« Önceki | Sonraki »

Pazar, Aralık 14, 2008

Sasuke ve Caelo'nun Maceraları - 8 (Saldırı ve Bir süpriz)

Üzerine doğru gelen dev alev toplarından korunmak için Caelo kendini yere attı.Ninjaların acı içindeki çığlıklarını duyabiliyordu, burnuna yanan etin keskin kokusu geldi.Ateş tepesinden akıp gidiyor neredeyse hiç zarar vermiyordu ona.Neredeyse....

Yarım dakika sonra alevler geldikleri gibi gittiler.Hafif tütsülenmiş kirpiklerinin ucundan etrafına bakmaya çalıştı.Çimler kurumuş, bazı ağaçların dalları yanıyordu.Diğer ninjalardan yaşayanlar çil yavrusu gibi dağılmış, ölen arkadaşlarının bedenlerini geride bırakmışlardı.Arkasına baktı, çim ülkesinden gelen ninjaların da yok olduğunu gördü.Ayağa kalkmaya yeltendi fakat tam önünde yerde bir gölge belirdi.Sessizce yaklaşmıştı.Tanıdık bir ses duyunca, Caelo ağlamakla gülmek arasında kaldığını hissetti.

-Neredeyse karışmayacaktım.Gayet iyiydin.

Caelo, Sasuke'nin uzattığı eli yana itti, dizleri üstünde doğruldu ve rahatça gerildi.

-Daha yeni ısınıyordum.Senin ortalığı alevlere boğacağını bilseydim hiç çabalamazdım.Ne o benim boğuşmamı izliyor muydun uzaktan?Nasıldı, eğlenceli depil mi?

Köyden insanlar gelmeye başlamışlardı.Urasa-san da gelmişti.Caelo olan bitenleri anlatırken yaşlı adam da şaşkın bir vaziyette Sasuke'ye bakıyordu.

-..Ve işte sonra bu alev saçan ejderha geldi.Verdiğimiz hasar için kusura bakmayın.
-Önemli değil, Caelo-chan.Sayenizde tuzağı çok geç olmadan fark edebildik.

Karşısında eğilip duran yaşlı adama elini salladıktan sonra peşinde Sasuke ile köyün merkezine yürümeye başladı.Geldiğinde ıssız bir yer olan şimdi insanlarla dolup taşıyordu.Caelo, Sasuke'ye dönüp bakmıyordu.Hayatını kurtardığı gerçeği ona kızgınlığını dindirmiyordu.Bu her ne kadar haksız bir kızgınlık olsa da sinirini birisinden çıkarması gerekiyordu, bu da onu bırakıp giden Sasuke olmalıydı.

Cephaneliğe gidip kunailerini yeniledi.Caelo dinlenmek istiyordu, günlerdir uykusuz kalmanın yorgunluğunu hissediyordu.Fakat akşama savaşta olacaktı.Yine de yarım saat dinlenme ona iyi gelebilirdi.Bir duşa da ihtiyacı vardı, Sasuke yüzünden yüzü gözü is içinde kalmıştı.

Yine de tüm bunları yapmak yerine güney tarafına yöneldi.Esas savaş yerine doğru.O zamana kadar sessiz olan Sasuke nihayet konuştu.

-Konuşmamız gerek.
Caelo yandan bir bakış attı.
-Hıh...Pekala, pişman oldun ve geri geldin.Bana yardım ettiğin için sana minnettar mı olmalıyım?Madem geri gelecektin neden gittin, ha?
-Aslında buraya sana yardım etmek için gelmedim.Ben...
Sustu.Ağzında lafı geveleyip duruyordu.
-Haydi söylesene!
-Aslında Caelo, sana bunu söylememem gerekirdi, ama en iyisi söylemek sanırım...Ben bir kaç hafta önce Anbu'ya katıldım.Daha doğrusu onlar beni aralarına istediler ben de kabul ettim.Ve..

Caelo şaşkınlıkla bakakaldı.ANBU, ha?Konoha'nın gizli suikast timi.Kirli, gizli kapaklı işlerin merkezi.Köyün gururu, aynı zamanda en tehlikeli yeri.
-Ne yani ben bunca zamandır yanımda bir anbu üyesiyle mi gezindim? Neden bana söylemedin ? Artık sırlarını bilemeyecek kadar güvenilmez biri miyim ?

Sasuke Caelo'ya bakmadan konuşmasına devam etti.Sanki ilerdeki ağaçlar birden ilgisini çekmiş gibiydi.Caelo'nun sözlerini duymamış gibi devam etti.


