« Önceki | Sonraki »

Cumartesi, Şubat 7, 2009

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları - 11 (İhanetin Tohumları ve N

-Köyden dışarıya çıkmayalı o kadar uzun zaman olmuştu ki...
-Evet Caelo, son çıkışında köyü neredeyse bir savaşa sokacağını hatırlatırım sana.
-Hehe...Güzel günlerdi be!
-Yine ucuz yırttın var ya.Senin yerinde ben olsaydım.................

Caelo, Sakura'nın sözlerinin gerisini dinleme zahmetine katlanmadı bile.Önü sıra yürüyen Naruto ile Kakashi'ye bakarken aklından bambaşka şeyler geçiyordu.En son Sasuke ile ne zaman görüştüğünü hatırlamaya çalıştı.Ama başaramadı.

"Lanet olsun!"

Sakura'nın üzerinde pembe bir kıyafet vardı ve kısa pembe saçlarını Konoha'nın simgesini taşıyan alın koruyucusuyla alnının gerisine atmıştı.Üzerindeki her şey pembeydi.Gözleri hariç.Gözleri duru bir yeşilin rengine sahipti.Kakashi her zaman bildiği üsere sıradan Jounin kıyafetlerini geçirmişti üzerine ve maskesi yüzünün yarısını örtüyordu.Alın koruyucusunu Sharingan gözünü saklayacak biçimde yüzüne çaprazlamasına geçirmişti.Naruto ise hiç değiştirmediği rengi olan turuncu kıyafeti ve sarı saçları ile işaret feneri gibi ortalarda dolanıyordu.Caelo ise en sevdiği renk olan siyahı değil de Kakashi gibi koyu yeşil Jounin giysisini seçmişti.Sırtında içinde silah malzemeleri olan küçük bir çanta taşıyordu.Bütün gece yürüdükten sonra Kakashi ormanın biraz içerisinde kamp kurmaya karar verdi.Yemeklerini ateş başında yemeye başladıklarında Kakashi sessizliği bozdu.

-Buradan beş günlük uzaklıkta Akatsuki'lerin gizli bir yeri mevcut.Anbu takımından geriye kalanlarla orada buluşacağız.Fakat bu ormanı geçtikten sonra hepinizin çok dikkatli olmanızı istiyorum.En ufak bir tehlike belirtisini bile es geçmeyin.

Naruto araya girdi.

-Bizim görevimiz tam olarak nedir, Kakashi-sensei?
-Sizin göreviniz...bir kere kesinlikle Akatsuki'lerle kapışmak değil-
-Ama-
-Dövüşmeye fırsatınız kalmadan ölürsünüz.Özellikle de tek başınaysanız.Bu yüzden sizinle geldim.

Caelo, ateşin kıvılcımları arasında Kakashi'nin yüzünü seçmeye çalıştı ama yüzü karanlığa gömülmüştü.
-Peki bizden tam olarak istenen şey nedir?
Kakashi dosdoğru Caelo'ya baktı.
-Buraya aslında Caelo için geldik.O ve onun ailesi hakkında.

Caelo elindeki yemeği yere düşürdü.
-Ne demek benim ve ailem için geldik?Kakashi-sensei, ben Sasuke'ye ve diğerlerine yardım edeceğimizi sanıyordum.
-Bir bakıma evet, fakat tamamen doğru bir açıklama değil.Caelo, sanırım arkadaşlarının da bunu bilmesi gerekiyor.Biz uzun zaman önce ailenin izini bulduk.Ve bu iz bizi Akatsuki'lere kadar götürdü.Sasuke özellikle bu iş için görevlendirildi.Ve o şu anda orada-
-benim ailemle mi çarpışıyor? Ne yani anne ve babamın Akatsuki'lere katıldığından mı bahsediyorsunuz?
-İlk önce biz de öyle düşünmüştük, ama hayır.Sasuke de bu gerçeği araştırmak için orada.Akatsuki'lerin bir destekçileri olabileceğinden şüpheleniyoruz.
-O zaman neden beni, yani demek istiyorum ki, beni neden- Konoha'ya terk edip gittiler!! Neden Akatsuki'lere bulaştılar? Ve neden bunu bana şimdi anlatıyorsunuz?

Kakashi, Caelo'nun çatık ve kararsız gözlerine baktı.
-Şu anda bile her şeyi tamamen bilmiyoruz.Bu yüzden Tsunade sana söylememe kararı aldı.Ayrıca senin ne tepki vereceğini de bilemedi.Yine de bu gerçeği senden daha fazla saklamak sana ihanet olurdu.Şimdi biliyorsun.Tek başına Akatsuki'lerin peşinden gitmeyeceğini biliyorum.Bunu neden yapmaman gerektiğini de sana anlatayım.Sasuke tam gerçeği öğrenebilmek için haftalarca bu görev için canını tehlikeye atıp duruyor.Ve sen ona ve tüm ninjalara ihanet etmeyeceksin.

Sakura yemeğini kenara koydu.

-Şu anda yetişkin bir Jounin olarak alacağın kararlarda sana karşı çıkamam.Yine de seni ailen olmadan tanıdık ve seni seviyoruz.Akatsukiler olsun olmasın, ailenin geçmişi seni bağlamaz.

Naruto da hararetle başını sallayarak onayladı.Pek şaşırmışa benzemiyorlardı, demek ki bu daha önce düşündükleri şeydi, yani ailesinin hain olabileceği ihtimali.Caelo kafasını ellerinin arasına aldı.Kafası karışmıştı.Çantasına uzanıp bir minik bir flüt çıkardı, yavaşça elinde çevirmeye başladı.

-Alimden bana kalan tek şey buydu.Bu minik flüt.Ve benim düşündüğüm şey ise-Arghh keşke onlardan geriye bana kalan şey sadece bu olsaydı.Keşke olmayan anılarımda hayal ettiğim gibi iyi insanlar olsalardı.Keşke-
Kakashi elini kaldırdı.
-Caelo, kızgınsın, anlıyorum.Fakat dediğim gibi tüm gerçeği bilmiyoruz.Bunu neden yaptıklarını da.Sadece seni bizim köye bıraktılar ve çekip gittiler.Hiç bir mantıklı sebep olmaksızın.Bence onları yargılamadan önce bunu düşün.
-Kakashi-sensei, bu flütü ne zaman kullansam bedenimde yaralar açtığını biliyorsun.Ailemden miras aldığım jutsuyu daha doğru düzgün kullanamıyorum bile.Ve bu bana zarar veriyor.Onlardan gelen herhangi bir şeyin benim yararıma olacağını söyleyebilir misin?

Gurup sessizliğe büründü.Kakashi gözlerini ateşe dikmişti, Sakura ile Naruto'da birbirlerine kaçamak bakışlar atıyorlardı.
-Peki yaşıyorlar mı? Yani onlarla karşılaştınız mı?
-Hayır.
-..........
-..........
Yarım satta sonra Caelo flütü sertçe çantasına fırlattı.
-Ben uyumaya gidiyorum.Biraz da düşüneceğim.Bana bunları anlattığın için teşekkür ederim, Kakashi-sensei.Her ne kadar anlatmamanı dilesem de...
-Caelo-
Sakura, Naruto'nun yüzüne vurdu.
-Şimdi sırası değil, Naruto! Her ne diyeceksen...

Caelo uzandı ve düşündü, düşündü, düşündü.Sabaha kadar düşündü.Ondan sonraki günlerde de tek yaptığı şey düşünmek oldu.Ne düşüneceğini de tam olarak bilmiyordu.Ailesini karşısına alıp yüzleşme şansını da yitirmişti.Artık yaşamadıklarına göre neyi, nereden ve nasıl öğreneceğini de bilmiyordu.

***************************
***************************
Ormandan çıkıp yabancı topraklarda yürümeye başladılar.Her biri çevresine çok dikkat ediyordu, ara sıra Kakashi Sharingan gözlerini kullanıyor ve etrafın güvenli olduğundan emin oluyordu.Caelo da ses duyusunu sonuna kadar kullanıyor, artık düşünmekten delirecek hale geldiğinden kafasını başka şeylere vermeye çalışıyordu.Beşinci günün sabahında yavaş yavaş izlere rastlamaya başladılar.Önce bir kaç kırık eşyaydı sonradan bunlar çevredki varlıklara da yansımaya başladı.Kırılmış dallar, yanık otlar, kesilip biçilmiş ağaçlar ve en sonunda kökünden sökülmüş ağaçlar.Naruto derin bir ıslık çaldı.

-Vay be! Çatışmalar epeyce sert geçmiş.Ahh ben de burada olmak isterdim.
Sakura dirseğiyle onu dürttü.
-Kahramanlık yapmanın sırası değil, Naruto.Burada olsaydın büyük ihtimalle ayak altında dolaşıyor olurdun.
-Sakura-chan, ben bir zaman sonra Hokage olacak kişiyim.Benim yeteneklerim-

Caelo elini kaldırdı.Durdular.Başını yana eğmiş dinleme pozisyonuna geçmişti.Kakashi Sharingan gözlerini açtı, Naruto ve Sakura da ellerinde kunailerle beklediler.Caelo fısıldadı.

-Kakashi-sensei, buluşma yeri buraya yakın mı?
-Çok değil, ama burası değildi.
-Biri geliyor.Yaklaşık beş yüz metre önümüzde ve bize doğru yaklaşıyor.
Ağaçların arasına saklanıp beklediler.On dakika sonra diğerleri de ayak seslerini duymaya başlamışlardı.Yavaş ve aksak  adımlar.Çalılar aralandı ve içinden Sasuke çıktı.Caelo nefesini tuttu.Üstü başı kan içindeydi ve giysileri yırtılmıştı.Yüzü bembeyaz olmuştu.Pek iyi görünmüyordu.Kakashi'nin durdurmasına fırsat vermeden ağaçtan yere atladı ve doğruca Sasuke'ye koştu.Naruto ve Sakura ortaya çıkıp bağırmaya başladılar."Neden bağırıyorlar ki, Sasuke yaralandığı için olsa gerek" Caelo'nun aklına bunun bir tuzak olabileceği gelmemişti.Bacaklarına bir şeyin dolandığını hissettiğinde Sasuke bir kaç adım önündeydi.Ona sarılan şey büyük ve pullu bir yaratıktı.Dengesini kaybedip yere düştü, yaratık hala onu sarmaya devam ediyordu.Bu devasa bir boa yılanıydı.En son gördüğü şey kocaman açılmış ağzıydı, ve bir saniye sonra Caelo yılan tarafından yutulmuştu.

********************************
********************************
-Kakashi-sensei, ne yapacağız?
-Naruto sen göreve devam ediyorsun, git ve Sasuke'yi bul.Onu bu yeni durumdan bilgilendir.Sakura sen Anbu üyelerine yardıma gideceksin, şu anda en ihtiyaç duydukları şey bir sağlık ninjası.Ve ben de Hokage'ye haber vereceğim.

Bunu dedikten sonra yok oldu.Sakura ve Naruto Anbu'ları bulmak için harekete geçmek zorundaydılar.Fakat Naruto olduğu yere çakılıp kalmıştı.Hala sahte Sasuke'nin kaybolan görüntüsünü arıyor gibiydi.Gözleri yılanın kaybolduğu yere takıldı, bir kolye duruyordu.Caelo'nun boynundan kopan minik bir kolye, Konoha'nın simgesini taşıyordu.Ellerini yumruk yaptı, kolye canını acıtana kadar avucunda sıktı.Vücudunun etrafında kırmızı kabarcıklar belirdi.Sakura onu sakineştirmeye çalışıyordu.Naruto'nun gözleri,  Orochimaru'nun yılanının kaybolduğu yere bakarken çoktan tilki şeklini almıştı bile.

*********************************
*********************************
Caelo hiç bir şey göremiyordu, sadece bulunduğu yerin ıslak, yapış yapış ve kokuşmuş bir yer olduğunu biliyordu.Yılanın midesindeydi ve bundan hiç mutlu değildi.Ellerini kıpırdatmaya çalıştı ancak vücudu kasılıp kalmıştı.Büyük ihtimalle yılan tarafından sokulmuştu, bedeni zehrin etkisindeydi.Ona saatler gibi gelen bir süreden sonra yılan sertçe Caelo'yu tükürdü.Gözlerini kırpıştırdı, ve etrafına bakındı.Kırmızı kayalardan oluşmuş duvarlara sahip karanlık odayı tek bir mum ışığı aldınlatıyordu.Kuru ve sıcak bir odadaydı.Ses duyusunu sonuna kadar kullandı ama kalın duvarların ötesinden hiç bir şey algılayamadı.Kulaklarındaki basınç ona yerin epeyce altında olduklarını söylüyordu.Yılanın olduğu yerden bir ses yükseldi.

-Nihayet seni buldum! Yuvana hoşgeldin.Bu iş sandığımdan da kolay oldu.

Yılan Orochimaru'ydu.Caelo ağzını zorla oynattı.

-Ne yuvası be? Ne saçmalıyorsun? Nereden çıktın sen?
-Burasını hatırlamaman doğal.Ne de olsa aradan yıllar geçti, en son burasını bebekken görmüştün.
-N-NE?

Orochimaru, Caelo'nun şaşkınlığından mutlu olmuş gibiydi.

-Ahh, demek bilmiyorsun.Bu daha da eğlenceli olacak o zaman!

Arkasını döndü ve ellerini çırptı.Dışardan ayak sesleri yankılandı.Mağaramsı odanın girişinde uzun boylu bir adam belirdi.Siyah saçları vardı ve yüzündebir maske takıyordu.Sırtında büyükçe bir kılıç vardı, fakat bundan ziyade Caelo'nun takıldığı şey....

-Bir ANBU MU? Neler oluyor burada?

Yeni gelen bir Anbu maskesi takıyordu.Elini kafasın götürdü, yavaşça maskesini sıyırdı.Maskesini gerisinden Sharingan gözler ona bakıyordu.Bu gözler soğuktu, acımasızdı, tanıdığı o sıcaklıktan eser yoktu.Caelo bir süre yaşadığı şokun etkisinde kaldıktan sonra cı dolu bir çığlık ağzından kaçtı.

-YOOOOOOOOOOOOOOOOOO......Sasuke! Anlamıyorum...Neden? Sen...Anbu'dansın, buraya beni kurtarmak için mi geldin? Gizlice gelmen gerekmiyor muydu?
-Saçmalama! Seni kurtarmak isteyen kim?

Sasuke'nin sesi tıslar gibi çıkmıştı, gözleri Caelo'nun yüzüne dikilmiş, sanki her mimiği kontrol edermiş gibi görünüyordu.

-Orochimaru-sama, bunu söylemem gereksiz ama bazı ilüzyonları sahiden de güçlüdür.Sıkıntı olmaması için ağzını bağlamanızı öneririm.
-Ah elbette.Ne de olsa onu ben yarattım.Fakat onun ilüzyonlarının benim üzerimde etkisi yok.Gücü benim gücümün çok altında.
-Anlıyorum.
-Sasuke-kun, iyi iş başardın.
-Teşekkürler, Orochimaru-sama.
-Sanırım iyi bir ödülü hak ettin.Ben şimdi gidiyorum, Malum seni Anbu'ların yanında biliyorlar.Onlara senin yokluğunu aratmamak lazım.Hem sen de Caelo'nun gelecek olan muhtemel sorularını cevaplamak isteyebilirsin.Nazik olmayı unutma, ne de olsa bir anda bir sürü şok yaşadı.

Sasuke onayladı.Orochimaru kaybolmuştu.Şimdi ikisi neredeyse karanlık odada, biri toprağın üzerinde diğeri ayakta birbirlerine bakıyorlardı.Sonra Caelo gülmeye başladı.

-Beni neredeyse kandırıyordun.Hadi bana yardım et de geri gelmeden uzaklaşalım.Orochimaru'yu nasıl kandırdın bilmiyorum ama iyi bir iş becerdin.

Sasuke kıpırdamadı.

-Çok safsın.Gerçi bunu zaten biliyordum ama bu derece salaklaşabileceğini tahmin etmiyordum.Her seferinde beni şaşırtıyorsun.
-Sa-Sasuke!! Neler diyorsun ya? Sözlerin çok ağır ben sahiden kırmaya başladın.ve---

Caelo çenesini oynatmaya çalıştı ama bir anda kasılmıştı.Zehirden olduğunu düşünüyordu.Sasuke'nin görüntüsü de titremeye başlamıştı.Gözlerini odaklamaya çalıştı.

-Beni andırdın.Sen benim arkadaşımdın ama hain için çalışıyormuşsun.Bunca zaman herkesi kandırdın.Senden nefret ediyorum!Oysa sen benim için....

Başı yere düştü.Çok zaman geçmeden içeri Orochimaru girdi.Yüzünde yılanımsı bir sırıtışla Sasuke'ye baktı.Sasuke de sırıttı ve yavaşça değişti.Sharingam gözler siyah rengine dönmüştü ve bir gözlük takıyordu.Siyah saçlar ise beyalaştı, uzun boyu bir parmak kısalıp daha da inceldi.Bu Kabuto'ydu.Caelo'nun Sasuke'yle olan arkadaşlığının derinliğini bildiği için özellikle onu taklit etmişti.Orochimaru'nun zekice planlarından birisiydi.

-Ne diyorsun? Kaldığımız yerden devam edecek mi? Yoksa onu öldürmeli miyiz?
-Hazır sayılır.Çok saf, fakat eğitilmeye meyilli.İçine nefret tohumlarını atıp sevdiklerinden uzaklaştırdık mı deneylerimizde kullanabiliriz.

Orochimaru Kabıto'ya küçük bir cisim verdi.Bu Caelo'nun flütüydü.
-Uygun zamanı geldiğinde bunu ona ver.Zamanla kullanmayı öğrenecek, yeter ki ailesi gibi bize karşı koymasın yoksa sonu onlarınki gibi olur.Eğer boyun eğmezse ne yapacağını biliyorsun Kabuto.

Kabuto sırıttı.Elindeki flütü cebine koydu.Planı işe yaramazsa Caelo bu flütü kullanmak zorunda kalack ve kendi kendini öldürecekti.Acılı ve uzun bir ölüm olacaktı.Uyanmayacağını bilse de ihytiyatı elden bırakmamak için yeniden Sasuke kılığına büründü ve bekledi.


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır