
Kötüyle başımız dertte
Boşlukta yüzen kimsesizlik
İçimizi Kanatıp tanıdık öfkelerle
Kaypak ve yalakadan kurtulup sokağa çıkamıyor
Dikiş tutmuyor söküklerimiz
Bir ayartma şöleninde
El değmemiş öykülere sığınarak
Sırtı dönük dostluklarla yetinip
Ezinç sesleri kanlı bıçaklı düşler
Çürük sözlerde tükenmiş belleksiz
Şiire giremiyor imgesi
Deli bozuk gösteriler ülkesinde
Ölçüler kaçmış gecemiz tadında değil
******************************
vsvsvs.......
0 yorum yazılmıştır