-Bana çok önemli bir görev verdiler.Benim Anbu olmama neden olan bir görev..Mutlak birini takip etmem isteniyordu...Bu oldukça tehlikeli sayılabilecek biriydi.Ve gerektiğinde onu durdurmam.Çünkü sağı solu belli olmayan bir ninjaydı ve köyde onunla başedebilecek kişi sayısı da oldukça azdı.Ve ben o görevi aldım.

Doğrudan Caelo'nun gözlerine baktı.Soğuk bir gülümseme yüzüne yayıldı.

-Ve yanılmamışlardı.Yani bu görevin tehlikeli olduğuyla ilgili.Ben bu görevi almamalıydım.Çünkü bu ninja, her ne kadar ondan güçlüysemde onu durduracak güce henüz sahip değilim.Fakat benim yerime başka birini görevlendirmelerini de istemedim.Bu yüzden...

Caelo başının döndüğünü hissetti.Etrafındaki evler gözünün önünde dans etmeye başlamıştı.Elleriyle başını tuttu.

-Dur bir dakika!Ne demek bir ninjayı izlemek.Sen şu anda zaten bir görevdesin!Ve sadece ikimiz varız, bu demektir ki...

En sonunda jeton düşmüştü.İnanmaz gözlerle Sasuke'ye baktı.Onun alaycı gülümsemesi, hor gören ve yukardan bakışlarını beklemişti ama onun yerine son derece sakin bir yüzle karşılaştı.Bu onu daha da sinirlendirdi.Mantıklı düşünmeyi bir kenara bıraktı.

-Bunca zamandır beni mi izliyordun? Beni koruyor muydun yoksa tam tersine bana zarar mı vermeye çalışıyordun?Sen, bu köyde en güvendiğim insan, bana bunu nasıl yaparsın? Durdurmak ha? Demek sana gerekirse öldürmeni de söylemişler öyle mi? Çok mu zarar veriyordum? Çok mu başa çıkılamazdım? Tebrikler, Sasuke! Köye git ve onlara de ki, görevinde başarılı oldun, onu öldürdüm de, çünkü bu gece zaten öleceğim!Ha senin elinde ha düşmanın ne farkı var ki?
-Dinle, bak böyle davranmak zorunda değilsin.Benim istediğim...
-Elbette davranmak zorunda değilim.Neden uğraşıyorum ki? Beni yalnız bıraksana!Merak etme köye dönmeyeceğim, hayatımın geri kalanında Kaçak bir ninja olarak geçireceğim.Ve bunun sorumlusu da sen olacaksın!

 

Caelo kendi kendine sinir içinde söylenerek uzaklaşmaya çalıştı.Sasuke kolundan tuttu.

 

-Bir şey daha var.Saçın...Biraz kısalmış.

-NEEEEE?

 

Ateş yağmuru sonucunda saçları on santim kısalan Caelo, omuzlarına düşen siyah saçlarını elledi.

-Seni lanet olası.Bu deminki itirafından bile kötü! Üstelik bunun sorumlusu sensin.Ben saçlarımı geri istiyorum! Neyse...Yarına kadar bekle sen.Ya sen niye döndün ki? Gitsene başımdan! İstemiyorum seni görmek.

 

Akşama kadar sinirleri tepesinde gezindi.Durmadan bir şeylerle uğraşıyordu, yine de Sasuke ona belli bir mesafeden durup yanından fazla uzaklaşmıyordu.Düşmanların giderek yaklaştıklarını haber verdiklerinde güneş neredeyese batmak üzereydi.Nihayet o an gelip çatmıştı.Ya ölecekti ya da hayatının en çetin savaşından sağ salim çıkmanın gururunu sonsuza kadar taşıyacaktı.

Sasuke'ye baktı.Gurur mu demişti? Düşüncesini hemen geri aldı.

Köyün askerleri, genci, yaşlısı bütün sakinleri yerlerini almışlardı.Vatandaşlar özellikle savunma konusunda askerlere destek olacaklardı.Ninjalarla ise Caelo ile Sasuke ilgilenecekti.Urasa-san'ın yüzü daha umutluydu.

-Sasuke kun'un gelmesi iyi oldu.Belki de savaşın sonucu lehimize döndürür.
-Umarım geberir!
-Pardon ?
-.....

*************************************
Tam iki gün süren bir savaş olmuştu.Ninja tarihine geçen bir savaş olarak çocukların ders kitaplarında yer almıştı.Cesaret ve fedakarlıklarla dolu bir savaşta köyün nüfusu en az yarıya düşmüş, ortalık kana bulanmış, iki köy uzun süre toparlanamayacak kadar sefil olmuştu.Yine de köyün yöneticisi urasa-san'ın zaferiyle sonuçlanan bu çarpışmada, küçük bir kuvvetle nasıl büyük bir orduyu yendiği de efsane konusudur.Konoha'nın adı savaşta asla geçmemektedir.Yine de halkın arasında dolaşan söylentileri durdurmak mümkün olmadığından, etrafta savaş sırasında birden çıkagelen siyah giyimli ölüm melekleri denilen bir takım yaratıkların Ateş ülkesinin bu küçük köyüne yardım ettikleri söylentileri dolaşıyordu.Ölüm melekleri lafı biraz abartı olsa da işi bilenler için çok tanıdık bir terimdi....Bunlar elbette ölüm melekleri değildi, sadece siyah savaş kıyafetlerini giymiş olan Sasuke, ve Caelo'ydu.

*************************************
Caelo ve Sasuke savaş bittikten bir hafta sonra hala köydeydiler.Bir yandan yaralarını sarıyorlar, diğer yandan diğer yaralılarla ilgileniyorlardı.

-Keşke Sakura burada olsaydı...
Tannin atıldı;
-Caelo-chan, Sakura da kim ?
-Pek sevmediğim biri yine de iyileştirmede üstüne yoktur.Sağlık ninjası anlayacağın...
-hımmm

Tannin'in anne ve babası ölüler arasındaydı.İkis de Caelo'nun elleri arasında ölmüştü ve bunun için caelo en ufak bir üzüntü hissetmiyordu.Tannin şmdi öksüz ve yetim olabilirdi, yine de artık kendisini öldürmek isteyecek bir anne ve babaya sahip değildi.

-Tannin, seni sık sık görmeye geleceğim, merak etme.Senin iyi olduğundan emin olacağım.
Tannin kısa kollarını caelo nun boynuna doladığında, sızlayan yaralarına rağmen caelo işin buna değdiğini düşündü.Sonra aklına geldi.Çocuklardan nefret etse de aman içinda onlar büyüyorlardı.Biraz sabretmesi gerekiyordu o kadar.

Köydekilerle vedalaştıktan sonra Caelo ve Sasuke, Konoha'ya doğru yola koyuldular.Çölü tekrar geçtikten ve ormana geldikten sonra ikisi aynı anda durdu.Sasuke söze başladı.

-Caelo, konuşmamız gere-
-Ben gelmiyorum.
-Ne?
-Köye dönmüyorum.Hem seni de istemiyorum artık yanımda.Bana yalan söyledin.Hokage de öyle.
-Kaçak ninja olarak yaşamak mı istiyorsun? Hokage'nin emirleri dışında zaten bir savaşa katıldın.Daha fazlasını yapma.Budalalık etme.Biliyorsun peşine düşecekler.Başına ödül konacak.
-Sanki beni yakalacaklarmış gibi.Umurumda değil, yapmam gereken işler var.Ailemi bulmak zorundayım.Sanırım beni bu yüzden izlettiriyorlar.Ailemin kim olduklarını bilmiyorlar, beni tehlikeli sanıyorlar.
-Sebebini bilmiyorum, eğer bir cevap arıyorsan bunu ağaçların arasında ya da başka köylerde bulamayacaksın.Hokage ile konuşman gerek.
-Tsunade yeterince sinirli.Bir de onu çekemem.Boşversene.Elveda Sasuke.Ve tahmin edeceğin gibi Ses Köyü'ne gidiyrum, eğer takip etmek istiyorsanız beni orada bulabilirsiniz.

ağaçların arasında bir takım hışırtılar oldu.Yüzlerine maske takmış ürkütücü görünümlü, iri yarı ninjalar caelo nun etrafını sardı.Sasuke elindeki kılıcı çıkarmıştı, fakat gelenleri görünce geri çekildi.
-Üzgünüm Caelo.
-Hah, ya ne çabuk yakalandım be!Daha kaçak ninja bile olmamıştım! Offf olamaz!!

Caelo çevresindeki Anbu üyelerine baktı.Hep birlikte, neşeli bir gurup olarak köye geri dönüyorlardı.İçlerinde en neşelisi caelo'ydu.Köye dönünce yaşanacak faciayı düşününce gülmekten gözlerinden yaşlar geliyordu.

-Fakat Sasuke, arkadaşlarını ikna etde, önce bir kuaföre uğrayalım.Tsunade'ye bunu açıklamak zor olabilir.


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır