« Önceki | Sonraki »

Perşembe, Aralık 4, 2008

Yedinci Bölüm ~ Yeni İmparatorluk?

"Ekim ayı, yıl 1996.Ingen kuruluşu yöneticiler kurulu tarafından elimden alındı.Onlaro görevlendiren benim yeğenimdi.Eminim hikayenin geri kalan kısmını televizyondan işitmişsindir."

Durun bir dakika.Aklım cidden karışmaya başladı.NE yani John Hammond 1996 yılında hala hayatta mıydı? Yok canım.Ne yani bu yaşlı bunak adadan yüzerek mi kaçtı, eğer bizle gelmediyse nasıl kurtuldu? Cidden yaşıyor mu? Yaşıyorsa ne yapıp edip onu bulacağım, bu üçüncü kez adaya düşme ihtimalini oluştura bile ne yapıp edip onu saklandığı delikten çıkartacağım.

Bir ağaç dalı uyumak için yeterince konforlu olmasa da en azından gvenliydi.Enerjimin büyük bir kısmını toplamış olarak uzun tırmanışıma başladım.Küçük bir patika yoldu bu, bir zamanlar koca koca vinçlerin üzerinden geçtiğini düşünürsek çok acıklı bir manzara.Yolun çoğu dökülmüş, parçalanmış.Sağlam görünen yerler ise epeyce yıpranmış.Koca vinçlerin geçtiğini nereden mi biliyorum.Yukarı bakınca muazzam silüetleri ile bana adeta göz kırpıyorlar.

"1989 yılında park neredeyse tamamlanmıştı.Yatırımcılar işin onaylanması ihtiyacını duymuşlardı.Aptalca bir iş yaparak, hazır olduğumuza tamamen inandık"

Aptalcaydı tabii.Gözünü hırs ve para bürüyen o avukat misali hepinizin aklında yerinizi ziyaret edecek olan turistler ve bunların dinozorları görmek için verecekleri para vardı.Başka hiç bir şeye aklınızda yer yoktu.Yine de sonunda seninle hemfikiriz John! Kendine hakaret etmeyi unutma ki benim çenem birazcık dinlensin.

"3 Ekim 1989'da, Washington DC'ye çağrıldım.Bir görevli beni toplantı odasına aldı.Her taraf oldukça sessizdi ve benim verecek doğru düzgün cevabım bile yoktu"

Yukardaki yoldan kafama bir taş düştü.Normal bir sarsıntı sonucu yer çekimi kuvvetiyle yere düşen bir taş mı yoksa bir şey tarafından yerinden oynatılıp da yer çekimine karşı koyamayan bir taş mı? Derinden gelen bir tıslamayla birlikte üç tane raptor yamaçtan hızla, bana doğru inmeye başladılar.Silahımı kaldırıp ateş ettim.Birincisini anında vurdum.İkincisi ise yaraladım.Dengesini kaybedip diğerinin de düşmesine yol açtı.İkisi hızlarını alamayıp taa aşağılara kadar yuvarlandılar.Hehe...Aptallar!Ben bu raptorları zeki sanırdım ama sandığımdan çok aptal çıktılar.Eh ya da bu defaki ürünlerde belli bir sakatlık vardı.

"Çalışmam, benim çalışmam burada, bıraktığım yerde yatıyor, eve eğer biri bunu devam ettirecek kadar cesur ve bundan daha az olmayacak şekilde zeki ise , zamanın anahtarlarını çevirebilir.Belki de yeni bir imparatorluğun kaynağı olur bunlar."

Yok bu herif ne dediğini bilmiyor! Hala parkın devamını savunuyor olamaz, değil mi? Neyse ki sinirlenmem için geçerli bir sebep yok, kendi ellerimle laboratuvardaki bilgileri silmemiş miydim? Bir daha bunu ele geçirip yeniden yapmaları, bütün bu olanlardan sonra hem de, imkansız.Yine de Malcolm yanımda olsaydı bu konuda diyeceği bir sürü şey olurdu eminim.

Büyük bir asansörün yanına gelerek kadar dört tane vinç, bir araba, bir kamyonet, bir baraka, ve daha bir sürü ıvır zıvır gördüm.Ve tabi bunların yanında bir kaç tane ceset.Yeniye benzemiyorlar.Kadın mı erkek mi olduklarını da bilmiyorum, sadece kemikleri var.Kıyafetlerine bakarsak bunlar ada görevlilerinden.Raptorların buralarda dolaşmaların şaşmamak gerek! Eski tecrübeleri ile bu kısımlarda av bulabileceklerini biliyorlar!
Asansörü aşağıya çağırıyorum. (Ben laboratuvarda sistemi devreye soktuğumdan beri elektrik var.Bu yüzden kırık dökük de olsa tellere yaklaşmamaya özen gösteriyorum.10.000 Walt elektrik yemek sağlıma pek iyi gelmeyecektir.)Kalan yolu artık tırmanmama gerek kalmadan asansör ile çıkıyorum.Umduğumdan daha kısa sürede zirveye geldim sayılır. Gideceğim nokta elektrik üretiminin yapıldığı yer.Fakat burası adanın en yüksek yeri olduğu için esas iletişim merkezi de burada.Özellikle dışarı ile iletişim buradan sağlanıyor.Bakalım çalıştırmakta başarılı olabilcek miyim.

****************************
Anne'in önünde sadece bir engel kaldı.Acaba bu kadar yolu boşuna mı geldi yoksa iletişim sağlanacak mı? Ve Anne'ı yemek için raptorların son şansı.Acaba kim hayatta kalacak? Anne'ın ölüm kalım savaşı bir sonraki bölümde.


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır